Türkay: Çocukların suça sürüklenmesi toplumun suçu

Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Mehtap Türkay, çocukların suça sürüklenmesinin sadece adli bir konu değil, önemli bir halk sağlığı göstergesi olduğunu söyledi. Türkay, çocuğun suça sürüklenmesinin toplumun suçu olduğunu belirtti.

Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 09:33
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 09:33

Türkay Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin (HASUDER) yayınlandığı Türkiye Sağlık Raporu’nda Türkiye’de suça sürüklenen çocukları yazdı. Türkiye’de çocuk suçluluğunun, bireysel ahlaki başarısızlığın bir sonucu olmadığını vurguladı.

Diken’in sorularını yanıtlayan Türkay, Türkiye’nin çocuk gözaltı oranının 100 bin çocukta 22 olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Demek ki çocuğu suça götüren yolculuğunda onu yalnız bırakmışız. Sosyal ve sosyolojik olarak incelenmesi ve müdahale edilmesi gereken bir grup var. Elbette ki savunduğum cezasızlık değil. Ama buraya kadar gelen çocuğun geçirdiği yolu görmezden gelen bir toplum var. Çocuk örneğin başka bir çocuğun canını aldığı zaman da erişkin gibi yargılanmasını istiyoruz. Ailenin doğal talebidir bu elbette. Suç cezasız kalmamalı tabi ki ama bu etkenleri göz ardı edemeyiz. Türkiye’de çocuk suçluluğu yalnızca cezalandırıcı adalet mekanizmalarıyla etkili bir şekilde ele alınamayacak kadar, birçok katmanın iç içe geçtiği yapısal bir olgu.”

"Çocuklarda da cezasızlık algısı oluşuyor"

Çocuklarda "cezasızlık" algısının oluştuğunu belirten Türkay şöyle devam etti:

“Aslında çocuğun bir ‘tercih hakkı’ var. Suça sürüklenen çocuk, bu tercih hakkını suçtan yana kullanıyor. Cezalandırılansa, tercih hakkını suçtan yana kullanması. Daha küçükken bile çocuklar iyi ile kötüyü ayırabilir. Örneğin birine vurmaması ya da vurduğu (çocuk) da ona vurulmaması gerektiğinin farkında. Yani yanlışı fark ediyorsa, o zaman şiddeti tercih ediyor.”

Döngüyü kırmak için ne gerekli?

Türkay yalnızca ceza, gözetim veya kurumsal izolasyonla çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilemeyeceğini düşündüğünü belirterek; "Suça iten bu döngüyü kırmak için erken, önleyici, çok disiplinli, hak temelli ve toplumsal olarak bütünleşik bir çocuk koruma modeli gerekiyor. Bu müdahaleler olmadan çocuklar sosyal dışlanma ve suça sürüklenme/suçlulaştırma arasındaki döngüde sıkışıp kalıyor" dedi.