Faruk Çelik’ten Bursa ve Bursaspor çıkışı: Bu şehir sahipsiz değil!
Faruk Çelik’ten Bursa ve Bursaspor çıkışı: Bu şehir sahipsiz değil!
64. Hükümet Tarım Bakanı ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik hakkında ortaya atılan iddialar sonrası suskunluğunu bozarak düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Çelik, “İddia varsa belgeyle gelsinler; ispat edemiyorlarsa susacaklar.” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 25.12.2025 12:36
Haber Güncellenme Tarihi: 25.12.2025 13:02
Kaynak:
Ceren Sümbül
64. Hükümet Tarım Bakanı ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, son dönemde sosyal medyada ve çeşitli basın organlarında yer edinen; şahsını hedef alan iddialara ilişkin Bursa İTÜ Evi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.
Siyasetin millete ve devlete hizmet alanı olduğunu, bu kadar önemli bir görevin sorumlulukları olduğunu belirten Çelik, “Sorumluluk aynı zamanda hesap verebilmektir. Sorunlar kalksın istiyorsak bence her sorumlu kişi hesap vermelidir. Tam 30 yıldır siyasette sorumluluk alıyorum.” şeklinde konuşarak siyasi hayatı boyunca aktif olarak görev aldığı hizmetlere dair bilgilendirmelerde bulundu.
“TAŞ ATAN TAŞIN CEVABINI ALIR”
Kendisine yönelik iddialarda bulunan kişilere seslenen Çelik, yüzleşmeye hazır olduğunu, her türlü soruya açık olduğunu ifade ederek, “Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun, bana çok ağır ama çok şerefli görevler verdi. Şanlıurfa’da görev yapmak Türkiye’yi tanımak demektir. 9-10 yıl orada kaldım, hizmet ettim. Şimdi, ‘o olacak, bu olacak’ deniyor. Ne olacağım ben? 11 yıl bakanlık yapmışım. Eğer bugün Bursa’da ya da Türkiye’de bir derde katkım olacaksa, bu bana yeter. Para mı aldım? İhale mi aldım? Hayır. Ama mevsimlikler sürekli bir şeyler uyduruyor. Yiğit olan çıkar, buraya gelir, belgesiyle konuşur. Yoksa kadrolu ve mevsimlik iftiralarla birilerinin piyonu olmak insani değil. Üçüncü grupsa ithal iftiracılar. Dışarıdan malzeme getirip 5 aydır konuşuyorlar ama buraya gelmeye cesaret edemiyorlar. ‘Beni döverler’ diyorlar. Ne dövmesi? Gelseydin buraya, yüzüme karşı söyleseydin. Kusura bakmayın, bu şehir sahipsiz değil. Herkesin izzeti, haysiyeti, çoluk çocuğu var. Bu kadar ucuz yaklaşım olmaz. Bugüne kadar, ‘meyve veren ağaç taşlanır’ dedik, sustuk. Taş atanlara gül attık. Ama buradan sonra öyle yok. Taş atan, taşın cevabını alır; gül atan, gül görür. Algı operasyonlarıyla, ‘bir şey varmış’ havası oluşturulmasına artık kapıyı kapatma zamanı geldi.” dedi.
“İSPAT EDEMİYORSANIZ SUSUN”
Çelik, kendisine yönelik atılan iddiaları destekleyecek bir belge, kanıt sunulmasını isteyerek, “Şahsıma iftiralar atılırken susanlar, ölü taklidi yapanlar var. Yüzde yüz iftira olduğunu bildiğiniz hâlde neden konuşmuyorsunuz? Neden doğrudan yana olmuyorsunuz? Kim kimi besliyor, kim kimden ne alıyor, biliyorsunuz ama susuyorsunuz. İşte bu suskunluk beni konuşturdu. Bundan sonra konuşacağım; kimin yüreği yetecek, göreceğiz. Belediyelerle, kamuyla hiçbir işim olmadı; olmayacak da. ‘Recep Altepe’yi sen getirdin’, ‘Alinur Aktaş döneminde şunu yaptın’, ‘Bozbey döneminde şöyle oldu’ diyorsunuz. Peki belge nerede? Eski valileri, bürokratları konuşturabiliyor musunuz? İspat edemiyorsanız susun. Çocuklarıma gelince: Her türlü imkânım olmasına rağmen hiçbirini devlete yerleştirmedim. Meclise de verebilirdim, kamuya da. Ama yapmadım. Tek bir abim var, 75 yaşında. Kendi arsası değil, vatandaşın arsası üzerine yapılan inşaatlar üzerinden vuruyorsunuz. Eğer bir kayırmacılık varsa çıkın söyleyin, belge koyun. Yoksa susun. Yıllardır hiçbir şey yapmadığı hâlde bir insanı vurmak zulümdür. Eğer bir şey varsa, açıkça söyleyin.“ şeklinde konuştu.
