Bursa Hakimiyet

OHAL kimseye ayrıcalık hakkı vermez!

Son günlerin tartışma konusu Lozan Antlaşması. Bu yaşımıza kadar hep bu antlaşmayı zafer olarak öğrendik, bildik. Nitekim Cumhurbaşkanı da Lozan Antlaşması’nın kabul edilişinin yıldönümü olan 24 Temmuz günü yayımladığı demecinde  “Bugün cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması’nın 94. yıldönümüdür. Bu yeni kurulan devletimizin tapusudur” deyince  bu konudaki düşüncemizin doğruluğunu bir kez daha tescil etmiş  olduk. O da ne? Meğer bu zafer değil, Ege adalarını Yunanistan’a kaptırdığımız bir  yenilgiymiş!” 1920’de bize Sevr’i gösterip  Lozan’a razı ettiler ve bunu bize zafer diye yutturmaya çalıştılar. Bunu söyleyen de aynı Cumhurbaşkanı. İki ay ara ile iki farklı söylem. Bunu duyunca önce çok şaşırdık ama biraz düşününce de nedenini anladık şaşkınlığımız geçti.    
Cumhurbaşkanı’nın ilk mesajı 24.Temmuz 2016 tarihli idi. Darbeye  teşebbüs olayının  üzerinden henüz 9 gün geçmişti. Hem darbenin başarısız oluşundan ve hem de toplumun birbiriyle kenetlenmiş olmasından hepimiz gibi o da çok mutlu olduğundan o mutluluk içinde Atatürk’e sempatiyle bakan bir anlayış sergiliyordu. AK Parti Genel Merkezi dahil yurdun birçok yeri Atatürk resmi ve bayraklarla süslenmişti. Atatürk’e  övgü herhalde bu heyecandan kaynaklanıyordu. Aradan geçen zaman içinde duruma hakim olup da OHAL ile adeta başkanlık sistemine geçilmiş gibi rahat davranılınca, gerçek düşünce bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Çok merak ediyorum Atatürk’ün bu ülke için yaptığı olumlu hiçbir şey yok mu ki; onlar tarafından hiç takdir edilmez. Zaman zaman peygamberimize zaman zaman da halifelerine atfen söylenilen güzel bir söz var:  “Bana bir kelime öğretenin kulu kölesi olurum”. Merak ediyorum acaba onlara göre Atatürk bu millete bir kelime dahi  öğretmedimi ki bu kadar düşmanca davranılıyor?
Sayın Cumhurbaşkanı, bence son derece müsterih olun, birçok konuda aldatılmış olduğunuzu söylüyorsunuz ama Lozan konusunda aldatılmadınız. Çünkü Lozan Türkiye Cumhuriyeti’nin yüz akıdır ve Türkiye’nin tapusudur.
OHAL hiç kimseye ve hele devletin en tepesindeki insana aynı konuda iki zıt düşünceyi söyleme hakkı tanımaz.