BSMMMO’dan e-Defter cezalarına tepki

Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (BSMMMO), Gelir İdaresi Başkanlığı'na iletecekleri talepler üzere basın açıklaması düzenledi.

Haber Giriş Tarihi: 26.09.2025 11:41
Haber Güncellenme Tarihi: 26.09.2025 11:41

Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (BSMMMO), e-defter uygulamasına ilişkin süreçlerdeki cezai yaptırımların ölçülü, adil ve hakkaniyetli şekilde düzenlemesi yönündeki taleplerini Gelir İdaresi Başkanlığı'na iletmek üzere BAOB’ta basın açıklaması gerçekleştirdi.

BSMMMO Başkanı Hüseyin Halil, dijitalleşmenin ve elektronik dönüşüm süreçlerinin, vergi dairelerinin iş yükünü hafifletmek, şeffaflığı artırmak ve vergi toplama süreçlerini hızlandırmak gibi önemli faydalar bulunduğunu ancak bu dönüşümün getirdiği yeniliklerle birlikte, özellikle e-defter uygulaması kapsamında karşılaştıkları cezai yaptırımların, bu sürecin temel amacına gölge düşürmekte olduğunu açıkladı.

“İŞ DÜNYASINI ZORA SOKMAKTADIR”

Teknik veya operasyonel hatalar, sistemsel aksaklıklar veya iyi niyetli mükelleflerin zaman zaman gözünden kaçan detayların, orantısız ve aşırı yüksek cezai yaptırımlarla karşılarına çıktığını söyleyen Halil, “Çoğunlukla herhangi bir vergi ziyaına yol açmayan, süresinde gerçekleştirilmesi sehven atlanan ya da unutulan bu eksikliklere yönelik uygulanan cezaların kayıt dışı ekonomiyle mücadele olarak izah edilemeyeceği gibi e-dönüşüm süreçlerine de kasıtlı bir karşı koyma anlamına gelmeyecektir. Dijitalleşme süreçlerinin yeni yeni yaygınlaşması ve giderek tüm mükellefleri kapsamasının getireceği bazı kaçınılmaz uygulama eksikliklerinin (ki, bu eksikliler arasında teknolojik altyapının yetersizliği ve mevzuattaki karmaşanın henüz tam olarak gidirilememesinin etkileri de vardır.) böylesine ağır ve orantısız idari para cezalarına konu edilmesi, zaten ekonomik sıkıntılar içinde ayakta kalma savaşı veren başta küçük işletmeler olmak üzere tüm iş dünyasını zora sokmaktadır. Bununla da kalmamakta, vergiye gönüllü uyumu zedelemekte ve adalet duygusunu sarsmaktadır.” dedi.

“KRİTERLER DEĞERLENDİRİLMELİ”

Amaçlarının, haksız vergi avantajları peşinde koşmak olmadığını, sisteme uyum sağlamaya çalışırken karşılaştıkları haksız ve ağır yüklerin hafifletilmesinden ibaret olduğunun altını çizen Halil, “Cezalar uygulanırken şu kriterlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz:

Cezai yaptırımların, yapılan hatanın boyutu ve niteliği ile orantılı hale getirilmesini talep ediyoruz. Küçük bir teknik hata için yüksek meblağlı cezaların uygulanması, vergi adaletine aykırıdır. Mükellefin iyi niyetli olup olmadığı, hatanın kasıtlı mı yoksa sistemsel bir aksaklık sonucu mu meydana geldiği gibi unsurların cezai değerlendirmede dikkate alınmasını istiyoruz. Vergi mükelleflerinin yaşadığı zorluklar ve karşılaştığı teknik engeller göz önünde bulundurularak, hakkaniyetli bir ceza sistemi oluşturulmalıdır. Defter-i Kebir, Vergi Usul Kanunu’nun 220. Maddesinde tasdike tabii defterler arasında bulunmamaktadır. Bu defter için Vergi Kanunu’na göre; ceza yazılmasında yasal isabet bulunmamaktadır. V.U.K. 337’nci maddesine göre usulsüzlük fiillerinin bir takvim yılı içinde birden fazla işlenmesi halinde, birden fazlasının her biri için birincisine ait cezanın dörtte birinin kesilmesi gerekmektedir. Ancak; uygulama bu şekilde yapılmamaktadır.” şeklinde konuşarak devlete yönelik yükümlülüklerini yerine getirme konusunda her zaman sorumlu bir duruş sergilediklerini ancak bu sorumluluğun karşılığı, kasti olmayan hatalardan dolayı ağır cezalarla karşılaşmak olmamalıdır diye ifade etti.