Hava Durumu

İMSİAD Başkanı Şeref Demir: Bursa’da kentsel dönüşüm artık zorunluluk

Bursa Hakimiyet Youtube kanalında yayınlanan Mahfel programına konuşan İMSİAD, İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, Bursa’da kentsel dönüşümün deprem riski ve dirençsiz yapı stoku nedeniyle artık ertelenemeyecek bir zorunluluk haline geldiğini açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 14:13
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 14:18
Kaynak: Ceren Sümbül

İMSİAD, İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, Bursa Hakimiyet Youtube kanalında yayınlanan Mahfel programının konuğu oldu. Bursa Hakimiyet Program Koordinatörü İrem Deniz’in sorularını yanıtlayan Demir, Bursa’da kentsel dönüşümün artık bir zorunluluk olduğunun altını çizerek, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, finansman desteğinin sağlanması ve vatandaşın dönüşüme aktif katkı vermesi gerektiğini açıkladı.

Demir, 2025 yılının inşaat ve gayrimenkul sektörü açısından makroekonomik dengelerin sahaya en fazla yansıdığı bir dönem olduğunu belirterek enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikası uygulandığını ve bu sıkı para politikasının sonucu olarak konut kredi faizlerine ulaşmanın zor olduğu, aynı zamanda da finansman olarak maliyetlerin arttığı bir dönemin yaşandığını aktardı.

“TALEBİN SATIŞA DÖNECEĞİ BEKLENTİMİZ”

Tüm bunlara rağmen konuta olan ihtiyacın azalmadığını söyleyen Demir, “Bu yalnızca ileriye doğru ötelenerek birikti. Önümüzdeki dönemde bu birikmiş olan talebin satışa döneceği ile ilgili bir beklentimiz söz konusu. 2025 yılı süreci içerisinde maliyetlerdeki o geçmiş dönemdeki yoğun artış biraz daha seviyeyi azaltarak bir artışa yol açtı.” şeklinde konuşarak finansman maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı piyasaya yansımadığını aktardı.

“ARSA POLİTİKASI BELİRLENMELİ”

İnşaat sektörünün maliyet artışlarının yanı sıra fiyatı belirleyicinin ana faktörün arsa olduğunu vurgulayan Demir, maliyetin yarısını oluşturduğunu bu durumun kendilerinin kanayan yarası olduğunu dile getirdi. Arsa politikasının baştan belirtmesi gerektiğinin altını çizen Demir, “Arsa kıt olan bir şey, dünya var olduğundan beri sabit olan, bir sebze meyve gibi üretilmeyen bir alan. Dolayısıyla bunu bir rant aracı olmaktan çıkarıp konut üzerindeki o baskın maliyet faktörünü çözmemiz gerekiyor. Arsa politikasıyla ilgili bizim İMSİAD olarak çok detaylı çalışmalarımız var. Bunu ilgili bakanlıklara, ilgili mercilere sunduk.” diye konuşarak önümüzdeki dönemde beklentilerin söz konusu olduğunu söyledi.

“FARKLI BİR YAPILAŞMAYA GİTMEK İSTİYORUZ”

Demir, mekânsal planlamanın kent için artık olmazsa olmaz bir durum olduğunu belirterek şehrin içerisindeki sanayi alanlarının daha modern, düzgün sanayi alanlarına taşınıp buradaki rezerv alanlarının konut için kullanılması gerektiğini ifade etti. Mudanya yolu üzerinde Akpınar bölgesinde bir kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirdiklerini söyleyen Demir, “Bin üzerinde bağımsız bölüm gerçekleştiriyoruz. 5 bin 500’e yakın bağımsız bölüm bitme noktasında ve 18-24 aya yakın bir sürede 5 bin 500 bağımsız bölümü dönüştürebilecek kapasitemiz oldu ve bunu 34 firmayla yaptık. Biz İMSİYAD ve İMSİFED olarak farklı bir yapılaşmaya da gitmek istiyoruz. Fon benzeri yönetimlerle birlikte bir güç oluşturarak Bursa’da daha geniş ölçekte projeleri masaya yatırarak yaşanabilir, gelecek nesle düzgün bir şehir bırakacak şekilde planlamalarımız var.” diye konuşarak önümüzdeki süreçte bunları hayata geçireceklerini duyurdu.

“DİRENÇSİZ BİR YAPI STOĞUNA SAHİBİZ”

Kentsel dönüşümün şart olduğunun altını çizen Demir, deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Demir, ekonomik gücü olmayanlar için devletin uzun vadeli krediler ve finansman desteği sağlayacağını, diğer kesimlerinse katkı sunmasının önemli olduğunu vurguladı. Şehrin imkanlarıyla para kazanan firmaların kârlarından fedakârlık göstererek buna katkı koyması gerektiğini vurgulayan Demir, “Aksi takdirde kentsel dönüşümü gerçekleştirme şansımız yok. Maalesef şu anki durum istediğimiz ölçüde değil. Şehrin büyük bir kısmında dirençsiz bir yapı stoğuna sahibiz. Nilüfer bölgesindeki binaların sağlam olduğu yönünde bir kanaat var. Maalesef öyle değil. Normal şartlarda bir yapının beton direncinin C25 ile C35 arasında olması gerekiyor. Ancak C4, C5 seviyelerinde betonlarla karşılaştık.” şeklinde konuşarak bu konuyu kendilerine dert edindiklerini, ticari bir kazanç amaçlarının olmadığının altını çizdi.

Kaynak: Ceren Sümbül

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.