Avusturya'da geçen yıl 1647 ırkçı saldırı kayda geçti
Avusturya'da geçen yıl 1647 ırkçı saldırı kayda geçti
Avusturya'da, 2024'te 1647 ırkçı saldırı kayıtlara geçerken, bunların yüzde 61'inin çevirim içi ortamda gerçekleştiği duyuruldu.
Haber Giriş Tarihi: 20.03.2025 14:43
Haber Güncellenme Tarihi: 20.03.2025 14:44
Kaynak:
AA
Ülkede 20 yılı aşkın süredir ırkçı saldırıları kayıt altına alan sivil toplum kuruluşu, Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Tepki (ZARA), "2024 Irkçılık Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı.
Rapora göre, 2023’te 1302 olan ırkçı saldırılar geçen yıl artarak 1647’ye yükselirken, bunların yüzde 61’i "dijital platformlarda", yüzde 39’u ise sosyal yaşamın farklı alanlarında gerçekleşti.
"İNTERNET", 1009 VAKA İLE IRKÇI SALDIRILARIN EN ÇOK YAŞANDIĞI ORTAM OLDU.
Irkçı saldırıların en fazla görüldüğü ikinci yer, yüzde 13 ile "kamuya açık alanlar" olarak kaydedildi. Ülkede geçen yıl, "eğlence ve hizmet" sektöründe yüzde 11, "kamu kurum ve kuruluşlarında" da yüzde 6 oranında ırkçı saldırı meydana geldi. Sosyal yaşamın diğer alanlarında ise yüzde 8 oranında saldırı aktarıldı.
Irkçı saldırıların yüzde 79'u şahitler tarafından, yüzde 21'i ise mağdurlar tarafından bildirildi. Bu oranın, "Bunu kayıt altına alsak da ya da polise bildirsek de nasıl olsa bir sonuç alamayız" düşüncesinin yansıması olduğu ifade ediliyor.
ZARA yöneticisi Rita Isiba, rapora ilişkin yaptığı sunumda, bu yılki raporda daha çok sağlık sektöründe yaşanan ayrımcı, ötekileştirici ve ırkçı yaklaşımlara odaklanıldığını belirtti.
Isiba, raporun, göçmenlerin ve göçmen kökenli kişilerin tıbbi kurumlarda genellikle ciddiye alınmadığını, şikayetlerinin göz ardı edildiğini ve ağrılarının önemsiz görüldüğünü söyleyerek, "Irkçılık, bir kişinin tıbbi bakım kalitesini belirlediğinde, bu durum hayati tehlikeye yol açabilir. Çalışmalarımızda, mağdurların etkili şikayet mekanizmalarından ve korunma alanlarından yoksun olduğunu görüyoruz." dedi.
Irkçılık Raporu'nda belgelenen vakaların istisnai durumlardan ziyade yapısal bir soruna işaret ettiğini vurgulayan Isiba, bununla mücadele etmek için siyasi karar vericilerin tutarlı önlemler alması gerektiğini, sivil toplumun da katkı sağlamasının önemli olduğunu kaydetti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Avusturya'da geçen yıl 1647 ırkçı saldırı kayda geçti
Avusturya'da, 2024'te 1647 ırkçı saldırı kayıtlara geçerken, bunların yüzde 61'inin çevirim içi ortamda gerçekleştiği duyuruldu.
Ülkede 20 yılı aşkın süredir ırkçı saldırıları kayıt altına alan sivil toplum kuruluşu, Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Tepki (ZARA), "2024 Irkçılık Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı.
Rapora göre, 2023’te 1302 olan ırkçı saldırılar geçen yıl artarak 1647’ye yükselirken, bunların yüzde 61’i "dijital platformlarda", yüzde 39’u ise sosyal yaşamın farklı alanlarında gerçekleşti.
"İNTERNET", 1009 VAKA İLE IRKÇI SALDIRILARIN EN ÇOK YAŞANDIĞI ORTAM OLDU.
Irkçı saldırıların en fazla görüldüğü ikinci yer, yüzde 13 ile "kamuya açık alanlar" olarak kaydedildi. Ülkede geçen yıl, "eğlence ve hizmet" sektöründe yüzde 11, "kamu kurum ve kuruluşlarında" da yüzde 6 oranında ırkçı saldırı meydana geldi. Sosyal yaşamın diğer alanlarında ise yüzde 8 oranında saldırı aktarıldı.
Irkçı saldırıların yüzde 79'u şahitler tarafından, yüzde 21'i ise mağdurlar tarafından bildirildi. Bu oranın, "Bunu kayıt altına alsak da ya da polise bildirsek de nasıl olsa bir sonuç alamayız" düşüncesinin yansıması olduğu ifade ediliyor.
"MAĞDURLAR, ETKİLİ ŞİKAYET MEKANİZMALARINDAN YOKSUN"
ZARA yöneticisi Rita Isiba, rapora ilişkin yaptığı sunumda, bu yılki raporda daha çok sağlık sektöründe yaşanan ayrımcı, ötekileştirici ve ırkçı yaklaşımlara odaklanıldığını belirtti.
Isiba, raporun, göçmenlerin ve göçmen kökenli kişilerin tıbbi kurumlarda genellikle ciddiye alınmadığını, şikayetlerinin göz ardı edildiğini ve ağrılarının önemsiz görüldüğünü söyleyerek, "Irkçılık, bir kişinin tıbbi bakım kalitesini belirlediğinde, bu durum hayati tehlikeye yol açabilir. Çalışmalarımızda, mağdurların etkili şikayet mekanizmalarından ve korunma alanlarından yoksun olduğunu görüyoruz." dedi.
Irkçılık Raporu'nda belgelenen vakaların istisnai durumlardan ziyade yapısal bir soruna işaret ettiğini vurgulayan Isiba, bununla mücadele etmek için siyasi karar vericilerin tutarlı önlemler alması gerektiğini, sivil toplumun da katkı sağlamasının önemli olduğunu kaydetti.
Kaynak: AA
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR