
Teknik direktör Mircea Lucescu hayatını kaybetti. Futbol dünyasının simge isimlerinden olan Türk futbolunun da yakından tanıdığı Lucescu hayata gözlerini yumdu.
"BENİM ORADA BİR PARÇAM VAR" DEMİŞTİ...
Türkiye ile oynadığı Dünya Kupası play-off final maçından önce mücadelenin oynanacağı Beşiktaş stadyumu için duygusal ifadeler kullanmıştı. Lucescu, "Benim o stadyumda bir parçam var. Beşiktaş ile bağlarım çok farklı. Onlardan ayrılırken alacağım parayı içeride bırakmıştım ve stadyumun yapılış aşamasında kullanılmasını istemiştim." demişti.
SON MAÇINA İNÖNÜ'DE ÇIKTI...
Kaderin cilvesi... Lucescu, teknik direktörlük kariyerinin son maçına 'Benim orada bir parçam var' dediği İnönü Stadı'nda çıktı. Türkiye ile karşı karşıya geldikten sonra ülkesine dönen Lucescu, kısa süre sonra rahatsızlanıp hastaneye kaldırılmıştı. Kalp yetmezliği sebebiyle yoğun bakıma alınan Lucescu, günlerdir yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Türkiye'ye finalde kaybettiği maç sonrası Hakan Çalhanoğlu'na doya doya sarılan Mircea Lucescu'nun o anları sosyal medyada gündem olmuştu. Lucescu'nun vefatından sonra o anlar yeniden paylaşılmaya başlandı.
KARİYERİNDE SAYISIZ KUPA...
Kariyeri boyunca elde ettiği toplam 37 kupayla dünyanın en çok kupa kazanan teknik direktörleri arasında yer alan Mircea Lucescu'nun görkemli koleksiyonunda; uluslararası arenada kazandığı 1 UEFA Kupası ve 1 UEFA Süper Kupası'nın yanı sıra, Ukrayna'da elde ettiği 9 lig, 7 kupa ve 8 süper kupa şampiyonluğu dikkat çekiyordu.
Efsanevi teknik adam ayrıca memleketi Romanya'da 2'si en üst düzey ve 1'i 2. Lig olmak üzere 3 lig, 3 kupa ve 1 süper kupa zaferi yaşarken; Türkiye'de 2 Süper Lig, İtalya'da 1 Serie B ve Rusya'da 1 Süper Kupa şampiyonluğuna uzanarak bu eşsiz başarıyı inşa etmiştir.
TFF'DEN LUCESCU İÇİN AÇIKLAMA
TFF: ''Türkiye Futbol Federasyonu olarak, Mircea Lucescu’nun vefatı nedeniyle çok büyük bir üzüntü duyduğumuzu belirtir; ailesine, yakınlarına, Romanya Futbol Federasyonu ile Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine başsağlığı dileriz.
Sayın Mircea Lucescu’nun Türk futboluna gerek millî takım gerekse kulüp düzeyinde yapmış olduğu katkılar hiçbir zaman unutulmayacak ve daima övgüyle anılacaktır.'