
Bursa Hakimiyet tarafından ulaşılan belgelerle Temmuz 2025’te gündeme gelen haberde, Bursa’da Nisan ayında çiftçilere yüzde 60 hibeyle dağıtılan çilek fidelerinin bir bölümünün “yaşlı ve farklı türden” olduğu iddiası sonrası Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından adli sürecin başlatıldığı belirtilmişti.
Söz konusu süreç, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne de taşınarak Nisan Ayı Olağan İkinci Oturumu’nda gündeme alındı.
Tarım Peyzaş A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız, tüm süreç ve şirketin genel hesapları üzerinden şeffaf şekilde kamuoyula paylaşıldığını açıkladı.
Bursa kamuoyunun da bu süreci görmesi ve değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade eden Saldız, “Uzun süredir tarafımıza iletilen şikâyetler bulunmaktadır ancak bu şikâyetlerin büyük bir kısmına somut bir geri dönüş yapılmıştır. Biz ise elimizi vicdanımıza koyarak konuyu tek tek inceleyip araştırdık. Ancak görüyoruz ki mesele yalnızca dar bir çerçevede değerlendirilemeyecek kadar geniştir. Özellikle aynı dönemde tarım ve üretim alanında yaşanan sıkıntılar, sektör temsilcileri tarafından da açıkça dile getirilmektedir. Bu noktada şunu net ifade etmek gerekir: Sorun varsa üzeri örtülmez, gereği yapılır. Şikâyet varsa görmezden gelinmez, çözüm üretilir. Zarar varsa sorumlularla hesap sorulur. Bizim anlayışımız budur. Ancak bugün bazı konuların görmezden gelinmesi ve yeterli hassasiyetin gösterilmemesi kabul edilebilir değildir” dedi.
“ÇİFTÇİ ZARAR GÖRDÜ”
AK Parti Meclis Üyesi Coşkun Korkmaz, çilek fidesi dağıtım sürecinde ciddi ekonomik kayıplar yaşandığını söyledi. Korkmaz, yaklaşık 1 milyon 250 bin fidenin 312 dekar alana ekildiğini belirterek, çiftçilerin dekar başına yaklaşık 38 bin TL masraf yaptığını ifade etti. Korkmaz ayrıca, çiftçinin yaklaşık 95 bin TL’lik gelirden mahrum kaldığını dile getirdi. Korkmaz, yaşanan sürecin üretim güvenilirliğini zedelediğini vurgulayarak denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“İDDİALAR ARAŞTIRILMALI”
Konuyu daha önce de meclis gündemine taşıyan AK Parti Meclis Üyesi Selahattin Külcü, süreç boyunca defalarca iletişim kurmaya çalıştıklarını ancak Saldız’ın toplantılara katılım sağlanmadığını ifade etti. Külcü, “Çilek üretimiyle ilgili süreçte, yaklaşık 15 yıl önce kurulduğu belirtilen bir şirketin faaliyet alanı dikkat çekmektedir. Şirketin geçmişte fidan veya tarımsal üretimle doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı ifade edilmektedir. Ayrıca kapasite raporlarına ilişkin ciddi iddialar gündeme gelmiştir. Bu raporların gerçeği yansıtmadığı ve bazı resmi evrakların usulsüz şekilde düzenlendiği öne sürülmektedir. Bu durumun ciddi bir sahtecilik şüphesi doğurduğu belirtilmektedir.Bunun yanında, çilek analiz raporlarıyla ilgili de önemli iddialar bulunmaktadır. Laboratuvar sonuçlarında bu ürünlerin dağıtım ve satışına uygun olmadığı belirtilmesine rağmen, buna rağmen farklı belgelerle bu durumun değiştirilmiş gibi gösterildiği ifade edilmektedir.
Tüm bu süreçlerin detaylı şekilde incelenmesi ve gerekli hukuki değerlendirmelerin yapılması gerektiği vurgulanmaktadır” dedi.