Bursa Hakimiyet

Milat 17-25 Aralık mı, 15 Temmuz mu?

Fethullah Gülen cemaati uzun yıllardan beri toplum içinde örgütleniyor, okullar, hastaneler, şirketler kuruyor, buralarda kendi düşünceleri doğrultusunda öğrenciler yetiştiriyor, yine kendi düşünceleri doğrultusunda doktor, hasta bakıcı, işadamı istihdam ediyordu. Buralar başta olmak üzere toplumun hemen hemen diğer tüm kesimlerinde de aynı düşüncelerle örgütleniyorlardı.
Başta sosyal demokrat partiler olmak üzere muhalefet partilerinin “legal de olsa bu örgütlenmelere dikkat edilmesi gerekir” uyarıları sonuçsuz kalıyor, çeşitli dönemlerde işbaşına gelen bir kısım siyasi iktidarlar da iktidarlarının devamı için onlara destek veriyor, destek alıyorlardı.
Amacı Türkiye’yi bir İslam devletine dönüştürmek olan bu cemaat, AK Parti’nın iktidar olmasıyla adeta onun ortağı gibi oldu. Devletin kurumlarını paylaşmak zor olmadı. Cemaat  özellikle yargı, milli eğitim, istihbarat , güvenlik ve TSK’da etkin oldu.
Düşüncelerini yaşama geçirmek için önlerinde engel gördükleri TSK’nın belini kırmak için Balyoz, Ergenekon gibi hukusal dayanaktan yoksun davalar yarattılar.
Durum her iki ortak için gayet iyi giderken ve süratle devlette örgütlenirken, “kim Humeyni olacak” noktasında birbirlerine düştüler. 17-25 Aralık operasyonları ortakları yol ayrımına getirdi. Bu operasyonu yapanlara karşı başlatılan karşı operasyonların en geç YAŞ toplantısında sonuçlanacak olması, 15 Temmuz darbeye teşebbüs olayının en önemli nedenidir.
Darbenin başarısızlığı cemaat oluşumunu silahlı terör örgütü haline getirmiştir. Milat 15 Temmuz’dur. Ondan önceki eylemler terör eylemleri olarak düşünülemez.