Piyasalar diken üstünde: Altın, gümüş, petrol fiyatları için uzmanından kritik yorum!

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi ve yaşanan sıcak gelişmeler tüm dünyanın radarında. Bu çerçevede piyasalarda nasıl gelişmeler olacağı ve pazartesi günü piyasaların nasıl bir başlangıç yapacağı, piyasaları nelerin beklediği merak ediliyor. Ekonomist Hakan Çınar'dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.

Haber Giriş Tarihi: 01.03.2026 11:49
Haber Güncellenme Tarihi: 01.03.2026 11:49

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi gibi kritik gelişmeler piyasaların da odağında. Piyasalarda ne gibi gelişmelerin olacağı da merak ediliyor. Uzman isimden altında gümüşe ve petrole kadar beklentilere dair değerlendirmeler geldi.

"PAZAR GECESİ ASYA PİYASALARININ AÇILMASIYLA ONS ALTIN FİYATININ FİZİKSEL PİYASALARA BENZER ŞEKİLDE YÜKSELECEĞİNİ ÖNGÖRMEK ÇOK DA ZOR OLMASA GEREK"

TGRT Haber canlı yayınında konuşan ekonomist Hakan Çınar, altın, gümüş, petrolün son yaşanan gelişmelerden etkilenmesi ve ilk dalgalanmalara dair şu ifadeleri kullandı:

"Tabii hemen etkilenmeye başladı. Zaten bekliyorduk açıkçası. Çarşı piyasasında altın hemen rekor bir yükseliş gösterdi. 7600 liradan başlamıştı, gram altın 8250'ye kadar çıktı dün itibarıyla. İsrail'le ABD'nin İran'a yönelik saldırıları hemen anında küresel piyasalara yansıyor. Tabii yatırımcılar için aslında pazartesi gününü beklemek biraz daha doğru olacak. Ama tabii fiziki piyasalarda saldırıların etkileri hemen anında etki etmeye başladı. Dün 7600 lirayla başlamıştı gram altın fiyatları mesela, tabii bu hemen savaş açıklamalarının, misillemenin özellikle başlamasının ardından dediğim gibi 8250 liraya kadar yükseldi. Gümüşte de böyle bir benzer bir artış var. Hemen onu da söylemem lazım. 155 liraya kadar yükseldi. Tabii pazar gecesi Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte ons altın fiyatının da fiziksel piyasalara benzer şekilde yükseleceğini öngörmek çok da zor olmasa gerek.

PETROL FİYATLARI NE OLACAK?

Özellikle Hürmüz'le ilişkilendirerek anlatmak istiyorum. Çünkü biliyorsunuz aslında bu savaşın aynı zamanda dünya ticaretinin ana damarının tıkanıp tıkanmayacağını da ortaya koyuyor. Biraz benim özellikle uzmanlık alanım olan uluslararası ticaret boyutundan da biraz ele alayım isterseniz. Hürmüz Boğazı çok önemli. Şu anda en çok kamuoyunda merak edilen şey petrol fiyatları, tabii altın, gümüş bunlar çok etkilendi, etkilenmeye de devam edecek, orası muhakkak ama öbür taraftan enerjinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu kapanma ki şu anda kapanma kararı açıklandı İran tarafından. Süre verilmedi, kısa süreli de olabilir, uzun süreli de olabilir, onu bilmiyoruz henüz"

HANGİ SENARYOLAR VAR?

Çınar farklı senaryoları da değerlendirdi. "Hangi senaryolar var önümüzde piyasalara ve ekonomiye dair?" sorusuna yanıt veren Çınar şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı neden önemli? Biliyorsunuz 20 milyon varil petrol, bu da dünya ticaretinin yüzde 20'si anlamına geliyor, LNG'nin de yani doğal gazın da yüzde 25'i her gün Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Tabii bu durum bir anlamda artık normal bir risk olmaktan öteye çıkar, ciddi bir kriz olur. Çünkü tam bir arz şoku yaşanıyor burada. Brent petrol 80 dolarlarda, 120 dolarlara hatta 150 dolarlara kadar çıkması muhtemel. Doğal gazda mutlak surette yüzde 30'la yüzde 70 arası bir artışın olması burada söz konusu. Enerji fiyatlarının yükseleceği kesin. Sigorta maliyetleri artacak, tanker geçişlerinde risk olacak vs. Burada tabii şimdi enerji fiyatlarının yükselmesi ne yaratacak? Ona bir parça değineyim. Üretim maliyetlerini artıracak bir defa. Nakliye maliyetleri yükselecek beraberinde. Ve tabii gıda fiyatları da artacak yani beraberinde. Hepimiz biliyoruz ki zaten enflasyonla mücadele dünyanın şu anda uğraştığı en önemli, mücadele ettiği, ta pandemi döneminden bu yana gelen bir sıkıntı ve enflasyon dalgası yeniden tetiklenebilir. Ki bunun da bana göre kritik eşiği diye bakmak lazım; 100 doların üzeri. Yani eğer 100 doların üzerine çıkarsa petrol fiyatları, hele ki 120, 150 dolarlara kadar çıkarsa çok ciddi bir yavaşlama görürüz. Ve resesyon artık o zaman daha fazla dünyada etkili konuşulur hale gelir.

Tedarik zincirleri yine bozulacak, orası bir gerçek. Hürmüz'de yaşanacak sorun, az önce de söylediğim gibi teslim sürelerinin uzaması, navlunların artması, tabii stok tutmaya başlayacak şirketler, bu da finansman maliyetlerine yansıyacak, verimliliği düşürecek, yani dünyada tekrar enflasyonla ilgili bir bu anlamda bir sıkıntının başlayacağını görüyoruz. Öte yandan tabii ticaret yolları yeni yollar aramaya başlayacak, değişecek ticaret yolları, Körfez hattı riskli hale gelecek, işte alternatif rotaları yine konuşmaya başlayacağız, karayolu ve demiryolu taşımacılığı yeniden önemli olmaya başlayacak. Ve Türkiye'nin de tabii burada hiç etkilenmemesi gibi bir ihtimal yok. Doğal olarak biz baktığınızda enerjide çok ciddi anlamda bir ithalatçı rolündeyiz. Her 10 dolarlık artış aslında mutlaka bizde de cari açığa bir etki edecektir, enflasyonu artıracaktır, kur da baskı altına girecektir, bunu mutlak surette göreceğiz. Ama ben kur konusunda çok fazla olumsuz düşünmüyorum. Çünkü kur konusunda istikrarlı geldik şu ana kadar. Bu istikrarın yine devam edeceğini ve kurların aniden yükseliş beklentisinde olanların da bu konuda çok da beklenti içine girmemelerini tavsiye ediyorum açıkçası. Zira ben kur politikasında çok büyük bir etki olacağına inanmıyorum ama özellikle tabii kimya sektörü, plastik sektörü, enerji yoğun sektörler, enerjiye daha fazla bağımlı olan sektörler tabii ki bu durumda biraz daha fazla etkilenecekler"