“BİR YERDE DURMAK LAZIM”
Ortak olduğu iddia edilen isimleri sıralayan Çelik, söz konusu iddaları yalanladı. Çelik, “Önce Cavit Bey’le başladı. Yıllarca bakanlık yapmış, sanayiciyle, binlerce insanla muhatap olmuş bir insana ‘ortaklık’ iftirası atılıyor. Cavit Bey’le ortak olmadım; onun en zor dönemine denk geldim. Eğer buna zorluğa ortak olmak deniyorsa, evet, zorluğa ve yorgunluğa ortak olduk. Çünkü binlerce işçi vardı ortada. Ama yapılan ortaklıklar ortada: Bütün mal varlıkları TMSF ve SGK aracılığıyla devlete geçti, fabrikalar devralındı. Buna rağmen hâlâ ortaklık deniliyor. Erikli Su’yla ortakmışız. Şirket çoktan uluslararası bir kuruluşa satılmış, ama hâlâ ortak diyorlar. Faik Çelik’le soyadımız benziyor diye ortak ilan edildik. Sheraton Oteli benimmiş… Bunları utanmadan söylediler. Bir yerde durmak lazım. Gıyasettin Bingöl meselesi var. Sevseniz de sevmeseniz de Bursa bir özel üniversiteye kavuştu. Tebrik etmek gerekirken yine kirli ilişkiler deniliyor. Peki nedir bu ilişkiler? İki kez görüştük. Birincisi, Bursaspor’a sponsor olmak istediğini söyledi. İkincisi, zor durumda olduğunu, yardım istediğini belirtti. Biz de ilgili bankayla görüştürdük; Bursa milletvekilleriyle birlikte. Bunun dışında hiçbir ilişkimiz olmadı. Ama biri çıktı, ‘arkamda planlar var’ havası verdi ve bizi kendini kurtarmak için kullandı.” diye konuştu.
“KENDİ SEÇİMİMLE BİLE İLGİLENEMEDİM”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile iddia edilen ortaklığa da değinen Çelik, “Bozbey, Bursa’da en az görüştüğüm siyasetçilerden biridir. Kendisine şahsi bir talebim hiç olmadı. Kamu adına, millet adına bir şey olacaksa olur; şahsım adına ne isteyebilirim? Ama asıl dert bu değil. Bugün elde edilen sportif başarıyı gölgelemek, bozmak isteyen bir anlayış var. Bu iddialar ezbere söylenecek şeyler değil; belgesi varsa koyun. Bir de, ‘seçimi kaybettirdi’ diyorlar. 3-4 milyonluk bir şehirde seçimi kaybettiren adamsam, niye Artvin’e gönderiyorsunuz? Böyle bulunmaz Hint kumaşı. Üstelik son yerel seçimlerde ben annemi, babamı ve yeğenimi toprağa verdim. Kendi seçimimle bile ilgilenemedim. Aday belirleme sürecine katkım sınırlıydı. Bunları bilmeden konuşmak kolay.” dedi.
“ŞEHİR BİRLEŞTİĞİNDE BU İŞ OLACAĞINI GÖRDÜK”
Gençlik yıllarından bu yana Bursaspor’a sevdalı olduğunu ifade eden Çelik, takıma yıllarca destek sağladığını, son dönemde kentte artan birlik beraberlik bilinci sayesinde Bursaspor’un eski gücüne kavuşmaya başladığını açıkladı. Çelik,“AK Parti iktidara geldikten sonra Özlüce Tesisleri’nin kazandırılmasında büyük emek verdik. 2008-2009’da kulüp sahaya çıkamayacak durumdaydı. Ankara’da her şeyi bıraktık, kısa sürede ciddi bir kaynak bulduk, vergi ve SSK borçlarını yapılandırdık. Ertesi yıl ‘şampiyon olacağız’ dedik ve olduk. 2015-2016’da Bursaspor yine zor durumdayken kulübe nakit destek sağladım. Sonraki yıllarda gidişatın kötü olduğunu söyledim, herkesi topladım ama şehirde birlik sağlanamadı. Sonuç ortada; Bursaspor üçüncü lige kadar düştü. 2024 seçimlerinden sonra Sayın Bozbey beni aradı, ‘Bu iş sizinle olur’ dedi. Hesapları görmeden konuşmak istemedim. Borç tablosu ağırdı ama çıkış mümkün görünüyordu. Şehir birleştiğinde bu işin olacağını gördük. Siyasi partiler, belediye başkanları el ele verdi.” ifadelerine yer vererek mecliste de bu birliğin yansımalarının yaşandığını söyledi.
“BURSASPOR KÜLTÜRÜNE AYKIRI”
Bursaspor ve Somaspor maçında atılan küfürlü tezahürata yönelik konuşan Çelik, “Küfürsüz tribün, kadın ve ailelerin tribünlere gelmesi konusunda ciddi bir hassasiyet oluştu. Uzun süredir sorunsuz bir ortam vardı. Soma’da yaşanan olay ise bu tabloya yakışmadı. Bursa’da 2 yıldır yaşanmayan bir durumun son dakikada ortaya çıkması kabul edilemez. Bu, Bursaspor’un kültürüne aykırı. Provokasyon olduğu çok açık. Bu yüzden küfre karşı net duruş sergilemek zorundayız. Bir cümleyle bile tribünleri yanlış yönlendirmek mümkün. O yüzden sorumlu davranmak, bu dili reddetmek gerekiyor.” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Faruk Çelik’ten Bursa ve Bursaspor çıkışı: Bu şehir sahipsiz değil!
64. Hükümet Tarım Bakanı ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik hakkında ortaya atılan iddialar sonrası suskunluğunu bozarak düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Çelik, “İddia varsa belgeyle gelsinler; ispat edemiyorlarsa susacaklar.” dedi.
64. Hükümet Tarım Bakanı ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, son dönemde sosyal medyada ve çeşitli basın organlarında yer edinen; şahsını hedef alan iddialara ilişkin Bursa İTÜ Evi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.
Siyasetin millete ve devlete hizmet alanı olduğunu, bu kadar önemli bir görevin sorumlulukları olduğunu belirten Çelik, “Sorumluluk aynı zamanda hesap verebilmektir. Sorunlar kalksın istiyorsak bence her sorumlu kişi hesap vermelidir. Tam 30 yıldır siyasette sorumluluk alıyorum.” şeklinde konuşarak siyasi hayatı boyunca aktif olarak görev aldığı hizmetlere dair bilgilendirmelerde bulundu.
