Altuğ Karataş'tan petrol için ürküten yorum: Akaryakıt fiyatları 100 TL'yi görebilir

Orta Doğu'da baş gösteren savaş dolayısıyla yüksek bir fiyat seyri izleyen petrolle ilgili değerlendirmede bulunan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş akaryakıtta litre başına 100 TL'nin görülebileceğini söyledi. Karataş ayrıca savaşın sürmesi halinde sadece petrolde değil enerjide, gıdada ve gübrede de kriz ortamının oluşabileceğini öne sürdü.

Haber Giriş Tarihi: 08.03.2026 22:38
Haber Güncellenme Tarihi: 08.03.2026 22:38

ABD ile İsrail'in ortak bir kararla İran'a saldırması sonucunda çıkan savaşta İran da Hürmüz Boğazı'nı kapatarak petrol taşımacılığına büyük bir darbe indirdi. Petrol fiyatlarının artmasına karşılık Türkiye'de eşel mobil sistemine geçilirken fiyat artışının yüzde 75 azaltılarak yüzde 25'inin yansıtılması kararı alındı.

Konuyla ilgili TGRT Haber'in Gün Başlıyor programına katılan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Sunucu Seda Akbay'ın sorularını cevaplayarak önemli açıklamalarda bulundu.

"PETROL FİYATLARI 3 HANELİ RAKAMLARA ÇIKABİLİR"

Dünya genelinde petrolün 150 dolar seviyelerini görmesi halinde akaryakıt fiyatlarının üç haneli rakamlara çıkacağını belirten Karataş, mevcut pompa fiyatlarının devletin aldığı kararla 75-80 dolarlık bir maliyet bazında tutulduğunu hatırlattı.

Karataş, savaş nedeniyle dünyanın büyük bir enerji, gıda ve gübre kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek Türkiye’nin ise 2016'dan bu yana sürdürdüğü milli enerji politikası, LNG yatırımları ve artan yerli üretimi sayesinde bu fırtınada hem kendi arz güvenliğini sağladığını hem de Avrupa için stratejik bir "umut merkezi" haline geldiğini söyledi.

Altuğ Karataş, programdaki açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

"Bizdeki fiyatlamanın şu andaki karşılığı petrol fiyatlarındaki 75-80 dolara karşılık gelen pompadaki fiyattır. Aradaki farkı Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşılamaktadır. Eğer petrol fiyatları dünyada 140-150 dolarları görürse 70 dolarda görmüş olduğumuz benzin fiyatı otomatik olarak iki katına çıkacaktır. Siz ne zaman dünyada fiyatının 140 ya da 150 doları gördüğüne şahit olursanız o zaman bizdeki pompa fiyatlarının da üç haneli rakamlara ulaşacağını yani 100 lirayı görebileceğini söyleyebiliriz."

"DÜNYA ÇOKLU BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA"

Karataş ayrıca krizin sadece petrolle sınırlı kalmayacağını, gıda ve sanayi üretimini de vuracağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her türlü risk var. Gıda riski var. Petrol kıtlığı riski var. Doğal gaz kıtlığı riski var. Hürmüz Boğazı’ndaki enerjinin yaklaşık yüzde 80'i Asya'ya doğru gidiyor. Avrupa Birliği'nin sadece Rusya'ya bağımlı olmasının 2022'de getirdiği krizin benzerini, eğer bu savaş uzun sürerse Uzakdoğu ülkeleri yaşayacak. Gübrede aslında Körfez ülkeleri çok önemli bir ihracatçı. Domino taşı etkisi göreceğiz. Gübre de işin içine girecektir, kimyasal ürünler, petrokimya ürünleri girecektir. Bunların hepsi üretimin hammaddesi. Onun için çoklu bir kriz yaşayacağız."

"TÜRKİYE'NİN ENERJİ KITLIĞI ÇEKME RİSKİ YOK"

Türkiye’nin 2016 yılında başlattığı Milli Enerji ve Maden Politikası’nı hatırlatan Karataş, politikanın önemini vurgulayarak Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde geldiği noktayı anlatırken şu cümleleri sarf etti:

"Türkiye'nin enerji kıtlığı çekme riski yok. 5 tane LNG terminali ile Türkiye şu anda Avustralya'dan da gaz alıyor, Amerika'dan da, Cezayir'den de, Katar'dan da gaz alıyor; tedariki çeşitlendirmiş durumda. Irak-Türkiye boru hattını Türkiye muazzam bir diplomasi yürüterek açtı. Basra Körfezi'nden dünyaya gidemeyen petrolün yerine Musul ve Kerkük'teki petrol artık bizim boru hattımızdan akmaya başladı. Kendi doğalgaz üretiminin yüzde 78'ini Sakarya Gaz Sahası'ndan elde ediyor. 2028 sonunda 500 bin varile çıkartacak üretimini. Bu da tüketimin yarısını kendimiz karşılayacağız demektir."

"AVRUPA'NIN UMUDU TÜRKİYE"

Karataş, ayrıca küresel enerji haritasının yeniden çizildiğini belirterek Türkiye'nin Avrupa için kilit bir rol üstlendiğini açıklayarak şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye artık buradaki enerji krizi ile birlikte dünyada yeni bir enerji merkezi olması yolunda ilerliyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte Avrupa'nın elde edemeyeceği doğalgaza alternatif olarak Türkiye, LNG terminalleriyle Avrupa'ya bu transferi gerçekleştirebilir. Bu da Avrupa'nın umudunun Türkiye olacağını gösteriyor."