Şii milislerden Telafer'e operasyon

Türkiye'nin Musul Harekâtı'nda yer almasına karşı çıktığı Şii milis grubu Haşdi Şabi, Musul'un batısındaki Telafer'e operasyon başlattıklarını duyurdu.

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:
https://www.bursahakimiyet.com.tr
Iraklı Şii milis grubu Haşdi Şabi Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Telafer'de DEAŞ'a yönelik operasyon başlattı. Haşdi Şabi Sözcüsü Ahmed el Asadi, yaptığı açıklamada, “Bu sabah, büyük operasyonların ikinci aşaması Musul şehrinin batısından başladı. Orada Haşdi Şabi’den evlatlarınız ve kardeşleriniz iki yıllık küçük düşürücü işgalin ardından, işgal altındaki bölgelerin özgürleştirilmesi görevini üstlendi” dedi. Haşdi Şabi'nin sözcüsü Ahmed el Esadi dün yaptığı açıklamada Telafer yönünde ilerlemek için yaptıkları hazırlıkları tamamladıklarını söylemişti. El Esadi, Irak devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, operasyonun "günler ya da saatler içinde başlayacağını" belirtmişti. TELAFER 2014'TEN BERİ DEAŞ'IN ELİNDE Haşdi Şabi, Iraklı Şii dini lider Ayetullah Ali el Sistani’nin 13 Haziran 2014’teki çağrısının ardından Irak hükümeti tarafından iki gün sonra kurulmuştu. Çoğunluğu hem Sünni hem Şii olan Türkmenlerden oluşan Telafer ilçesi 16 Haziran 2014’te DEAŞ’ın eline geçmişti. İlçe Musul’un 63 kilometre batısında yer alıyor. Şii milis gücü Haşdi Şabi, Irak ordusunun Musul’u geri almak için 17 Ekim’de başlattığı operasyona destek olacağını açıklamıştı. Halk Seferberlik Güçleri (PMF) adı da verilen İran destekli Haşdi Şabi milislerinin Musul operasyonuna katılmasına, Türkiye ve Sünni gruplar karşı çıkıyordu. Zira bu silahlı güçlerin cephede yer alması, DEAŞ'ın elinden alınması hedeflenen bölgelerin Sünni sivil halk büyük tepki gösteriyor. Bağdat hükümetinin resmen tanıdığı Şii milis gruplarının oluşturduğu PMF güçlerini Birleşmiş Milletler ve diğer bazı kurumlar, DEAŞ'tan geri alınan bölgelerde cinayet ve insan kaçırma gibi suçlara karıştıkları nedeniyle kınamıştı. Uluslararası Af Örgütü de yayımladığı bir raporda Şii milislerin DEAŞ’ın elinde bulunan bölgelerden kaçan sivillere, insanlığa karşı suç tanımına girebilecek kadar ciddi insan hakları ihlallerinde bulunduklarını bildirmişti. İngiliz Telegraph gazetesi, Haşdi Şabi'nin, daha önce Tikrit ve Felluce'nin DEAŞ'ın elinden alınmasının ardından bu kentlerde DEAŞ sempatizanı olmakla suçladıkları Sünni sivillere işkence edip öldürmekle suçlandığını hatırlatmıştı.