Bursa Hakimiyet

Neresinden dönülse kâr

Cumhurbaşkanı, terörün ülkenin dört bir tarafını sardığı, her gün şehitlerimizin artarak geldiği, oluk oluk kan akıtıldığı ve henüz bunlara engel olunamadığı bu süreçte durumun ciddiyetini ortaya koyan bir açıklamaya imza atmış, ‘Bunlara karşı mücadelede en kısa zamanda başarılı olacağız yeter ki milletimiz, sizler birliğinizi, beraberliğinizi, dayanışmanızı güçlü tutun, bundan taviz vermeyin terörün en büyük panzehri budur’ demek suretiyle halkımıza seferberlik çağrısı yapmıştır.
Ülkemiz için bu son derece zor durumda ayakta kalabilmenin, bundan kurtulabilmenin yolu işin başından beri elbette hepimizin birlik ve beraberlik içinde olmamıza bağlıydı. Ancak siyasi iktidarın bu konudaki tutum ve davranışları, özellikle açılım sürecinin zaman zaman buzdolabına konması, zaman zaman da bu süreç devam edecektir diye adeta terör örgütüne umut vermesinden bu birliktelik ne yazık ki sağlanamadı. 
 Kısa bir zaman önce Cumhurbaşkanı’nın terör sadece silahla olmaz, silahsız da olur, gazeteci, sivil toplum örgütü vs de terörist olur bu nedenle Türk Ceza Yasası’na bunun eklenmesi gerekir demek suretiyle hem cepheyi genişlettiğini hem de Anayasa Mahkemesi’nin Dündar ve Gül hakkındaki kararına hâlâ tepkili olduğunu ifade etmiştir. 
 Terörle mücadelenin bir boyutu halkın birlik ve beraberliği ise diğer boyutu da yönetenlerin eleştiriye açık olmaları, halka hoşgörüyle yaklaşabilmeleri ve yargı kararlarına saygılı olabilmeleridir.
Geç de olsa zararın neresinden dönülse kârdır.