İlber Ortaylı: TOKİ yapıları gibi fırlama binaların Bursa'nın manzarasını, trafiğini ve havasını bozduğuna hiç şüphe yok
İlber Ortaylı: TOKİ yapıları gibi fırlama binaların Bursa'nın manzarasını, trafiğini ve havasını bozduğuna hiç şüphe yok
Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Bursa'da inşaa edilen TOKİ yapıları hakkında, "Derhâl ani bir planlama yapılması gerekir. Bunların başında isteyenin istediği yere bina kurmasını önlemek gelir. Hele devletin önceliği ile yapılan TOKİ yapıları gibi, fırlama binaların bu şehrin hem trafiğini hem manzarası hem havasını bozduğuna hiç şüphe yoktur" ifadelerini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 15.02.2026 22:59
Haber Güncellenme Tarihi: 15.02.2026 23:08
Kaynak:
Haber Merkezi
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Bursa'da yapılan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) binalarını sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında eleştirdi. Ortaylı, yapılan bu yeni binaların şehrin havasında, trafiğine ve manzarasına zarar verdiğini belirtti.
Ortaylı, Bursa'daki TOKİ binaları hakkındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"1963 yılı Eylül’üydü. Zor bir yaz geçirmiştim. Bir iki dersten ikmal imtihanına kalmış, lise 1. sınıftan 2. sınıfa geçmiştim. Doğrusu sıkılmıştım; yorucu bir yıldı benim için. Çünkü aynı zamanda Mukadder Sezgin Bey’in açtığı rehber kurslarıyla meşguldüm ve ağır bir sınıf olan lise 1’i de ihmal etmiştim. Ama ziyanı yoktu; bu ihmali hemen telafi ettim, hayatımı değiştiren başka bir safhaya el atmıştım: Türkiye coğrafyasına.
Bunalmıştım. Bütün oğlan çocukları gibi annemle itişerek Türkiye’ye açılmaya karar verdim. İmtihanlar biter bitmez Bursa’ya gittim. Başka yol yoktu; Bursa’ya sabah kalkıp öğlen ulaşıyordunuz. O gün orada kalmak zorundaydınız ve ardından İzmir’de annemin kuzenine gidecektim. Türkiye o yıllarda genç insanların her yerde otel bulup kalabileceği bir ülke değildi.
Bursa büyükannemin evi gibiydi; temiz, ucuz, anane kokan. Henüz kalaylı tabaklarda döner kebap yenirdi. Uludağ’a çıkmak başlı başına bir maceraydı; çıkan da çok azdı. Şehrin içini gezmek bir harikaydı. Akşam bir tur attım; Çekirge’den aşağıya kadar yürümek bir meseleydi ama dünyanın en zevkli turuydu. Zannediyorum iki gece kaldım. Üçüncü gün öğleden sonra İzmir’e giden otobüse bindim.
Şehri gezmeye doyamamıştım. Her mahallesi, her sokağı ayrı bir renk, ayrı bir çekicilik, ayrı bir büyüklük kokuyordu. Nasıl bir devletin ortaya çıkacağı belliydi. Ertesi gün Ege ovasının zenginliğine doğru hareket ettik. Büyülenmiştim.
Bursa’nın halkı kendine göre özellikleri olan bir halktı. Misafirperverdiler, yaşamayı bilirlerdi. Türkçeleri 14. asırdan beri kalan deyimleri bile içerirdi. Bugün bundan bahsetmek mümkün değil tıpkı İstanbul’un nüfusu ve âdetleriyle gelen kalabalıkların içinde erimesi gibi Bursa da aynı akıbete uğramıştır.