“TAŞ ATAN TAŞIN CEVABINI ALIR”
Kendisine yönelik iddialarda bulunan kişilere seslenen Çelik, yüzleşmeye hazır olduğunu, her türlü soruya açık olduğunu ifade ederek, “Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun, bana çok ağır ama çok şerefli görevler verdi. Şanlıurfa’da görev yapmak Türkiye’yi tanımak demektir. 9-10 yıl orada kaldım, hizmet ettim. Şimdi, ‘o olacak, bu olacak’ deniyor. Ne olacağım ben? 11 yıl bakanlık yapmışım. Eğer bugün Bursa’da ya da Türkiye’de bir derde katkım olacaksa, bu bana yeter. Para mı aldım? İhale mi aldım? Hayır. Ama mevsimlikler sürekli bir şeyler uyduruyor. Yiğit olan çıkar, buraya gelir, belgesiyle konuşur. Yoksa kadrolu ve mevsimlik iftiralarla birilerinin piyonu olmak insani değil. Üçüncü grupsa ithal iftiracılar. Dışarıdan malzeme getirip 5 aydır konuşuyorlar ama buraya gelmeye cesaret edemiyorlar. ‘Beni döverler’ diyorlar. Ne dövmesi? Gelseydin buraya, yüzüme karşı söyleseydin. Kusura bakmayın, bu şehir sahipsiz değil. Herkesin izzeti, haysiyeti, çoluk çocuğu var. Bu kadar ucuz yaklaşım olmaz. Bugüne kadar, ‘meyve veren ağaç taşlanır’ dedik, sustuk. Taş atanlara gül attık. Ama buradan sonra öyle yok. Taş atan, taşın cevabını alır; gül atan, gül görür. Algı operasyonlarıyla, ‘bir şey varmış’ havası oluşturulmasına artık kapıyı kapatma zamanı geldi.” dedi.
“İSPAT EDEMİYORSANIZ SUSUN”
Çelik, kendisine yönelik atılan iddiaları destekleyecek bir belge, kanıt sunulmasını isteyerek, “Şahsıma iftiralar atılırken susanlar, ölü taklidi yapanlar var. Yüzde yüz iftira olduğunu bildiğiniz hâlde neden konuşmuyorsunuz? Neden doğrudan yana olmuyorsunuz? Kim kimi besliyor, kim kimden ne alıyor, biliyorsunuz ama susuyorsunuz. İşte bu suskunluk beni konuşturdu. Bundan sonra konuşacağım; kimin yüreği yetecek, göreceğiz. Belediyelerle, kamuyla hiçbir işim olmadı; olmayacak da. ‘Recep Altepe’yi sen getirdin’, ‘Alinur Aktaş döneminde şunu yaptın’, ‘Bozbey döneminde şöyle oldu’ diyorsunuz. Peki belge nerede? Eski valileri, bürokratları konuşturabiliyor musunuz? İspat edemiyorsanız susun. Çocuklarıma gelince: Her türlü imkânım olmasına rağmen hiçbirini devlete yerleştirmedim. Meclise de verebilirdim, kamuya da. Ama yapmadım. Tek bir abim var, 75 yaşında. Kendi arsası değil, vatandaşın arsası üzerine yapılan inşaatlar üzerinden vuruyorsunuz. Eğer bir kayırmacılık varsa çıkın söyleyin, belge koyun. Yoksa susun. Yıllardır hiçbir şey yapmadığı hâlde bir insanı vurmak zulümdür. Eğer bir şey varsa, açıkça söyleyin.“ şeklinde konuştu.
“BİR YERDE DURMAK LAZIM”
Ortak olduğu iddia edilen isimleri sıralayan Çelik, söz konusu iddaları yalanladı. Çelik, “Önce Cavit Bey’le başladı. Yıllarca bakanlık yapmış, sanayiciyle, binlerce insanla muhatap olmuş bir insana ‘ortaklık’ iftirası atılıyor. Cavit Bey’le ortak olmadım; onun en zor dönemine denk geldim. Eğer buna zorluğa ortak olmak deniyorsa, evet, zorluğa ve yorgunluğa ortak olduk. Çünkü binlerce işçi vardı ortada. Ama yapılan ortaklıklar ortada: Bütün mal varlıkları TMSF ve SGK aracılığıyla devlete geçti, fabrikalar devralındı. Buna rağmen hâlâ ortaklık deniliyor. Erikli Su’yla ortakmışız. Şirket çoktan uluslararası bir kuruluşa satılmış, ama hâlâ ortak diyorlar. Faik Çelik’le soyadımız benziyor diye ortak ilan edildik. Sheraton Oteli benimmiş… Bunları utanmadan söylediler. Bir yerde durmak lazım. Gıyasettin Bingöl meselesi var. Sevseniz de sevmeseniz de Bursa bir özel üniversiteye kavuştu. Tebrik etmek gerekirken yine kirli ilişkiler deniliyor. Peki nedir bu ilişkiler? İki kez görüştük. Birincisi, Bursaspor’a sponsor olmak istediğini söyledi. İkincisi, zor durumda olduğunu, yardım istediğini belirtti. Biz de ilgili bankayla görüştürdük; Bursa milletvekilleriyle birlikte. Bunun dışında hiçbir ilişkimiz olmadı. Ama biri çıktı, ‘arkamda planlar var’ havası verdi ve bizi kendini kurtarmak için kullandı.” diye konuştu.
