
Kaza, 13 Mart’ta saat 15.00 sıralarında Mudanya ilçesi Şükrüçavuş Mahallesi sahilinde meydana geldi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait T.B.nin kullandığı 16 BJT 558 plakalı çöp kamyonu, sahildeki çöp bidonlarının bulunduğu yerde durdu. Görevlilerin çöpleri topladığı sırada yakınlarda ailesiyle birlikte gezen Serhat Aydoğdu, çöp kamyonunun arka tarafında güvercinleri beslemeye başladı. Küçük çocuğu fark etmeyen T.B., görevlilerin çöpleri almasının ardından aracı hareket ettirdi. Bu sırada Aydoğdu tekerin altında kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Mudanya Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Serhat Aydoğdu, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.
Kazayla ilgili soruşturma sürerken, Aydoğdu’nun kazadan dakikalar önce cep telefonuyla kaydedilen görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Serhat’ın sahil bandında güvercinleri beslediği ve kuşların arasında dolaştığı anlar yer aldı. Bir diğer görüntüde ise Serhat Aydoğdu’nun evde kardeşiyle oyun oynadığı ve annesiyle konuştuğu görüldü.
BABA AYDOĞDU: BEDELİNİ DEVLETİM ÖDETECEK
Mudanya Sahil Yolu'nda 13 Mart'ta Bursa Büyükşehir Belediyesine ait çöp kamyonetinin altında kalarak yaşamını yitiren Serhat Aydoğdu'nun babası Önder Aydoğdu, gazetecilere olay gününü anlattı.
Eşiyle Mudanya Kaymakamlığının önünde buluşmak üzere sözleştiklerini, Serhat'ın da eşiyle birlikte olduğunu belirten Aydoğdu, şöyle devam etti:
"Motosikletle Kaymakamlığın önüne geldiğimde hanımın çığlığını duydum. O arabanın hareket halinde olduğunu da gördüm. Tam çaprazında motosikleti yere atarak hanımın yanına koştum. 'Ne oldu' dedim. Oğlum kanlar içinde yerdeydi. Ben oğlumun ölüsünü orada gördüm."
Aydoğdu, olaydan sonra belediyeden kendilerine ulaşılmadığını iddia ederek, "3 gündür ne arayan var, ne soran. Ne hastaneye geldiler ne de evime herhangi bir ziyarette bulundular. Boğazım düğüm düğüm. Nasıl anlatacağımı, ne diyeceğimi bilmiyorum." diye konuştu.
Adalet arayışını sonuna kadar sürdüreceğini belirten Aydoğdu, "10-20 yıl değil, müebbet istiyorum. Benim canım yanıyor." dedi.
Aydoğdu, sahilin çocuklar ve ailelerin güvenle dolaşması gereken yerler olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Geride kalan üç evladım var. Bu acıyla ben nasıl sahip çıkacağım onlara? Ben aileme nasıl bakacağım? Artık konuşmaya dermanım yok. Devletime güveniyorum, savcılara güveniyorum. Kimin ihmali varsa, kimin sorumsuzluğu varsa bedelini devletim ödetecek."