Örnek bir hayat hikayesi

Bursa Hakimiyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aysın Komitgan’ın, Yüz Yüze Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir ve eşi Tuğba Tanyeri Erdemir oldu.

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:
https://www.bursahakimiyet.com.tr
Tuğba Erdemir, “Saçlar kısa mümkünse taramadan evden çıkıyorum. Kendime göre bir tane lüksüm var yazdığım makaleye göre tırnaklarımı değişik renklere boyamayı çok seviyorum” diyor. Erdemir çifti sosyal medyayı en iyi kullanan kişiler arasında. Facebook, Twitter gibi internet sitelerini sonuna kadar kullanıyorlar. Ayrıca güncel bir web siteleri var. Sayın Aykan Erdemir ve sevgili eşi Tuğba Erdemir hoş geldiniz. Hoş bulduk. Teşekkür ediyoruz öncelikle, Ankara’da çocuklarınızı bıraktınız, programımıza katılmak üzere bizlerle beraber oldunuz. Sizi az çok Bursa kamuoyu tanıyor Aykan Bey tabii ki… Ama Tuğba Hanım’ı birazcık tanıyalım.Tuğba Erdemir kimdir diyelim ve öyle başlayalım. Aslında galiba Bursa kamuoyunun çok yabancısı değilim. Çok küçükken Bursa’da bir tanınmışlığım olduğu söylenir bana. Dedem Uludağ Üniversitesi’nin kurucu rektörlerinden olduğu için, annem ve babam doktor olduğundan, beni bol bol Bursa’ya bırakırlarmış. Çocukluğumun en eğlenceli, en güzel zamanı Bursa’da geçti.O dönemde bir Bursa aşinalığımız var.Kendim sanat tarihçi,arkeologum. Şu anda ODTÜ’de mimarlık tarihinde ders vermekteyim. Ve Bilim ve Teknoloji Koleksiyonumuzun direktörüyüm. Doktoramızı yurtdışında birlikte yaptıktan sonra Türkiye’ye dönmeye karar verdik Ankara’yı çok sevdiğimiz için orada hayatımıza başladık. Şu anda çok sevdiğim bir işim var, iki tane kızımız var. Onlara annelik, Aykan Bey’e eşlik ve öğrencilerime hocalık yapmaktayım. Aykan Bey’in tabii Bursa ve Ankara hattında da çok yoğun bir gündemi var. Siz çoğunlukla Ankara’da eşiniz ve çocuklarınızla bir yaşam sürüyorsunuz. Mümkün oldukça da sizi Bursa’da görüyoruz, Aykan Bey’e eşlik ediyorsunuz. Şimdi iki akademisyenin evliliği nerde, nasıl başladı onu merak ediyorum. Nerde tanıştınız, nasıl başladı, ne zaman evlendiniz? Kim anlatmak isterse buyursun. Şimdi zaten iki tane hikayemiz var. Bir tanesi bizim kendi kurduğumuz mitolojik bir öykümüz var. Ben küçükken anneannem Heykel’deki Mavi İskender’e götürürmüş beni, en sevdiğim yermiş. Aykan’ı da babaannesi mütemadiyen aynı senlerde oraya götürürmüş. Biz ilk olarak orada tanıştığımızı zannediyoruz. Öyle hayal ediyoruz. Çok da akla ve mantığa uygun geliyor. İkimiz de yemeği çok seven insanlarız, Bursa’nın mutfağını çok seven insanlarız. Sanırım bizim gibi bir aileye de 3-4-5 yaşlarında İskendercide tanışmak yakışır diye düşünüyoruz. Ama bir de tabii gerçek hikaye var onu da isterseniz eşim anlatsın. Aslında o da biraz hem yeni hem de akademi etrafında olan bir hikaye. İkimiz de Bilkent’te öğrenciydik. Aykan Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde, ben Arkeoloji Bölümünde okuyordum. İkimiz de sabah erken kalkan ve çok çalışan öğrencilerdik. Kütüphane saat dokuzda açılırdı fakat kütüphanenin karşısında bir kantin vardı. Orası da saat sekiz buçukta açılırdı ve taze poğaçası olurdu. Saat sekiz buçukta o kantinin önünde taş çatlasa beş ya da altı Bilkent öğrencisi beklerdi, birisi ben diğeri Aykan’dı. O sıra arkadaşlığı sonra hayat arkadaşlığına mı dönüştü? Peki nasıl teklif ettiniz, nasıl evlendiniz? Hangi yıllarda oldu? Evet. Aslında yine ilginç bir hikayemiz var. Çünkü lisans bittikten sonra, eşim Tuğba Hanım yüksek lisansını da Bilkent Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi üzerine yaptı. Ben de aynı yıl Harvard Üniversitesi’nde Ortadoğu Çalışmaları yüksek lisans programına başladım. Dolayısıyla bir yıl gurbet, ayrılık, hasret durumu var. Ve o dönem bizim için aynı zamanda, eylül ayında ayrıldık akademik yıl nedeniyle, aralık ayında nişanlandık ve bir sonraki yılın haziran ayında da evlendik. Oldukça hızlı bir süreçtir. Kaç haziran? 