Bursa Hakimiyet

Üçüncü Ankara kıyımı

Ankara’da 5 ay içinde meydana gelen üç patlamada 200’e yakın insanımızı kaybettik, yaralı ve sakat sayısı daha fazla.   
Yaşanan bu üç olaydan sonra da zaman yine sorumlular şudur, budur tartışmalarıyla geçiyor. Üç olayın geçtiği yer ülkemizin başkentidir ve göbeğidir. Eğer güvenlik güçleri ve istihbarat teşkilatımız başkentimizde dahi güvenliği sağlayamıyorsa diğer yerleşim birimlerinde bu güvenlik nasıl sağlanır?
Uzun süredir açık bulunan Ankara Emniyet Müdürlüğü görevine olayın hemen ertesinde asaleten emniyet müdürü atanabilmişse bu kadar zamanda bu makamın boş bırakılmasının sorumlularından hesap  sorulmayacak mıdır?      
Görünen o ki; terör örgütleri bundan böyle ülkemizin büyükşehirlerinde eylemler yaparak varlıklarını hissettireceklerdir. Diyarbakır’da, Sur’da, Cizre’de Yüksekova’da vb. yerlerde polisimiz ve askerimiz canları pahasına o yöredeki terör örgütleriyle etkin mücadele ederek onları etkisiz hale getirmektedirler. Ancak bu, o yörelerde güçleri ve sayıları azalan terör örgütlerinin bittiği artık etkisizleştiği anlamına gelmemelidir. Son Ankara katliamından çıkarılacak çok dersler vardır.
Siyasi iktidar istihbarat ve güvenlik zafiyeti olanlardan mutlaka hesap sormalı, görevden almalı veya onlar kendileri sorumluluk duyarak istifa etmelidir. Sorumlu makamda bulunanların görevi olaylar yaşanıp ülke kan gölüne döndükten sonra televizyon ekranlarına çıkarak “Hepimizin başı sağ olsun,  yapanların yanlarına kâr kalmayacak kökleri kazınacak “ demek değildir. Bu görevler ona yakın, buna yakın olanlara değil, işin ehli olanlara verilmelidir.