
Bursa'nın ortak değeri olan İznik Gölü’nün çevresel, bilimsel ve kurumsal boyutlarıyla ele alındığı İznik Gölü Sempozyumu, 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Orhangazi Belediyesi Kültür ve Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Akademisyenler, kamu kurumları, yerel yöneticiler, meslek odaları ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı sempozyumun ardından, göl çevresindeki uygulamalarla ilgili eleştiriler geldi.
Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan avukat Erol Çiçek, sempozyumun farkındalık açısından önemli olduğunu ancak uygulamada değişen bir şey olmadığını savundu.
Çiçek'in açıklaması şu şekilde:
İznik Gölü sempozyumu yapıldı. Bilim insanları bilimsel verileri sundular; onlar görevlerini yaptı. İnternete girip arama yapsanız şaşırırsınız. İznik Gölü'nün depremselliğinden tutunda kimyasına, biyolojisine, balığına, geçmişine dair onlarca bilimsel makale ile karşılaşırsınız.
Bu sempozyum, halkın farkındalığı açısından birşeyler kattı ise faydalı oldu denilebilir. Asıl sorun siyasetçilerde ve karar vericilerde. Gördüğüm kadarıyla DSİ 1. Bölge Müdürlüğü ve Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü olayı anlamış gözükmüyorlar. DSİ hala giren-çıkan suyun derdinde. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ondan da beter.
Sempozyumun gaz alma, gösteri olduğunu, hiçbir şeyin değişmeyeceğini ileri sürenler galiba haklı çıkacaklar. Cumartesi günü (16.05.2026) Kabogaz'dan güneye giderken yolun batısında Örnekköy 117/40 ve 117/38 parsellerde Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bozulmuş tarım arazilerinde işgal devam ederken, Orhangazi Belediyesi, (yolun doğusunda) Örnekköy 118/1 ve Hürriyet Mahmallesi 646/2, 647/2, 648/1 parsellere katı atık, moloz, hafriyat, döküp, kedi mok örter gibi örtmeye devam ediyor. Sulak alanların kirletilmemesi, doğal yapılarının ve ekolojik karakterlerinin korunması zorunludur.
İznik Gölü Ulusal Sulak Alan, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'ne göre, gölün maksimum su seviyesinden itibaren gölün çevresindeki 2,5 k. genişliğindeki alan ise, sulak alan tampon bölgesi.
Yine, aynı yönetmeliğe göre, tampon bölgede; katı atık, moloz, hafriyat, proses atığı çamurları dökülmesi yasaktır, doldurma ve kurutma yapılamaz, kum alımı, izinsiz saz kesimi yasaktır, kumulların doğal yapıları bozulamaz.
Bırakın moloz, hafriyat dökmeyi, asfalt blokları dökülüyor. Bu, çevreyi kasten kirletme suçudur. Hani ne oldu Bekir bey, hani gözün gibi koruyup, gelecek nesillere tertemiz bırakacaktın?