
Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, İsrail makamları Doğu Kudüs'ün Kalendiya köyünde uzun yıllardır yaşayan ve 7 kişilik ailesinin barındığı Rafet Cevdet Avadullah'a evinin yıkım kararını bayramın birinci günü bildirdi ve evin yıkılması için 3 gün süre verdi.
Filistinli adam, yüksek para cezaları ödememek için 7 kişilik ailesinin barındığı Kalendiya'nın doğusundaki evini kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldı.
Kalendiya'dan gazeteci Mahmud Avadullah, "İşgalci İsrail makamlarının yıkım bildiriminde bulunduğu bölgedeki 7 evden biriydi bu ev. Birçok ev sahibi ağır para cezaları ödememek için evlerini kendileri yıkmak zorunda kaldı. Bölge, Filistinlilerin Kudüs çevresindeki kentleşmesini kısıtlamayı amaçlayan bir politikanın parçası olarak, evler ve tarım tesisleri dahil yıllardır sürekli olarak hedef alınmaktadır." diye konuştu.
İsrail yönetimi yılbaşından bu yana Kudüs'te 200'den fazla ev ve yapıyı yıktı veya sahiplerini bu yapıları yıkmaya zorladı.
- İSRAİL, "RUHSATSIZ" OLDUĞU İDDİASIYLA FİLİSTİNLİLERE AİT YAPILARI YIKIYOR
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları sık sık "ruhsatsız" olduğu iddiasıyla yıkıyor.
İsrail makamları, işgal altındaki Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarımsal faaliyetlere ciddi kısıtlamalar getiriyor, Filistinliler için "ruhsat" alımını da zorlaştırarak neredeyse imkansız hale getiriyor.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan A bölgesinin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.