“KENDİ SEÇİMİMLE BİLE İLGİLENEMEDİM”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile iddia edilen ortaklığa da değinen Çelik, “Bozbey, Bursa’da en az görüştüğüm siyasetçilerden biridir. Kendisine şahsi bir talebim hiç olmadı. Kamu adına, millet adına bir şey olacaksa olur; şahsım adına ne isteyebilirim? Ama asıl dert bu değil. Bugün elde edilen sportif başarıyı gölgelemek, bozmak isteyen bir anlayış var. Bu iddialar ezbere söylenecek şeyler değil; belgesi varsa koyun. Bir de, ‘seçimi kaybettirdi’ diyorlar. 3-4 milyonluk bir şehirde seçimi kaybettiren adamsam, niye Artvin’e gönderiyorsunuz? Böyle bulunmaz Hint kumaşı. Üstelik son yerel seçimlerde ben annemi, babamı ve yeğenimi toprağa verdim. Kendi seçimimle bile ilgilenemedim. Aday belirleme sürecine katkım sınırlıydı. Bunları bilmeden konuşmak kolay.” dedi.
“ŞEHİR BİRLEŞTİĞİNDE BU İŞ OLACAĞINI GÖRDÜK”
Gençlik yıllarından bu yana Bursaspor’a sevdalı olduğunu ifade eden Çelik, takıma yıllarca destek sağladığını, son dönemde kentte artan birlik beraberlik bilinci sayesinde Bursaspor’un eski gücüne kavuşmaya başladığını açıkladı. Çelik,“AK Parti iktidara geldikten sonra Özlüce Tesisleri’nin kazandırılmasında büyük emek verdik. 2008-2009’da kulüp sahaya çıkamayacak durumdaydı. Ankara’da her şeyi bıraktık, kısa sürede ciddi bir kaynak bulduk, vergi ve SSK borçlarını yapılandırdık. Ertesi yıl ‘şampiyon olacağız’ dedik ve olduk. 2015-2016’da Bursaspor yine zor durumdayken kulübe nakit destek sağladım. Sonraki yıllarda gidişatın kötü olduğunu söyledim, herkesi topladım ama şehirde birlik sağlanamadı. Sonuç ortada; Bursaspor üçüncü lige kadar düştü. 2024 seçimlerinden sonra Sayın Bozbey beni aradı, ‘Bu iş sizinle olur’ dedi. Hesapları görmeden konuşmak istemedim. Borç tablosu ağırdı ama çıkış mümkün görünüyordu. Şehir birleştiğinde bu işin olacağını gördük. Siyasi partiler, belediye başkanları el ele verdi.” ifadelerine yer vererek mecliste de bu birliğin yansımalarının yaşandığını söyledi.
“BURSASPOR KÜLTÜRÜNE AYKIRI”
Bursaspor ve Somaspor maçında atılan küfürlü tezahürata yönelik konuşan Çelik, “Küfürsüz tribün, kadın ve ailelerin tribünlere gelmesi konusunda ciddi bir hassasiyet oluştu. Uzun süredir sorunsuz bir ortam vardı. Soma’da yaşanan olay ise bu tabloya yakışmadı. Bursa’da 2 yıldır yaşanmayan bir durumun son dakikada ortaya çıkması kabul edilemez. Bu, Bursaspor’un kültürüne aykırı. Provokasyon olduğu çok açık. Bu yüzden küfre karşı net duruş sergilemek zorundayız. Bir cümleyle bile tribünleri yanlış yönlendirmek mümkün. O yüzden sorumlu davranmak, bu dili reddetmek gerekiyor.” dedi.
Kaynak: Ceren Sümbül
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR