
Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Podyum Davet’de üyelerinin katılımlarıyla geleneksel iftar programı gerçekleştirdi.
Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD olarak geleneklerimize bağlı olduklarını bu nedenle uzun yıllardır Ramazan ayının ilk iftarını gerçekleştiren sivil toplum kuruluşu olmaya özen gösterdiklerini ifadelerinde yer verdi.
48 yıllık geçmişleri boyunca oluşturdukları deneyim, özgüven, güvenilirlik ve kurumsal birikimle sadece bugünü değil, geleceği de konuştuklarını söyleyen Hatunoğlu, “BUSİAD yalnızca bir gönüllü kuruluş değildir; aynı zamanda bir öngörü kuruluşudur. Kentini, ülkesini ve dünyayı okuyabilen; riskleri ve fırsatları analiz edebilen bir aklın temsilcisidir. Rahmetli Doğan Ersöz’ün liderliğinde 48 yıl önce kurulan, Türkiye’nin ikinci, bir kentin ise ilk SİAD’ı olan BUSİAD; Bursa’nın ve ülkemizin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.Kurucularımız belki o gün ne kadar büyük bir değer inşa ettiklerini tam olarak öngörmemiş olabilirler. Ancak bugün temsil ettiğimiz ilkeler; şeffaflık, akılcılık, üretim kültürü, toplumsal sorumluluk ve ortak akıl anlayışı bizleri gerçekten gururlandırıyor. Bizim görevimiz bu değerleri korumak ve gelecek kuşaklara taşımaktır.” dedi.
“İNSAN KAYNAĞIMIZ HEBA OLMAMASI İÇİN UĞRAŞIYORUZ”
Geçmiş ile gelecek arasında köprü olmak istediklerini aktaran Hatunoğlu, “Doğal kaynaklarımızın, ekonomik değerlerimizin, kurumsal birikimimizin, insan kaynağımızın gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde aktarılmasını önemsiyoruz. Bu kaynaklar yalnızca su, toprak, enerji değildir. Aynı zamanda sermaye, bilgi, deneyim ve insan birikimidir. Aile şirketlerinin ikinci ya da üçüncü kuşakta yok olmaması için kurumsallaşmayı konuşuyoruz.
Doğal kaynaklarımızın sınırsızca tüketilmemesi için yeşil dönüşümü savunuyoruz. Enerji ve su verimliliğini, döngüsel ekonomiyi, karbon yönetimini gündemimize alıyoruz. Dijital dönüşümün yalnızca teknoloji değil, zihniyet dönüşümü olduğunu anlatıyoruz. Ve belki de en önemlisi; insan kaynağımızın heba olmaması için çalışıyoruz. Bursa’nın en büyük gücü yalnızca organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ya da üretim hacmi değildir. Bursa’nın en büyük gücü insandır. Bu kent, 1960’larda organize sanayi anlayışına öncülük etmiş bir kenttir. Dönüşümün pilot şehri olmuştur.
Bugün de yeni bir dönüşümün yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümün öncüsü olabilir. Buna inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
“ADIMIZ BURSA İLE BAŞLIYOR”
Hatunoğlu, ortak akıl üretmeye, ortak eylem planları oluşturmaya ve yarattıkları değeri toplumsal gelişime dönüştürmeye çalıştıklarının altını çizerek, “Sanayi devrimlerinin hiçbirinde insan ortadan kalkmadı. Buhar gücü, elektrik, elektronik ve bilgisayar çağı. Her dönüşüm insanı daha ileri bir refaha taşıdı. Bugün de doğru bir bakış açısıyla aynı şeyi yapabiliriz. Ama tek bir şartla: Yapay zekâyı, teknolojiyi, dijitalleşmeyi doğru araçlar olarak görüp, asıl merkeze insanı koyarak. Çünkü insanın iyi duyguları, ortak yaşama bilinci, daha iyi bir dünya kurma arzusu galip gelmedikçe hiçbir teknoloji bizi ileriye taşıyamaz. Biz ‘Sanayi, Tarım ve Turizm ile Gelişen Bursa’ vizyonunu savunurken, ‘Planlı Kentleşme Şart’ derken,
‘Herkesin Bildiği Sır – Nilüfer Çayı’ raporunu yayımlarken, ‘Tarımsız Bursa Olmaz’ yaklaşımını ortaya koyarken hep bu ortak iyiliği gözetiyoruz. Çünkü adımız Bursa ile başlıyor. Ortak akıl üretmeye, ortak eylem planları oluşturmaya ve yarattığımız değeri toplumsal gelişime dönüştürmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde oluşturacağımız stratejik planımızla bu çabalarımızı 50. yılımıza güçlü bir şekilde taşımayı hedefliyoruz. Biz umutluyuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi: ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.’ Biz Bursa için, ülkemiz için, dünya için umudumuzu koruyoruz.” ifadelerine yer verdi.
İftarın ardından konuk konuşmacı, Acil İhtiyaç Projesi Vakfı (AİP) Kurucu Başkanı Ebru Nurluoğlu, ‘Geleceği İyi Beslemek’ adlı sunum gerçekleştirdi.