28 Haziran. İki akademisyen nasıl bir evliliğiniz var? Hep okur musunuz yani, evde bir araya geldiğinizde şimdi siyaset tarafını bir yana bırakıp normal akademisyen kimliklerinizle öğrenmek istiyorum. Ne yaparsınız, nasıl geçirirsiniz bir gününüzü karı koca? Kitabı bol bir evimiz var. Amerika’da doktora eğitimini birlikte yaptığımız o sekiz yıllık dönemde de kitabı yalnızca bol bir evimiz yoktu evin her köşesinde kitap olan bize de ufak ta olsa yer kalan bir evimiz vardı. Dolayısıyla kitaplar hayatımızın merkezinde. Fakat okumak, tartışmak, konuşmak hayatımızın sadece bir yönü. Sanırım bizi birbirimizi hayata bağlayan gezmek, yemek, içmek kültürleri tanımayı çok seviyoruz. Mutfakta evde sık sık bir araya geldiğimiz bir mekan. Peki çekirdek bir ailesiniz büyük aile yapısıyla nasıldır diyaloglarınız? Büyük aile yapısı olmasaydı ikimiz de şu an olduğumuz yerde olmazdık. Ailelerimize ikimiz de çok düşkünüz. Onların desteği yardımı olmasaydı her anlamda bugün böyle olmazdı. Benim mesela şu an çocuklarıma annem bakıyor. Ama yeri geliyor Aykan’ın annesi bakıyor. Yeri geliyor halalarımız, dayılarımız, teyzelerimiz herkes bu işin içinde. Onun için de biz kalabalık ve zengin bir aile olduğumuz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Yemek yapar mısınız ? Yemek yapmayı ikimiz de çok seviyoruz. Genelde her ziyaret ettiğimiz bir ülkeden bir yemek öğrenmeye çalışırız. Aykan Bey sizin sosyal medyaya bakış açınız nasıl? Sosyal medyanın şu anda toplumun, siyasetin çok önemli bir gerçekliği olduğunu düşünüyorum. Örneğin Facebook , Twitter gibi internet sitelerini sonuna kadar kullanıyorum ve her gün güncellenen bir web sitem var. Aynı şekilde eşim de sosyal medyayı çok rahat kullanıyor. Bunun benim için en önemli yönü özgürlükler kendimde mecliste kurulan bilişim ve internet komisyonu üyesiyim ve biliyoruz ki sosyal medyanın internetin sınırlandığı ülkelerde gerçekten insanlar nefes alamıyor. Peki ne tarz müzikler seversiniz?Birlikte dinlemekten hoşlandığınız müzik türleri neler mesela? -Ben biraz eski kafalıyım. Sezen Aksu, Yeni Türkü gibi güzel şiiri olan müzikleri seviyorum. Bursa festivaline hiç gitme şansınız oldu mu? -Ben Yasmin Levy izleme şansım oldu.Eşim Ankara’daydı gelemedi. Peki öyle dans kurslarına gitmek gibi özel tutkularınız var mı? Amerika’da aslında dans kurslarına giderdik. Eşimin de yüreklendirmesiyle sanırım bana göre daha yetenekli bu konuda. Sever misiniz alışverişe gitmeyi? Elbette severim. İlla da almak için değil bakmayı da çok severim. Bakımla ilgili ise ben çok pratik olmak zorunda olduğum bir dönemdeyim. Saçlar kısa mümkünse taramadan evden çıkıyorum. Kendime göre bir tane lüksüm var yazdığım makaleye göre tırnaklarımı değişik renklere boyamayı çok seviyorum. Bir kadın ve anne olarak kürtajı ve sezaryeni nasıl yorumluyorsunuz? Aslında şöyle diyeyim; bütün bu tartışmalar bana Aykan’ın siyasete girmesine niye bu kadar destek olduğumu bir kere daha hatırlattı. Takdir edersiniz ki, iki tane küçük çocuk annesiyim ve Aykan siyasete atıldığında benim küçük kızım daha bir yaşında bile değildi yani parmak kadar çocuklardı. İlk Aykan bana sorduğunda böyle böyle bir ihtimal var ne dersin dediğinde benim cevap vermem 30 saniyeyi bulmadı elbette diye. Mesela devletin en üst düzeyindeki birinin ‘Kadın erkek eşit değildir.’ demesi beni korkutuyordu. Ekonomimizin çok iyi gidiyor olması ama kadın erkek eşit değil tartışmaları beni endişelendiriyordu. Her şeyden önce ben iki kız çocuk annesi olarak çocuklarımın geleceği konusunda endişeliyim. Evet çok kısa zamanda da yasalaşacak galiba,10 gün içerisinde. -Bu noktada, öncelikle Türkiye’deki kadın hareketini kutlamamız gerekiyor. Türkiye’de pek çok kesimin sustuğu, sindiği bir dönemde kadınlar gayet gür bir ses çıkardılar. İşin garibi kadınlar susmadığı gibi, Hazır konu kadın ve çocuklara gelmişken, bu sokak çocukları, annesiz babasız çocukla, satıcı çocuklar sayıları Bursa’da çok arttı. Bu anlamda bir anne olarak bir baba olarak geleceğe dair projeleriniz var mı? CHP’nin 12 Haziran seçimlerine giderken Türkiye’de en çok bilinen en çok takdir gören projesinin adı aile sigortasıydı.Sosyal demokratlar için bireyler kadar aileler de çok önemli ve ailenin mutluluğu,huzuru için biz hep diyoruz ki olmazsa olmaz güçlü bir sosyal devlet.Biz halkımıza şu sözü verdik;tek bir çocuk bile yatağa aç girmeyecek.İşte ben belki de bunun siyasetini yaptığım için biliyorum ki eşim hep arkamda,yanımda.Çünkü ben yandaş siyaseti yapıyor olsaydım,eşim bırakın bana destek olmayı beni eve bile almazdı diye tahmin ediyorum. Türkiye artık aç değil,tok ve başarılı çocukların ülkesi olsun., Peki, tanınırlık oranınız çok fazla. Tanınan bir eşe sahip olmak nasıl? Eşi olarak bundan memnun musunuz, rahatsız mısınız? Gayet memnunum, yani insanların Aykan’ı seviyor olması benim çok hoşuma gidiyor.Şey çok komikti baba evde çok zaman geçirmiyor.Hangi program olduğunu hatırlamıyorum ama geçtiğimiz sene içinde bir program televizyonda ben de televizyon açık onu seyrediyorum Papatya yanımda Duru da kenarda birşeylerle oynuyor daha konuşmaya yeni başlamış,kaldırdı kafayı bak baba dedi oturdu.Evet artık çocuklarım da televizyonda babalarını tanıyabiliyorlar.Hayatımıza çok büyük değişiklik getirdiğini söylemeyeyim ama çok hoşuma giden bir şey tanınan bir eşe sahip olmak. Tuğba Hanım, gelecekte siyasete atılmayı düşünüyor muyuz? Düşündüğümü söyleyemem. Eğer belli konularda, benim uzman konularda yardımcı olabileceğim alanlar olursa memnuniyetle ama çok kişisel olarak siyaset düşündüğümü söyleyemeyeceğim akademiyi çok seviyorum. Kıskanır mısınız eşinizi? Hayır. Ama başka bir şey söyleyeyim. Şimdi kıskançlık var başka şeyler var. Benim sadakat ibrem çok hassastır. O açıdan da Aykan’ın işi çok zor. Yani sadece bana bir eş olarak sadık olması bana hiçbir zaman yeterli değil. Arkadaşlarına, iş arkadaşlarına, birlikte yola çıktığı insanlara her zaman sadık olmasını beklerim onun için hayatta dikkat etmesi gereken çok geniş bir sadakat alanı var. Sadece benimle kısıtlı değil. O konuda da son derece iyi olduğunu düşünüyorum. Siz kıskanır mısınız peki eşinizi? Erkekler herhalde hep kıskanmam der sonra kıskanır ama sanırım günün sonunda da şu önemlidir erkek her ne diyorsa desin eşine kendini geliştirebileceği kariyer anlamında sosyal anlamda alanı açmakta mıdır? Ona engel mi olmaktadır, onun önünü mü açmaktadır? Pek çok dostumuz benim hayatlarında gördüğüm en destekleyici, en açıcı eşlerden biri olduğumu söyler, umarım eşim de hem fikirdir. Teşekkür ederim.