ABD-İran savaşında iki haftalık ateşkes kararı! 10 maddelik barış planı...

ABD ve İran arasında iki haftalık ateşkes kararı alındı. İsrail de söz konusu karara bağlı kalacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, 'İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açmayı kabul etmesi şartıyla İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki hafta boyunca askıya almayı kabul ediyorum' dedi. İran'ın masaya 10 maddelik öneri getirdiği belirtilirken; iki ülke arasındaki ateşkes sürecinde, Türkiye’nin Mısır ve Pakistan ile birlikte yürüttüğü diplomasi trafiğinin kilit rol oynadığı ortaya çıktı.

Haber Giriş Tarihi: 08.04.2026 08:03
Haber Güncellenme Tarihi: 08.04.2026 08:03

İran'a tehditler savuran ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı son açıklmayla tüm dünyaya derin bir 'oh' çektirdi. ABD Başkanı Trump, iki haftalık karşılıklı ateşkes ilan edildiğini ve 10 maddelik bir barış planı üzerinde mutabık kalındığını duyurdu.

TRUMP: "BU İKİ TARAFLI ATEŞKES OLACAK"

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda, bu gece İran’a gönderilmekte olan yıkıcı gücü durdurmam yönünde talepte bulundular. Ayrıca İran Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nın tam, derhal ve güvenli şekilde açılmasını kabul etmesi şartıyla, İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacak"

"İRAN'DAN 10 MADDELİK TEKLİF ALDIK"

ABD Başkanı ayrıca şöyle devam etti:

"Bunu yapmamızın nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve hatta aşmış olmamızdır. Ayrıca İran ile uzun vadeli barış ve Orta Doğu’da barışl konusunda kesin bir anlaşmaya çok yakınız. İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere edilebilir bir temel oluşturduğuna inanıyoruz. Geçmişte anlaşmazlık konusu olan birçok başlık, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında büyük ölçüde uzlaşılmış durumdadır. Ancak iki haftalık süre, anlaşmanın nihai hale getirilip sonuçlandırılmasına imkan sağlayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak ve aynı zamanda Orta Doğu ülkelerini temsilen, bu uzun süredir devam eden sorunun çözüme kavuşma aşamasına gelmiş olması benim için bir onurdur.

Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!"

İRAN’DAN "ZAFER" İLANI: "DÜŞMAN EZİCİ BİR YENİLGİYE UĞRADI"

Trump'ın açıklamasının ardında İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD'nin ateşkes kararını "teslimiyet" olarak niteleyerek şu açıklamaları yaptı:

"Düşman, İran ulusuna karşı yürüttüğü haksız, yasadışı ve suçlu savaşta inkar edilemez, tarihi ve ezici bir yenilgiye uğradı. Birleşik Devletler, İran'ın 10 maddelik teklifini kabul etmek zorunda kaldı. Bu teklifte, saldırmama konusunda temel bir taahhüt, Hürmüz Boğazı üzerinde İran'ın kontrolünün devam etmesi, uranyum zenginleştirme kabulü, tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, tüm BM Güvenlik Konseyi ve Yönetim Kurulu kararlarının sonlandırılması, İran'a tazminat ödenmesi, ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan'daki İslami direnişe karşı savaşın sonlandırılması yer alıyor."

Konsey, savaşın başlangıcındaki Batı stratejisinin çöktüğünü öne sürdü:

"Bu haksız savaşın başlangıcında, düşman İran üzerinde hızla tam askeri hakimiyet sağlayabileceklerine, siyasi ve sosyal istikrarsızlığa neden olabileceklerine ve İran'ı teslim olmaya zorlayabileceklerine inanıyordu. İran'ın füze ve drone yeteneklerinin hızla etkisiz kılınacağını varsayıyorlardı ve İran'ın sınırlarının ötesinde ve bölge genelinde bu kadar güçlü bir şekilde karşılık verebileceğine inanmıyorlardı.

"10 GÜN SONRA DÜŞMAN GERÇEĞİ FARK ETTİ"

Savaşın İran'ı sona erdireceğine ve onların insanlığın son kalesi olarak tanımlanan yeri ortadan kaldırmalarına imkan vereceğine eminlerdi ve daha fazla kontrolsüz eylemde bulunmalarına izin verecekti. İran'ı bölmeyi, petrolünü ve zenginliklerini yağmalamayı ve halkını uzun süreli istikrarsızlık ve güvensizlik içinde bırakmayı planlıyorlardı. Savaşın başlamasından yaklaşık 10 gün sonra, düşman bu savaşı kazanmak için hiçbir yeteneği olmadığını fark etti. Liderlerinin şehitliği karşısında derin üzüntü duysalar da, İranlı savaşçılar ve müttefikleri, düşmanlarına tarihi bir ders vermek, geçmiş suçların intikamını almak ve düşmanın İran'a karşı saldırganlık düşüncelerinden sonsuza kadar vazgeçmesini sağlamak için Allah'a olan inançlarına ve şehit liderin ilhamıyla yanıp tutuştular."

MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLIYOR, TARİH VERİLDİ

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, Pakistan’ın başkentinde kurulacak olan müzakere masası için tarih vererek şunları iletti:

"Müzakereler, 10 Nisan Cuma günü, İslamabad'da Amerikan tarafına karşı tam bir güvensizlikle başlayacak. Elimiz tetikte kalmaya devam ediyor ve düşmanın en ufak bir hatası bile tam güçle karşılanacaktır."

HÜRMÜZ’DE "ATEŞKES" MESAİSİ: İRAN ŞARTLI OLARAK KAPILARI AÇTI

İran yönetimi, iki haftalık ateşkes süresince Hürmüz Boğazı’ndan "güvenli geçişlerin" teknik sınırlamalar dahilinde mümkün olacağını duyurdu.

İran Silahlı Kuvvetleri ile yürütülen koordinasyon neticesinde, boğazdan güvenli geçişlerin sağlanacağı kaydedildi. Pentagon da yarın Türkiye saatiyle 15.00'te basın toplantısı yapılacağını duyurdu.

BARIŞIN GİZLİ MİMARI TÜRKİYE VE MISIR!

Axios’un Orta Doğu uzmanı Barak Ravid’in sızdırdığı raporlara göre Pakistan masanın önündeydi ama Türkiye, Mısır ile birlikte Washington ve Tahran arasındaki o devasa uçurumu kapatan kilit hamleyi yaptı.

Barak Ravid’in açıklamasına göre ateşkesin sağlanmasında Ankara ve Kahire "sessiz ama belirleyici" bir rol oynadı. Gazetecini tam açıklaması şu şekilde:

Arabuluculuk çabalarının ön saflarında Pakistan yer alıyordu, ancak perde arkasında Mısır, ABD ile İran arasındaki uçurumları kapatmada kilit bir rol oynadı. Mısır, hem Gazze’deki ateşkesin hem de İran’daki ateşkesin sağlanmasında kilit öneme sahipti. Türkiye de bu çabalara katkıda bulundu.

Türkiye, NATO üyesi kimliği ve Tahran ile olan çalışma ilişkisiyle, krizin en karanlık anlarında Washington ve Tahran arasında "güvenilir mesaj taşıyıcı" görevini üstlendi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın mevkidaşı Abbas Arakçi ve ABD’li yetkililerle yürüttüğü yoğun trafik, Trump’ın ikna edilmesinde yardımcı oldu."

DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ’DEN "SALDIRILAR DURDURULURSA..."

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, barış masasına oturmadan hemen önce şöyle konuştu:

"İran adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için gösterdikleri yorulmak bilmez çabalar dolayısıyla aziz kardeşlerim Pakistan Başbakanı Sayın Şerif’e ve Mareşal Munir’e şükran ve takdirlerimi sunarım.

Başbakan Şerif’in X (Twitter) paylaşımındaki kardeşçe talebine cevap olarak ve ABD’nin 15 maddelik önerisi temelinde müzakere çağrısını, ayrıca ABD Başkanı’nın İran’ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesinin müzakereler için temel olarak kabul edildiğine ilişkin açıklamasını dikkate alarak, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunu ilan ediyorum:

İran’a yönelik saldırılar durdurulursa, güçlü silahlı kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını durduracaktır.

İki haftalık bir süre boyunca, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak mümkün olacaktır."

İRAN'IN ABD'DEN İSTEDİĞİ TALEPLER

Trump’ın "müzakere edilebilir bir temel" olarak nitelendirdiği teklifte, bölge ülkelerini doğrudan etkileyecek kararlar yer alıyor.

İran, savaşı sonlandırmak ve bölgede kalıcı barış için şu şartları öne sürmüştü:

ABD’nin İran topraklarına ve rejimine yönelik her türlü askeri eylemden feragat etmesi.

Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün tartışmasız devamı.

İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının resmen tanınması.

ABD’nin İran’a uyguladığı doğrudan yaptırımların tamamen kaldırılması.

İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik baskıların son bulması.

BM Güvenlik Konseyi'nin İran aleyhindeki tüm kararlarının çöpe atılması.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu kararlarının sonlandırılması.

ABD’nin saldırılar ve yaptırımlar nedeniyle İran’a maddi tazminat ödemesi.

ABD muharip güçlerinin Orta Doğu’dan tamamen tahliye edilmesi.

Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın durması ve Hizbullah’a yönelik operasyonların sona ermesi.

ABD'de ise Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, planın detaylarını açıklamayı reddederek topu doğrudan Başkan Trump’a attı. Leavitt, "Gerçek şu ki Başkan Trump ve güçlü ordumuz, İran'ı Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda anlaşmaya varmaya zorlamıştır. Müzakereler bu zeminde devam edecektir." diye konuştu.

