Bursa Hakimiyet

Her önlem güvenlik için!

Tutuklama bir önlemdir kaçma ve kanıtları karartma tehlikesine karşın.
 Kelepçeleme bir önlemdir, yine kaçma ve şüphelinin saldırgan tavrına karşı.
 Kişi yurtdışındayken, hakkında tutuklama kararı verildiğini duyunca hemen gelip teslim olmuşsa ve buna karşın yine “kaçma şüphesinin varlığı gerekçesiyle” tutuklanmışsa;
 Kişiler kaçamadıkları için değil, kaçmadıkları için kolayca gözaltına alınabilmişlerse “kaçma şüphesinin varlığı” gerekçesinin doğruluğu ve hukukiliği düşünülebilir mi? 
Yasalarda  güvenlik güçlerinin takdirine bırakılmış olsa da her gözaltındakine kelepçe takılması ve ellerinin arkadan bağlanması takdirde keyfilik olmaz mı?
Yine emniyetteki sorgularından sonra adliyeye getirilip üçüncü katta bir odaya konulan ve tek ellerinden oturdukları yere kelepçeleme de uygulamada keyfilikten bahsetmek hiç de abartı olmaz.
Mevkii makamı konumu ne olursa olsun suç işleyen her kimse mutlaka yargı organı önünde cezalandırılmalıdır ancak suçlu da olsalar onların da insan haklarına sahip oldukları unutulmamalıdır. 
Güvenlik önlemine acil ihtiyacımızın olduğu çok açık. Somut birçok  örneği var en yakın örneği ise evvelki günü Cizre’de çevik kuvvet binasına saldırı ve 11 polisimizin şehit olmasıdır. Bu gerçekler ortadayken başta istihbarat olmak üzere can güvenliğimizle ilgili gerekli önlemler alınamamışken daha soruşturma aşamasında bulunan belki de birçoğu beraat edecek olan insanları yargıdan önce böyle cezalandırmak hukuk ihlalidir.
Mağdurlarının feryatları hâlâ kulaklarımızda çınlayan 12 Mart, 12 Eylül, Ergenekon, Balyoz davaları gibi davalar bugünkü uygulamalarda empati yapabilmek için fazlasıyla yeterlidir.