Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, kumar oynama bozukluğu yaşayan bireylerde depresyon şiddeti arttıkça kumar davranışının ağırlaştığını, kontrol kaybı algısının güçlendiğini ve tedavi motivasyonunun zayıflayabildiğini ortaya koydu.
Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 13:29
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 13:29
Kaynak:
Haber Merkezi
Yeşilay'dan yapılan açıklamaya göre, Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Addicta'nın Baş Editörü Prof. Dr. Hakan Coşkunol, İrem Peker ve Oğuz Peker tarafından yürütülen çalışmada, kumar oynama bozukluğu nedeniyle yardım arayan 60 erkek hasta incelendi.
Katılımcıların yaş ortalaması 35 olarak kaydedilirken, çalışmada depresyon şiddeti, kumar davranışının düzeyi ve tedavi motivasyonu birlikte değerlendirildi.
Bulgulara göre, depresyon düzeyi yükseldikçe kumar davranışının şiddeti de artış gösterdi. Aynı zamanda bireylerde kumarı durduramama düşüncesinin daha baskın hale geldiği ve tedaviye duyulan güvenin azaldığı görüldü.
Araştırma, kumar sorunu ağırlaştıkça bireylerin tedaviye daha çok dışsal nedenlerle yöneldiğini ortaya koydu. Buna göre maddi kayıplar, aile baskısı ve sosyal sorunların bu süreçte belirleyici olabildiği belirtildi.
Araştırmaya göre, birçok kişi kumarı bir kazanç yolu ya da çıkış kapısı olarak görüyor. Özellikle "kazanma sırası bende" düşüncesi, en yaygın yanılgılardan biri olarak öne çıkıyor. Bu düşünce güçlendikçe kumarda geçirilen süre ve harcanan para artıyor, kişiler kumarı bırakmakta daha fazla zorlanıyor. Uzun süre devam eden kumar davranışıyla birlikte bu düşünceler daha da yerleşiyor. Zamanla kişi kontrolün kendisinde olduğunu düşünse de süreç giderek zorlaşıyor.
Katılımcıların büyük bölümünden başka ruhsal sorunlar da tespit edildi
Çalışmada katılımcıların büyük bölümünde başka ruhsal sorunların da olduğu görüldü. Katılımcıların yüzde 68,3'ünde en az bir psikiyatrik sorun tespit edilirken, en sık görülen durumun depresyon olduğu belirlendi.
Depresyon tanısı bulunanların oranı ise yüzde 35 olarak kaydedildi.
Araştırma, ek ruhsal sorunları olmayan bireylerin destek alma konusunda daha istekli olduğunu gösterirken, buna karşılık depresyon ve diğer sorunların eşlik ettiği durumlarda bu isteğin azalması dikkati çekti.
Sonuç olarak araştırma, kumar davranışının sadece bir alışkanlık olarak değil, kişinin ruh hali ve düşünce biçimiyle birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koydu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Depresyon kumar oynama bozukluğunu tetikliyor
Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, kumar oynama bozukluğu yaşayan bireylerde depresyon şiddeti arttıkça kumar davranışının ağırlaştığını, kontrol kaybı algısının güçlendiğini ve tedavi motivasyonunun zayıflayabildiğini ortaya koydu.
Yeşilay'dan yapılan açıklamaya göre, Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Addicta'nın Baş Editörü Prof. Dr. Hakan Coşkunol, İrem Peker ve Oğuz Peker tarafından yürütülen çalışmada, kumar oynama bozukluğu nedeniyle yardım arayan 60 erkek hasta incelendi.
Katılımcıların yaş ortalaması 35 olarak kaydedilirken, çalışmada depresyon şiddeti, kumar davranışının düzeyi ve tedavi motivasyonu birlikte değerlendirildi.
Bulgulara göre, depresyon düzeyi yükseldikçe kumar davranışının şiddeti de artış gösterdi. Aynı zamanda bireylerde kumarı durduramama düşüncesinin daha baskın hale geldiği ve tedaviye duyulan güvenin azaldığı görüldü.
Araştırma, kumar sorunu ağırlaştıkça bireylerin tedaviye daha çok dışsal nedenlerle yöneldiğini ortaya koydu. Buna göre maddi kayıplar, aile baskısı ve sosyal sorunların bu süreçte belirleyici olabildiği belirtildi.
Araştırmaya göre, birçok kişi kumarı bir kazanç yolu ya da çıkış kapısı olarak görüyor. Özellikle "kazanma sırası bende" düşüncesi, en yaygın yanılgılardan biri olarak öne çıkıyor. Bu düşünce güçlendikçe kumarda geçirilen süre ve harcanan para artıyor, kişiler kumarı bırakmakta daha fazla zorlanıyor. Uzun süre devam eden kumar davranışıyla birlikte bu düşünceler daha da yerleşiyor. Zamanla kişi kontrolün kendisinde olduğunu düşünse de süreç giderek zorlaşıyor.
Katılımcıların büyük bölümünden başka ruhsal sorunlar da tespit edildi
Çalışmada katılımcıların büyük bölümünde başka ruhsal sorunların da olduğu görüldü. Katılımcıların yüzde 68,3'ünde en az bir psikiyatrik sorun tespit edilirken, en sık görülen durumun depresyon olduğu belirlendi.
Depresyon tanısı bulunanların oranı ise yüzde 35 olarak kaydedildi.
Araştırma, ek ruhsal sorunları olmayan bireylerin destek alma konusunda daha istekli olduğunu gösterirken, buna karşılık depresyon ve diğer sorunların eşlik ettiği durumlarda bu isteğin azalması dikkati çekti.
Sonuç olarak araştırma, kumar davranışının sadece bir alışkanlık olarak değil, kişinin ruh hali ve düşünce biçimiyle birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koydu.
Kaynak: Haber Merkezi
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR