Bursa Hakimiyet

Siyasette üslup

Demokrasi öncelikle bir uzlaşma rejimidir. Siyasette ve toplumda bu temel oluşmamışsa demokrasiden bahsetmek de olanaksızdır. Bu tür toplumlarda sorunlar toplumun istediği ölçüde değil, ancak yöneticilerin istedikleri ölçüde çözümlenir.
Demokratik toplumlar söz ve düşünce özgürlüğü başta olmak üzere hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı toplumlardır. Ülkeyi yönetenlerin son derece hoşgörülü olması ve kendilerine olan özgüveni bu güveni pekiştirir. Yasaları hiçe sayan, saygı duymayan yöneticiler ise hem halka kötü örnek olur ve hem de halkla arasında uçurum yaratırlar. 
İktidarı ve muhalefeti ile birlikte ülkemizde birlik ve bütünlüğü sağlamak bu ülkede yaşayanların birinci görevi olmalıdır ama son zamanlarda özellikle siyasilerin üslup bozukluğu içinde hepimize yaşattığı olaylar ne yazık ki endişelerimizi artırmaktadır.
Ancak TBMM’de bulunan tüm siyasi partilerin milletvekilleri birlikte bu endişeleri ortadan kaldırabilir. Bu da bana göre çok zor değil. Milletvekilleri bir an için yöneticilerin yanlışlarına suskun kalmak yerine onlara karşı durarak bunu başarabilirler. Bu, milletvekilleri için aynı zamanda tarihsel bir görevdir de.
 Unutulmamalıdır ki; er veya geç onlar da o koltuklarını bırakıp tekrar toplum içine döneceklerdir. İşte o zaman milletvekili sıfatını taşırken gördükleri itibarın daha fazlasını bu tavırları sergilediklerinde göreceklerdir. Ayrıca bu tavırlarıyla bugüne kadar uygulanan yanlış siyaset anlayışı yerine toplumsal uzlaşmayı sağlayacak bir siyaset anlayışına da önemli bir katkı sağlayacaklardır.