Bursa'da geleneksel "üç etek" kıyafetini oyuncak bebeklerle geleceğe taşıyor
Bursa'da geleneksel "üç etek" kıyafetini oyuncak bebeklerle geleceğe taşıyor
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan Zeynep Bekil, Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan geleneksel kadın giysisi "üç etek" ile oyuncak bebekleri süslüyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.04.2026 11:11
Haber Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 11:12
Kaynak:
AA
İlçeye bağlı kırsal Göynükbelen Mahallesi'nde doğup büyüyen 71 yaşındaki Bekil, küçük yaşlarından itibaren dikiş ve el işine merak duydu.
Mahalledeki kadınları izleyerek dikiş yapmayı öğrenen Bekil, kendi kıyafetlerini ve evdeki kumaşları keserek oyuncak bebeklere önü açık, yanları yırtmaçlı ve eteği üç parçadan oluşan "üç etek" giysisini dikmeye başladı.
Küçüklüğünden beri süslediği oyuncak bebeklere ve kadınlar için diktiği yöresel giysilere gözü gibi bakan Bekil'in el emeğiyle hazırladığı yöresel kıyafetler ve bebekler, hem geçmişin izlerini taşıyor hem de geleneklerin yaşatılmasına katkı sağlıyor.
4 çocuk annesi Zeynep Bekil, AA muhabirine, önceden kendisine yardım eden 2 komşusundan birinin vefat ettiğini, diğerinin ise rahatsızlandığını, son dönemde her şeyi tek başına yaptığını anlattı.
Torunları için geleneksel giyimli oyuncak bebekler yaptığını, çoğunlukla satış yapmadığını ifade eden Bekil, şöyle konuştu:
"Bir şey kazandığımdan değil de yapmak içimden geliyor. Bununla oyalanıyorum. Bunlar olmasa vakit geçiremem, bana eğlence oluyor. Biraz ruhum sıkılıyor bazı zamanlar. Bunları seviyor, oyalanıyorum. Para kazanmak için falan değil. Parayla yaptırmak isteyen oluyor. Çok para isteyemiyorum ben, utanıyorum istemeye. Emek de vermek gerekiyor. 1-2 günde olan bir şey değil ki. Ben de 'yapmıyorum' diyorum soranlara. Bunları torunlarıma yaptım ben."
"YAŞLANSAM DA BUNLAR ÖLMÜYOR BENİM İÇİMDE"
Bölgede kendisinden başka bu geleneği sürdüren kimse olmadığını belirten Bekil, şunları kaydetti:
"Bunları hep kendim öğrendim. Çocukluktan merakım vardı. Annem bana fistan giydirirdi. Hayvan gütmeye gittiğimde buralarından yırtıp üç etek yaptım kendime. Yatakları, yorganları, her şeyi kesiyordum. İçimden geliyordu. Bunları yaptım, kestim böyle diktim. 2-3 tane yaptım bunları. Kızlarıma takım yapıyorum. Yaşlansam da bunlar ölmüyor benim içimde. Gönül ölmüyor."
Oyuncak bebekleri tanıtan Bekil, "Bunun üstüne takke yapıyorum. Bunun bir şalı, kuşağı var. Üç eteğin altına gömlek yapıyoruz. 'Dökme don' deriz biz, öyle don yapıyoruz altına. Bunu da üstüne giyiyorlar. Üstünde de şalı ve kuşağı var." dedi.
Bekil, komşularının işlemeli kumaşları atmayıp kendisine verdiğini, bunlarla bebeklere giysi diktiğini söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa'da geleneksel "üç etek" kıyafetini oyuncak bebeklerle geleceğe taşıyor
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan Zeynep Bekil, Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan geleneksel kadın giysisi "üç etek" ile oyuncak bebekleri süslüyor.
İlçeye bağlı kırsal Göynükbelen Mahallesi'nde doğup büyüyen 71 yaşındaki Bekil, küçük yaşlarından itibaren dikiş ve el işine merak duydu.
Mahalledeki kadınları izleyerek dikiş yapmayı öğrenen Bekil, kendi kıyafetlerini ve evdeki kumaşları keserek oyuncak bebeklere önü açık, yanları yırtmaçlı ve eteği üç parçadan oluşan "üç etek" giysisini dikmeye başladı.
Küçüklüğünden beri süslediği oyuncak bebeklere ve kadınlar için diktiği yöresel giysilere gözü gibi bakan Bekil'in el emeğiyle hazırladığı yöresel kıyafetler ve bebekler, hem geçmişin izlerini taşıyor hem de geleneklerin yaşatılmasına katkı sağlıyor.
4 çocuk annesi Zeynep Bekil, AA muhabirine, önceden kendisine yardım eden 2 komşusundan birinin vefat ettiğini, diğerinin ise rahatsızlandığını, son dönemde her şeyi tek başına yaptığını anlattı.
Torunları için geleneksel giyimli oyuncak bebekler yaptığını, çoğunlukla satış yapmadığını ifade eden Bekil, şöyle konuştu:
"Bir şey kazandığımdan değil de yapmak içimden geliyor. Bununla oyalanıyorum. Bunlar olmasa vakit geçiremem, bana eğlence oluyor. Biraz ruhum sıkılıyor bazı zamanlar. Bunları seviyor, oyalanıyorum. Para kazanmak için falan değil. Parayla yaptırmak isteyen oluyor. Çok para isteyemiyorum ben, utanıyorum istemeye. Emek de vermek gerekiyor. 1-2 günde olan bir şey değil ki. Ben de 'yapmıyorum' diyorum soranlara. Bunları torunlarıma yaptım ben."
"YAŞLANSAM DA BUNLAR ÖLMÜYOR BENİM İÇİMDE"
Bölgede kendisinden başka bu geleneği sürdüren kimse olmadığını belirten Bekil, şunları kaydetti:
"Bunları hep kendim öğrendim. Çocukluktan merakım vardı. Annem bana fistan giydirirdi. Hayvan gütmeye gittiğimde buralarından yırtıp üç etek yaptım kendime. Yatakları, yorganları, her şeyi kesiyordum. İçimden geliyordu. Bunları yaptım, kestim böyle diktim. 2-3 tane yaptım bunları. Kızlarıma takım yapıyorum. Yaşlansam da bunlar ölmüyor benim içimde. Gönül ölmüyor."
Oyuncak bebekleri tanıtan Bekil, "Bunun üstüne takke yapıyorum. Bunun bir şalı, kuşağı var. Üç eteğin altına gömlek yapıyoruz. 'Dökme don' deriz biz, öyle don yapıyoruz altına. Bunu da üstüne giyiyorlar. Üstünde de şalı ve kuşağı var." dedi.
Bekil, komşularının işlemeli kumaşları atmayıp kendisine verdiğini, bunlarla bebeklere giysi diktiğini söyledi.
Kaynak: AA
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR