
Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel Halk Evi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, dayanışmanın, mücadelenin ve umudun sesi olmak için bir araya geldiklerini açıkladı. Altun, "Bugün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir isyan, bir haykırış günü. Bugün, tarihin en köklü mücadelesini veren biz kadınların, eşit ve özgür bir gelecek için bir kez daha bir araya geldiği gündür. Biz kadınlar, yüzyıllardır emeğimizle, aklımızla, direnişimizle var olduk. Bizi susturmaya çalıştılar, biz konuştuk. Bizi görmezden geldiler, biz meydanlara çıktık. Bizi yok saydılar, biz birbirimizi bulduk, yan yana geldik, gücümüzü büyüttük. Bugün ülkede kadınların eşitlik talebi, mücadeleleri, hakları bir yanda yasalarla, bir yanda siyasetle, bir yanda baskı ve sansürle engellenmeye çalışılıyor. Kadınların en temel hakları, özellikle de şiddete karşı korunma hakkı yok sayılıyor. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek, kadınları devlet eliyle koruması gereken mekanizmaların ortadan kaldırılması demektir. Bugün katledilen her kadın, erkek şiddetini cesaretlendiren politikalardan bağımsız düşünülemez ve biz biliyoruz ki, kadınların yaşam hakkı, eşitlik hakkı, özgür yaşama hakkı bir siyasi tercih meselesi değildir. Haklarımızdan asla taviz vermeyeceğiz" dedi.
"YAŞATMAK İÇİN BURADAYIZ"
Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Nazlı Ünalan, kadın cinayetine kurban gitmiş kadınları unutmayacaklarını dile getirdi. Ünalan, "Kadınların hayatlarına sahip çıkma kararlılığı, dayanışmamızla güçlenecek, mücadelemizle kazanacaktır. Türkiye'nin kadın cinayetleri her geçen yıl artış gösteriyor. 2024 yılında en az 443 kadın erkekler tarafından katledildi. Eşleri, eski eşleri, babaları, kardeş ya da birlikte olduğu boşanmak istedikleri, çalışmak istedikleri, kendi hayatlarına dair söz sahibi olmak istedikleri için katlediliyor. Ama biz her kadının adını unutmamak seslerini yaşatmak için buradayız" şeklinde konuştu.