Bursa Hakimiyet

OHAL başkanlık sistemine dönüşüyor!

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı’nın hedefinde başkanlık sistemi var. Ne zaman Anayasa değişikliği gündeme gelse ilk bahsedilen konu bu oluyor.  Çünkü Cumhurbaşkanı devletin tüm kurumlarının kendisine bağlı olmasını ve tek adam olarak ülkeyi yönetmek istiyor. Halen fiilen bunu uyguluyor olsa da onu hukuki bir statüye kavuşturmak, anayasal güvence altına almak istiyor. Ancak ülkenin bugünkü durumu itibariyle de şartların uygun olmadığını biliyor ve içte var olan karışıklığa bir yenisini daha eklememek için elverişli zamanı kolluyor.
Başkanlık sistemi ABD’de, yarı başkanlık sistemi Fransa’da başarılı olduğundan ve o ülkeler de aynı zamanda modern ve çağdaş ülkeler olduğu için şimdilik tek adamlığa fazla tepki toplamadan böyle başlamak istiyor. Esas gönlündeki tek adamlığın padişahlık olduğunu herkes biliyor.
Başkanlık veya yarı başkanlık sistemlerinde demokrasi kuralları geçerli olduğundan uzun vadede bunu kabullenmesi olanaklı değil, o nedenle yumuşak bir geçişle hedefine ulaşmaya çalışıyor. Sık sık Osmanlıcılığı dile getirişinin, Osmanlı padişahlarını ortaya çıkarışının, yollara, köprülere vs yerlere onların adını verişinin, devlete ait birçok toplantıları Dolmabahçe, Beylerbeyi gibi saraylarda yapışının altında yatan gerçek de bu değil mi? 
Bu tespitten sonra gelelim OHAL’e.  Üç aylık uygulamanın getirdiği nokta ülkede, muhalefetin açıklamalarına göre, bir milyona yakın mağdur yarattığı. Uzatılan yeni bir üç aylık sürede bunun katlanacağını düşünmek kehanet olmaz. Birleşmiş Milletler toplantısında yaptığı konuşmada açıklamıştı üç ay daha uzatılacağını, hatta 12 ayın bile yetmeyeceğini söylemişti. O, ülkeye gelinceye kadar bütün hazırlıklar tamamlandı ve bakanlar kurulu milli güvenlik kurulu tavsiyesi ile uzatma kararı aldı.
OHAL ile demokrasi önündeki engeller kaldırılmıyor, tersine var olan demokratik hak ve özgürlükler de ortadan kaldırılıyor ama Cumhurbaşkanı’na tek adam yolu açılıyor ve OHAL şimdilik başkanlık sistemine fiilen dönüşmüş oluyor.