İSRAİL DE "TAMAM" DEDİ

CNN'e konuşan Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, İsrail’in 2 haftalık ateşkes anlaşmasına katılmayı resmen kabul ettiğini duyurdu. Bir başka İsrailli yetkili ise KAN'a yaptığı açıklamada, "Trump'ın kararı bizi şaşırttı. Her şeyin zaten sonuçlandığı gibi göründüğü son anlarda güncellemeler aldık. Ateşkesle bağlıyız." yorumunda bulundu.

LÜBNAN DA ATEŞKESE DAHİL EDİLDİ

israil merkezli Ynet haber sitesinin üst düzey kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre, ilan edilen 2 haftalık tarihi ateşkes sadece İran topraklarını değil, Lübnan cephesini de resmen kapsayacak. Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmalar, müzakerelere şans tanımak amacıyla 14 gün boyunca durduruluyor.

NEW YORK TİMES: ÇİN BASKISI YÜZÜNDEN MÜCTEBA HAMANEY KABUL ETTİ

Öte yandan Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Çin yönetimi Tahran’a "ekonomik ve stratejik yıkım" uyarısında bulunarak masaya oturulması konusunda en sert uyarısını yaptı. Pakistan’ın sunduğu ve Trump’ın "müzakere edilebilir" bulduğu 10 maddelik teklife Mücteba Hamaney’in verdiği onayda, Pekin’den gelen bu "son dakika" baskısının belirleyici olduğu öne sürüldü.

Associated Press de "Başkan Yardımcısı JD Vance, Salı gecesi geç saatlerde sürece doğrudan dahil edildi. Trump’ın imha kararlılığı karşısında diplomasi kanalını açık tutmak için mekik dokuyan Vance, arabulucularla yürüttüğü yoğun trafikte Trump’ın açık kapı bırakmasını sağladı." dedi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ateşkese ilişkin sosyal medya hesabı X'ten yaptığı açıklamada, "İran ve Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin, Lübnan dahil her yerde derhal ateşkes yapmayı kabul ettiğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Hemen yürürlüğe giriyor" dedi.

"TRUMP İÇİN BÜYÜK ZAFER"

Beyaz Saray Muhabiri Kellie Meyer’a konuşan ABD'li yetkili ise 14 günlük ateşkesin bir geri adım değil, Trump’ın stratejik bir zaferi olduğunu ileri sürdü:

"Başkan bunu, yardım etmesi gerekirken kılını kıpırdatmayan NATO olmadan tek başına başardı. Ordu olağanüstü bir performans sergiledi ve tüm hedeflerimize ulaştı. İran artık 6 hafta önceki kadar büyük bir tehdit oluşturmuyor. Askeri gücümüzün başarısı, diplomatik çözümün yolunu açtı. Başkan ve Başkan Yardımcısı’nın ‘zorlu müzakereleri’ ateşkes ve ‘İran ile uzun vadeli barış için uygulanabilir bir diplomatik çözüm’ yol haritasına yol açtı. Hürmüz Boğazı yeniden açılacak."

İRAN TV: "ŞARTLARIMIZI KABUL ETTİLER!"

İran Devlet Televizyonu, gece yarısı geçtiği son dakika haberinde ateşkesin perde arkasını şu sözlerle duyurdu:

"Trump, savaşı sonlandırmak için İran’ın öne sürdüğü şartları kabul etti. İki haftalık ateşkes, bu iradenin bir sonucudur."

İran Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı ise gelişmeyi daha farklı bir dille yorumladı. Trump’ın "imha" tehditlerinden vazgeçmesini tek bir cümleyle özetledi: "Trump geri çekildi."

TAHRAN'DA 'ATEŞKES' COŞKUSU

İran'ın başkenti Tahran'da halk ateşkes kararı sonrası sokaklara döküldü. Gerçek bir zafer kazandıklarını belirten İranlılar ABD ve İsrail bayrakları yaktı.

İSLAMABAD’DA "A TAKIMI" MASAYA OTURUYOR

CNN'in geçtiği bilgilerine göre, Washington ve Tel Aviv hattında İslamabad zirvesi için hazırlıklar ve stratejik hizalanmalar netleşmeye başladı.

Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşmesi beklenen bu tarihi buluşmada ABD heyetini şu kritik isimlerin oluşturması bekleniyor:

JD Vance: Sürecin başından beri "diplomatik fren" rolü üstlenen Başkan Yardımısı İran'ın da bizzat talebiyle müzakereleri yönetecek.

Jared Kushner: Trump’ın damadı ve Orta Doğu diplomasisindeki kilit ismi.

Steve Witkoff: Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi.

İSRAİL: "RAHATSIZ AMA UYUMLU"

İsrail cephesinde ise durum oldukça hassas. CNN'e konuşan İsrailli yetkililer, ABD-İran ateşkesinden ve Tahran’ın 10 maddelik teklifinin "müzakere edilebilir" bulunmasından duydukları rahatsızlığı gizlemiyor. Ancak Tel Aviv yönetimi, Trump ile karşı karşıya gelmek yerine şimdilik sessiz kalacak.