
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 23. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun koruma ekibinden Çağlar Türkmen savunma yaptı. İddianamede Çağlar Türkmen'in Ekrem İmamoğlu'nun koruma ekibinden olduğu ve İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın'ın emir ve talimatlarını yerine getirdiği kaydedilmişti. Güvenlik ekibinin, örgütün toplanma yeri olarak kullandığı oteldeki toplantıların gizliliğini sağlamak amacıyla kameraları bant kullanarak kapattıkları, toplantı salonuna sinyal kesici cihazlar getirterek olası bir savcılık soruşturmasına önlem aldıkları ve gizlilik kuralarına riayet sağladıkları ifade edilmişti.
"KAMERALARIN KAPATILMASI EKREM İMAMOĞLU'NUN MAHREMİYETİNİ SAĞLAMAYA YÖNELİKTİR"
İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunma yapan tutuklu sanık Türkmen "1 Ekim 2020'den bu yana İBB'ye bağlı olarak İstanbul Güvenlik Anonim Şirketi'nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bu yargılama maalesef beni işimden etti. Biz sadece işimizi yaptık. Bana suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi, koruma ekibinin kararı ile yapılmıştır. Bu işi yapmamam, görevi ihmal suçu olacaktır. Kameraların kapatılması Ekrem İmamoğlu'nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir" ifadelerini kullandı. "JAMMER CİHAZLARI CAYDIRICILIK VE ÖNLEYİCİ AMAÇLA PROGRAM ALANLARINA GÖTÜRÜLMÜŞTÜR"
Sanık Türkmen, savunmasının devamında "Jammer, önleyicilik ve caydırıcılık amaçlı tarafımca ilgili yerlere götürülüp bırakılmıştır. Bunun kullanılma sebebi Ekrem İmamoğlu'nu fiziki saldırılardan, terör saldırılarından korumak ve masum vatandaşların can güvenliğini sağlamak içindir. Başkana suikast gerçekleştirileceğine dair mektup mevcuttur. Bu cihazlar rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınmıştır, o günden beri İBB envanterinde bulunmaktadır. Jammer cihazları caydırıcılık ve önleyici amaçla program alanlarına götürülmüştür. Benim tek işim Sayın Ekrem İmamoğlu'nu korumak ve kollamak. Biz sadece Ekrem İmamoğlu'nun mahremiyetini koruruz. Sayın başkanın itibarı ve mahremiyeti göz önünde bulundurularak kamera bantlama görevi icra edilmiştir. Ben örgüt falan bilmiyorum. Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun canını, vücut bütünlüğünü korumak ile mükellefim. Ben çıkar amaçlı bir suç örgütüne yardım etmekle suçlanıyorum. Örgüte yardım eden birinin çıkarı olurdu. Ben 55 bin TL ile zar zor geçinen birisiyim. Ortada bir belediye başkanı vardır, bir de başkan beyi koruyan koruma ekibi vardır. Ortada gizlediğim bir suç yoktur" ifadelerini kullandı. "BAŞKA BANTLAMA FAALİYETİNİZ OLDU MU?"
Cumhuriyet savcısı savunmasının ardından sanığa "Bantlama olayı herhalde sık sık yaşanan bir şey. Sizin başka bantlama faaliyetiniz oldu mu?" sorusunu sordu. Sanık Türkmen "Mahremiyet gerektiği durumlarda uygulanmıştır" şeklinde cevap verdi. Savcının "Neye göre bantlama ihtiyacı duyuluyor?" sorusuna ise sanık "Daha önce yaşanan olaylardan dolayı bantlama yapılıyor. Mahremiyet varsa buna göre kapatılıyor" yanıtını verdi. İMAMOĞLU'NDAN SANIĞA SORU
Sanık Ekrem İmamoğlu ise sanığa "Benim canımın, içimin nasıl yandığını biliyor musunuz sayın başkan? 12 aydır çocuğu olan insan burada. Çağlar Bey kameraları sağdan sola mı soldan sağa mı bantladınız?" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, bu sorunun yargılamaya bir katkısı olmadığını söyledi. Ekrem İmamoğlu "İddia makamını savunmayın sayın başkan. Ben söyleyeyim sağdan sola yapıştırdınız, Allah sizi kurtarsın Çağlar Bey. Ben vicdan ile burada çalışıyorum" dedi.Duruşma savunmalar ile sürüyor.