
Analistler, mevcut çerçevede faiz indirimlerinin hızının ve zamanlamasının enflasyon verileri, fiyatlama davranışları ve iç talepteki seyre bağlı olacağını vurgularken, para politikasında kademeli yol haritasının öne çıkıyor. Buna göre TCMB’nin ani ve sert adımlardan kaçınarak, daha sınırlı ve dikkatli indirim adımlarıyla ilerlemesi öngörülüyor.
Mart toplantısında 100 baz puanlık indirim olasılığı
Raporda, son dönemde artan fiyatlama baskıları ve iç talep koşullarındaki toparlanmanın, TCMB’nin geçtiğimiz ay faiz indirim hızını yavaşlatmasına neden olduğu değerlendiriliyor. Bu çerçevede, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın, Mart ayı Para Politikası Kurulu toplantısında indirim hızının yeniden artırılabilmesi için 'daha yüksek bir eşik' aradığını ortaya koyduğu ifade ediliyor.
ING analistleri, bu yaklaşımın, önümüzdeki ay 100 baz puanlık yeni bir faiz indirimi ihtimalini gündemde tuttuğunu, ancak koşullara bağlı olarak geçici bir duraklamanın da ihtimal dahilinde bulunduğunu belirtiyor. Böyle bir durumda TCMB’nin, veri akışını ve enflasyon görünümünü yeniden değerlendirerek sonraki toplantılarda adım atması beklenebilir.
Faiz beklentisi yıl sonu için yüzde 28
ING’nin baz senaryosunda, TCMB politika faizinin 2026 yılı sonunda yüzde 28 seviyesine kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu öngörü, yıl geneline yayılan kademeli indirim sürecine dayanıyor ve mevcut sıkı para politikası duruşundan kontrollü bir gevşeme patikasına geçileceği varsayımını içeriyor.
Buna karşın raporda, söz konusu faiz tahmini için risklerin yukarı yönlü olduğunun altı çiziliyor. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi, fiyatlama davranışlarında kalıcı bozulma ya da iç ve dış şoklar gibi faktörlerin, politika faizinin beklenenden daha yüksek bir seviyede kalmasına yol açabileceği ifade ediliyor. Bu çerçevede, TCMB’nin izleyeceği adımlar açısından enflasyon verileri ve iç talep dinamikleri belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.