
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk'ün canlı yayınına konuk oldu. Şimşek, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen'in sorularını yanıtladı.
İşte Bakan Şimşek'in açıklamalarından satır başları;
"Küresel ekonomi derinden etkilendi. İkinci dünya savaşından sonra yaşanan en büyük şok. Tedarik zincirinin normale dönmesi aylar alacak.
Savaş üretim maliyetini artırdı. Küresel enflasyon beklentisi yükseldi. Önemli olan ateşkesin devamı ve bununla birlikte tedarik zincirlerinin yeniden inşasıdır.
"ATEŞKES BOZULURSA BÜYÜMEDE DÜŞÜŞ ENFLASYONDA YÜKSELİŞ OLUR"
Ateşkes bozulursa büyümede düşüş, enflasyonda yükseliş olur.
Gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temelleri aslında sağlam. Türkiye'de de bunu gördük. Türkiye'de risk fiyatlaması çarpıcı biçimde dün indi. Risk iştahının dönme ihtimali oldukça yüksek.
Savaşın süresi beklenenden uzun sürdü, yayılımı da öyle. Ama 45 günün altında kalması olumlu.
Şimdi biz savaşın başladığı gün hemen ertesinde ben bütün ilgili birimleri topladım. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda Finansal İstikrar Toplantısı yaptık. Türkiye’ye etkilerini sınırlamak için neler yapılması gerektiğini kararlaştırdık.
Piyasaların sağlıklı işleyişi çok değerlidir. Şok olduğu zaman ani tepkiler geliyor. O tepkilerin yönetilmesi daha sonraki Türkiye’ye bakış açısını belirliyor.
Biz ne yaptık? Piyasaların işleyişini önceliklendirdik. Dünkü ateşkesle birlikte bizim ikincil piyasada tahvil faizlerimiz 150-200 baz puan indi, CDS’ler 250’nin altına düştü. Bunlar niye önemli? Zamanında verdiğimiz doğru tepkiler bugün bu imkanı sağlıyor.
‘TÜRKİYE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE GÖRE DAHA İYİ PERFORMANS ORTAYA KOYUYOR’
Türkiye bu coğrafyadan çok uzak olan borsalar, Güney Kore, Endonezya... Oralardaki düşüşe oranla ülkemizdeki borsalar dayanıklı çıktı. Bu şu demek: Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koyuyor.
EŞEL MOBİL OLMASAYDI BENZİN VE MAZOT NE KADAR OLURDU?
Eşel Mobil Sisteminin devreye sokulmuş olması bizim neyi önceliklendirdiğimiz ortaya koyuyor. Mazot, benzin gibi ana girdilerdeki fiyatlardaki artışı bütçe üzerinden yöneterek sınırladık. Bu enflasyon açısından önemlidir.
Eğer biz Eşel Mobil Sistemi’ni uygulamaya koymasaydık. Mazotun litresi 103 TL olacaktı, halbuki 86 lira. Benzinin litresi 78 lira olacaktı, halbuki 64 lira.
Şoklar daha uzun sürerse ayrı bir araç setiyle durumu değerlendireceğiz. Bu bir dışsal şok. Çekmecemizde bir tepki fonksiyonu var.
'REZERVLERDE SORUN YOK, REZERVLER GÜÇLÜ'
Yaklaşık 162 milyar dolarlık rezervimiz var. Rezerv yeterliliğinde geçmişten daha iyiyiz. Orada rezerv yeterliliğine yakınız. Rezervlerde şu anda bir sorun yok, rezervlerimiz güçlü. Swap hariç nette de artıdayız. Çok büyük ihtimalle geçmişte olduğu gibi Türkiye’den kaynaklı bir sorun olmadığı için Türkiye’nin makroekonomik temelleri sağlam olduğu için, bugün itibarıyla sağlıklı politikalar uygulandığı için fon akışı tersine çok hızlı dönüyor. Dün çok güçlü bir dönüş başladı.
Kriz öncesine göre rezervler 48.7 milyar dolar düşüş yaşandı. Bu rezerv düşüşünün yalnız 4’te 1’inden fazla altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Geçen seneye göre döviz talebi gerek yurt dışı yerleşikler açısından gerek firmalarımız açısından gerekse hanehalkı açısından daha mütevazı.
'REZERVLERDEKİ DÜŞÜŞÜN YÜZDE 27’Sİ ALTIN FİYAT HAREKETİNDEN'
Altın fiyatı tabi rezervin üçte ikisinden fazlasını altında tuttuğumuz için aşağı yönlü hareketler olumsuz etkiliyor. Rezervlerdeki düşüşün %27’si altın fiyat hareketinden.
"ELEKTRİK VE DOĞAL GAZDA EN UCUZLARDAN BİR TANESİYİZ"
Geldiğimiz noktada şokun enflasyona etkilerini yaşıyoruz, enflasyon beklentisinde bir miktar yükselme, büyümede bir miktar azalma var ama petrol fiyatlarında artış nedeniyle cari açık beklentisinde ciddi artış beklentisi oluştu.
Elektrik ve doğalgazda, OECD ve Avrupa ülkeleri arasında en ucuz elektrik ve doğalgaz fiyatları olduğunu göreceksiniz. En ucuzlardan bir tanesiyiz.
BÖLGEDEKİ ÖRNEĞİN FİNANS MERKEZİ KONUMLAMASINDA TÜRKİYE İÇİN BUNU LEHTE KULLANMA VAR MIDIR?
Bölgemizde savaş istemiyoruz. Çünkü bu coğrafyanın en büyük sanayi üssü Türkiye. O anlamda da birçok sektörde de güçlü, rekabetçi yapımız var. Bölgedeki istikrardan, refah artışından nemalanan bir ülkeyiz. Fırsatçı bir ülke değiliz. Ama uzun bir süredir aslında makroekonomik istikrarı sağladıktan sonra, bir taraftan şoklara karşı direnci inşa ederken, güçlü tarafını da ortaya çıkartma çalışmamız vardı.
Şu anda dünya bize bu anlamda çok olumlu bakıyor. Biz şu anda istikrar adasıyız. Türkiye önemli avantajlara sahip. Savunma sanayisi çok ön plana çıkıyor bu dönemde. Savunma sanayisinden ikili kullanımlara, teknolojinin motoruna dönüşebilir. Savaştan önce de çalışmalarımız vardı. Şimdi ise hızlandırdık. Hem İstanbul finans merkezinde hem de dışında küresel transit ticaret merkezi üslerinden bir tanesi olarak Türkiye’nin konumunu güçlendireceğiz.
"RADİKAL VERGİ İNDİRİMİ GÜNDEMDE"
İkinci konu bölgesel yönetim merkezleri. Çok uluslu şirketler bölgesel üsler kuruyorlar.
Teşvik konularını çok daha radikal olarak ele aldık. Sermayede korumacılığın başladığı, devletlerin müdahil olduğu ortamda biz Türkiye’ye kalıcı üretime yönelik sermayeyi nasıl çekeriz üzerine çalışıyoruz. Firmalara güçlü radikal kurumlar vergisi indirimi çalışmaları yapıyoruz.
Türkiye doğalgaz petrol üreterek cari açığı kapatmayı hedefliyoruz ancak o olana kadar yurtdışından gelecek kişi veya işletmelere nasıl daha cazip koşullar sağlayabiliriz üzerine çalışıyoruz. Türklerin yurtdışından elde ettiği kazançları orada tutmaması üzerine de çalışıyoruz. Özellikle İstanbul finans merkezinin küresel kaynakların yönetildiği bir üsse nasıl dönüştütrürüz üzerine çalışıyoruz.