
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde yapılan 6 beldedeki belediye başkanı ve meclis üyelerinin seçimiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan 5 beldenin kazanıldığını ifade ettiği açıklamasında ana muhalefet partisine de sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca bir süredir siyasetin gündemindeki Kemal Kılıçdaroğlu Özgür Özel çekişmesi hakkında da açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Kurban Bayramı sonrasındaki bu ilk buluşmamız vesilesiyle hac farizasını yerine getirenlerin ibadetlerinin makbul olmasını rabbimden niyaz ediyorum.
"CUMHUR İTTİFAKI ÇOK ANLAMLI BİR ZAFERE İMZA ATTI"
Milletle bütünleşmemiz katlanarak devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat'taki 6 beldedeki belediye başkan ve meclis üyelerini belirlemek için seçime gitti. 6 beldenin 4'ünde AK Parti'nin 1'inde ise MHP'nin adayı ipi göğüslemiştir. Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.
Belediye başkan ve meclis üyelerimize beldelerine hizmet yolunda rabbimden üstün muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Vatandaşlarımıza da teveccühleri için teşekkür ediyorum.
"3 GÜNDÜR SESİ SOLUĞU ÇIKMAZ OLDU"
Yine 7 Haziran pazar günü ülke genelinde 355 mahallede muhtarlık 37 mahallede için sandık kuruldu. Muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor. Başarılar diliyorum. Seçimlerde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkat çekmek istiyorum.
Bir süredir ana muhalefet partisinin aktörleri üst perdeden konuşarak bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Sandık sonuçlarıyla hepsi birden ortadan kaçtı. 3 gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan ne yorum yapan var. Ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var.
"SİZ BU KAFAYLA GİDERSENİZ MİLLETTEN DAHA ÇOK TOKAT YERSİNİZ"
Benzer tabloya 14-28 Mayıs seçimlerinde de şahit olmuştuk. Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde 'öndeyiz' dediler. Sipariş anketlerle seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçları sonucunda bile milleti suçladılar. Hatayı kendilerinde değil milletin tercihlerinde aradılar. Siyasetin sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Faturayı herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine şunu söylemek isterim: 'Beyler kusura bakmayın, siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmezseniz daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların vesayetinden çıkamazsanız daha çok hüsrana uğrarsınız.'
"CHP'NİN KOLTUĞUNU KİMİN İŞGAL ETTİĞİNİN BİZİM NAZARIMIZDA KIYMET-İ HARBİYESİ YOKTUR"
CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in partisini affınıza sığınarak söylüyorum pavyon masalarına düşürenler kendileridir. Rüşvet aldım verdim, şu kişiye şu kadar para verdim diyenler kendileridir. Dün halkın umudu diyenler bugün hain damgası vuranlar yine kendileridir.
Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık.
CHP'nin başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda kıymet-i harbiyesi yoktur. Bu zamana kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı, olmayacaktır. Bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşlara 'Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından 'aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır."