Bursa Hakimiyet

Kökünü kazıyacağız!

15 Temmuz 2016 darbeye teşebbüs olayından sonra yapılan operasyonlarda bu eylemi yapanların gözaltına alınmaları, tutuklanmaları yapılması gereken en doğru harekettir. Zaten bu eylemlere karşı bütün yurtta birlik ve beraberlik oluşturulmuş , yapılan operasyonlar da haklı bulunmuştur. Bunların kökünü kazıyacağız sözü üzerine genişletilen operasyonlar ise toplumda tedirginlik yaratmaya başlamıştır. Kurunun yanında yaşın da yanıyor olması bu tedirginliğin en önemli nedenidir. Hem yaşananlardan görülen örnekler ve hem de bugüne kadar yaşadığımız olağanüstü hal dönemlerinden gördüklerimiz ve bildiklerimiz bu tedirginliği artırmaktadır.
 Suç işleyenlerin soruşturulması, cezalandırılması toplum vicdanını tatmin eder ama muhtemelen suç işlemiştir diye aynı işlemlere tabi tutulanlar toplum vicdanını rahatsız eder.
  Kısa adı FETÖ olan Fethullahçı Terör Örgütü yaklaşık 30-40  yıldır bu ülkede örgütlenmekte; okullar, dershaneler, hastaneler, bankalar açmakta, çeşitli şirketler kurmakta bütün bunlar devletin gözetim ve denetiminde gerçekleştirilmektedir. Yetkililer bu kuruluşlara izin verdikleri için sorumlu tutulmazlarken şimdi o bankaya para yatıranlar, o okullarda çocuklarını okutanlar, neredeyse o hastanelerde tedavi görenler sorumlu tutulmakta terör örgütü üyesi olarak suçlanmaktadırlar. Basından ve televizyonlardan öğrendiğimiz kadarıyla daha  dikkat çekici olan, o bankalara tasarruflarını yatıranlar sorumlu tutulurken yüksek krediler alanlar sorumlu tutulmamaktadırlar. Eğer terörün kökü böyle kazınacaksa kurumlara izin verenler onlarla işbirliği içinde bulunanlar da dahil herkes bunun içinde olmalıdır.
  Koşullar ne kadar ağır olursa olsun suçlularla suçsuzlar birbirinden ayırt edilmeli, kişiler hakkında suçlulukları konusunda yargı kararı olmadan işlerinden atılmamalı, mallarına el konulmamalıdır. Toplum vicdanının ancak bu koşullarda hem bugün ve hem de gelecekte rahat olacağı unutulmamalıdır.