700. fetih yılına girmişken Bursa’nın başına gelenleri düşünüyorum. Bugün o şehrin yarattıklarından geçiniyoruz ama o yarattıklarımız bir yerde altın yumurtlayan tavuğu kesmek gibi. Derhâl ani bir planlama yapılması gerekir. Bunların başında isteyenin istediği yere bina kurmasını önlemek gelir. Hele devletin önceliği ile yapılan TOKİ yapıları gibi, fırlama binaların bu şehrin hem trafiğini hem manzarası hem havasını bozduğuna hiç şüphe yoktur."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İlber Ortaylı: TOKİ yapıları gibi fırlama binaların Bursa'nın manzarasını, trafiğini ve havasını bozduğuna hiç şüphe yok
Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Bursa'da inşaa edilen TOKİ yapıları hakkında, "Derhâl ani bir planlama yapılması gerekir. Bunların başında isteyenin istediği yere bina kurmasını önlemek gelir. Hele devletin önceliği ile yapılan TOKİ yapıları gibi, fırlama binaların bu şehrin hem trafiğini hem manzarası hem havasını bozduğuna hiç şüphe yoktur" ifadelerini kullandı.
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Bursa'da yapılan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) binalarını sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında eleştirdi. Ortaylı, yapılan bu yeni binaların şehrin havasında, trafiğine ve manzarasına zarar verdiğini belirtti.
Ortaylı, Bursa'daki TOKİ binaları hakkındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"1963 yılı Eylül’üydü. Zor bir yaz geçirmiştim. Bir iki dersten ikmal imtihanına kalmış, lise 1. sınıftan 2. sınıfa geçmiştim. Doğrusu sıkılmıştım; yorucu bir yıldı benim için. Çünkü aynı zamanda Mukadder Sezgin Bey’in açtığı rehber kurslarıyla meşguldüm ve ağır bir sınıf olan lise 1’i de ihmal etmiştim. Ama ziyanı yoktu; bu ihmali hemen telafi ettim, hayatımı değiştiren başka bir safhaya el atmıştım: Türkiye coğrafyasına.
Bunalmıştım. Bütün oğlan çocukları gibi annemle itişerek Türkiye’ye açılmaya karar verdim. İmtihanlar biter bitmez Bursa’ya gittim. Başka yol yoktu; Bursa’ya sabah kalkıp öğlen ulaşıyordunuz. O gün orada kalmak zorundaydınız ve ardından İzmir’de annemin kuzenine gidecektim. Türkiye o yıllarda genç insanların her yerde otel bulup kalabileceği bir ülke değildi.
Bursa büyükannemin evi gibiydi; temiz, ucuz, anane kokan. Henüz kalaylı tabaklarda döner kebap yenirdi. Uludağ’a çıkmak başlı başına bir maceraydı; çıkan da çok azdı. Şehrin içini gezmek bir harikaydı. Akşam bir tur attım; Çekirge’den aşağıya kadar yürümek bir meseleydi ama dünyanın en zevkli turuydu. Zannediyorum iki gece kaldım. Üçüncü gün öğleden sonra İzmir’e giden otobüse bindim.
Şehri gezmeye doyamamıştım. Her mahallesi, her sokağı ayrı bir renk, ayrı bir çekicilik, ayrı bir büyüklük kokuyordu. Nasıl bir devletin ortaya çıkacağı belliydi. Ertesi gün Ege ovasının zenginliğine doğru hareket ettik. Büyülenmiştim.
Bursa’nın halkı kendine göre özellikleri olan bir halktı. Misafirperverdiler, yaşamayı bilirlerdi. Türkçeleri 14. asırdan beri kalan deyimleri bile içerirdi. Bugün bundan bahsetmek mümkün değil tıpkı İstanbul’un nüfusu ve âdetleriyle gelen kalabalıkların içinde erimesi gibi Bursa da aynı akıbete uğramıştır.
700. fetih yılına girmişken Bursa’nın başına gelenleri düşünüyorum. Bugün o şehrin yarattıklarından geçiniyoruz ama o yarattıklarımız bir yerde altın yumurtlayan tavuğu kesmek gibi. Derhâl ani bir planlama yapılması gerekir. Bunların başında isteyenin istediği yere bina kurmasını önlemek gelir. Hele devletin önceliği ile yapılan TOKİ yapıları gibi, fırlama binaların bu şehrin hem trafiğini hem manzarası hem havasını bozduğuna hiç şüphe yoktur."
Kaynak: Haber Merkezi
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR