
Bursa tarımı, son yılların en değişken meteorolojik periyodunu yaşıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre; 2025 yılında normalin %32 altında kalan yağış miktarıyla "olağanüstü kurak" bir dönem geçiren Bursa, 2026 yılıyla birlikte bu tabloyu tersine çevirdi. Barajlardaki doluluk oranlarının maksimum seviyeye ulaşması üreticiye nefes aldırırken, sahadaki öncelikler "su bulmaktan" ziyade "suyu yönetmeye" ve "hastalıkla mücadeleye" kaydı.
“BARAJLAR DOLDU AMA BU KEZ SORUN SU FAZLALIĞI”
Bursa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Veli Koç, son yağışların genel tabloyu rahatlattığını ancak yeni riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi.
Koç, yağışların etkisini, “Bursa’da son aylarda oldukça tatmin edici bir yağış gerçekleşti. İçme suyu barajlarımızın doluluk oranı arttı. Tarımsal sulama baraj ve göletlerimizde de doluluk oranları maksimum seviyelere ulaştı. Bu durum çiftçi açısından kuraklık endişesini büyük ölçüde ortadan kaldırdı” şeklinde değerlendirdi. Son yılların en yüksek yağış miktarının yaşandığı bu dönemde, özellikle ani ve yoğun yağışlar nedeniyle bazı tarım arazilerinin sular altında kaldığına dikkat çeken Koç, “Karacabey bölgesinde yaklaşık 20 bin dekar alanın etkilenmesi, üretimde risk oluşturdu” dedi.
“TOPRAK DOYGUNLUĞU HASTALIK RİSKİNİ ARTIRIYOR”
Özellikle alçak kesimlerde ve dere yataklarına yakın alanlarda ciddi dikkat gerektiğini vurgulayan Koç, “Toprakta su doygunluğu oluştuğu için kök boğulması ve mantar hastalık riski artıyor. Bu durum özellikle hububat ve meyve ağaçlarını etkiliyor” ifadelerini kullandı. Yağışın fazla olmasının her zaman avantaj anlamına gelmediğinin altını çizen Koç, fazla suyun olduğu yerde drenaj kanallarının açık tutulması gerektiğini söyledi. Koç, “Aksi halde kök hastalıkları kaçınılmaz hale gelir” dedi.
“MEYVEDE VERİM ARTIŞI VAR AMA TAKİP ŞART”
Meyve üretimi açısından ise daha olumlu bir tablo çizen Koç, özellikle şeftali ve armutta verim beklentisinin yüksek olduğunu ifade etti. Verim artışı beklendiğini belirten Koç, “Şeftalide meyve tutumları oldukça iyi. Verim artışı bekliyoruz. Armutta ise çiçeklenme döneminde yaşanan yağışlar nedeniyle döllenme dikkatle takip edilmeli” diye konuştu. Kritik bir uyarıda da bulunan Koç, “Yağışın devam ettiği dönemlerde döllenme ve meyve tutumu süreçleri yakından izlenmezse kalite kaybı yaşanabilir” diye belirtti.
“DOMATESTE EKİM GECİKMESİ YAŞANABİLİR”
Gürsu bölgesindeki üretime ilişkin değerlendirmelerinde ise Veli Koç, özellikle domates ve biber üretiminde takvim kaymalarına dikkat çekti. Koç, “Karacabey, Mustafakemalpaşa ve Yenişehir bölgelerinde domates ve biber üretimi yoğun. Toprakların suya doyması nedeniyle dikim ve hazırlık süreçlerinde gecikmeler yaşanıyor” dedi. Koç’a göre bu durum üretim takvimini doğrudan etkedi: “Ürün yetiştirme takviminde gecikmeler olabilir. Bu da hasat dönemini ileri kaydırabilir.”
“YENİDEN RİSK OLUŞABİLİR”
Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez ise özellikle sebze üretiminde takvim kaymalarına dikkat çekti. Dönmez, “Domateste aşırı yağışlar nedeniyle ekimler gecikti. Genel olarak kuraklık endişemiz yok. Meyve tarafı iyi gidiyor ancak sebzede üretim takvimi kayabilir” dedi. Dönmez ayrıca yaz aylarının belirleyici olacağını belirterek, “Yazın ara ara yağış olursa sıkıntı olmaz. Ancak kurak bir yaz olursa eylül sonrası yeniden risk oluşabilir” ifadelerini kullandı.