Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var

Haliç Kongre Merkezi’nde 'İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine' programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. Her kim 'Zulüm 1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim 'İstanbul'un statüsü değişin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an-ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 29.05.2026 18:01
Haber Güncellenme Tarihi: 29.05.2026 18:01

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda açıklamalarda bulundu.

"HALA KABULLENEMEYENLER VAR"

Konuşmasında "Rabbim beni Sultan Fatih'in yolundan ayırmasın" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımızdır. İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu hala kabullenemeyenler var. İstanbul’un fethini hâlâ içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz" ifadelerine yer verdi.

HER KİM 'ZULÜM 1453'TE BAŞLADI' DİYORSA..."

Sözlerinin devamında eleştirilerini daha da sertleştiren Erdoğan, "Her kim 'zulüm 1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim 'İstanbul'un statüsü değişin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an-ı Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu'da medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın göğsüne kazınmış Bizans dövmesi ile karşılaşırsınız" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

"Fethin 573. yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel, bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz. Öncelikle her birinizin Kurban Bayramı'nı canı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan bayramda sılası gözünde tüten bütün vatandaşlarımın gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin yeryüzündeki her Müslüman'ın bayramını tebrik ediyorum. Bayramın sizler için tüm İstanbul ve Türkiye için İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını kardeşliğe barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Kestiğimiz, kestiğiniz kurbanların Hak Teala katında makbul olmasını diliyorum.

Bayram, cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur. Asıl böyle anlamını bulur. Türkiye'nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum.

Mübarek bayram günleri, insanımızın dostu, kardeşliği milli ve manevi değerlerini en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlardır. Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin değerliyle dertleniyoruz.

HAYIR KURUMLARINA TEŞEKKÜR ETTİ

Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Dünyanın en icra köşesine kadar milletimizin merhamet, ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin. Şu anda haç farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

"İSTANBUL'UN FETHİNİN 573. YILINA KAVUŞMANIN HEYECANI İÇİNDEYİZ"

İstanbullular bugün bir taraftan Kurban Bayramı'nın sevincini yaşarken diğer taraftan İstanbul'un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde tam 573 sene önce İstanbul'un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul'un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemali edeple iade ediyorum. Yine burada 1000 yıldır semalarımızdan Ezan-ı Muhammedîler eksilmesin, bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın, mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin, her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai-can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum.

"İSTANBUL'UN FETHİ, KARANLIĞIN AYDINLIĞA TEBDİLİDİR"

Fethin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun. İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil, dünyanın göz bebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul'un fethi can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir.

"İSTANBUL'UN FETHİ, 573 YILDIR BATMAYAN BİR GÜNEŞİN DOĞMASIDIR"

İstanbul'un fethi coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır. İstanbul'un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir.

İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi bu topraklarda Malazgirt'le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır.

İstanbul'un fethi milletimizin mefkuresi, ülküsü, Kızılelma'sı uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç'ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih'in azminin, iradesinin, fethi-mübini olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul'un fethi her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakarlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir.

"İSTANBUL'UN FETHİNİ HALEN İÇLERİNE SİNDİREMEYEN HAZIMSIZLAR VAR"

1071'den bu yana bizim vatanımız İstanbul ise 1453'den bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var. İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride, gerekse dışarıda ama buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Her kim 'zulüm 1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır.

"PELERİNİNİ KALDIRIN, GÖĞSÜNE KAZINMIŞ BİZANS DÖVMESİYLE KARŞILAŞIRSINIZ"

Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim, İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında Fethi'yle ve Fatih'le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de, yarın da fırsat vermeyeceğiz.

"YENİ ZAFERLERE İMZA ATACAĞIZ"

Fatih Sultan Mehmet'in bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan Çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a, Yemen'den Lübnan'a, yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim, aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz.

"RABBİM, CUMHUR İTTİFAKI'NIN BİRLİĞİNİ, BERABERLİĞİNİ DAİM EYLESİN"

Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız. İri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceğiz."