Ermeni çetelerin 1918'de katlettiği Azerbaycanlılar anılıyor
Ermeni çetelerin 1918'de katlettiği Azerbaycanlılar anılıyor
Ermeni çeteler tarafından 1918'de yapılan, 50 bin kişinin hayatını kaybettiği katliamın kurbanları, "Azerbaycanlıların Soykırım Günü"nde anılıyor.
Haber Giriş Tarihi: 31.03.2026 11:21
Haber Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 11:22
Kaynak:
AA
Azerbaycan topraklarında Ermeni çetelerin 108 yıl önce yaptığı katliam, ülke tarihinin en feci katliamlarından biri olarak görülüyor.
20. yüzyılın başlarında Çar Rusyasının son dönemlerinde Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş Ermeniler, otorite boşluğundan faydalanarak Azerbaycanlıları katletmeye ve onlara ait toprakları ele geçirmeye başladı.
1905'ten itibaren örgütlenip silahlanan Ermeniler, Azerbaycanlıları yıldırmak için başta Bakü olmak üzere, tüm bölgelerde karışıklıklar çıkardı.
1917'de Rusya'da gerçekleştirilen devrimle çarlık rejimi yıkıldı. İktidara gelen Bolşevikler, Bakü'de de yönetimi ele geçirdi. Bolşeviklerin Ermeni lideri Stepan Şaumyan, Ermeni çetelere siyasi ve maddi destek sağladı, böylece Azerbaycanlılara karşı saldırılar arttı.
Ermeni ve Bolşevik çeteler, 1918'de 30 Mart-3 Nisan'da Bakü, Şamahı, Guba, Haçmaz, Lenkeran, Hacıgabul, Salyan, Zengezur, Karabağ, Nahçıvan ve diğer bölgelerde 50 bin Azerbaycanlıyı katletti.
Katliam, "Kafkas İslam Ordusu" ismi verilen Osmanlı ordusunun Azerbaycan'a yardıma gelmesi ve ülkeyi çetelerden temizlemesiyle son buldu.
Azerbaycan'da 1918'de Ermenilerce uygulanan mezalim ve katliam, "soykırım" olarak kabul ediliyor.
Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1998'de imzaladığı kararnameyle 31 Mart'ın "Azerbaycanlıların Soykırım Günü" olarak anılmasına karar vermişti.
"1918 olayları soykırım olarak tanınmalıdır"
Azerbaycan Ombudsmanı Sabina Aliyeva, 1918'in mart-nisan aylarında yaşanan olayların, Azerbaycanlılara yönelik sistemli saldırıların en kanlı ve trajik örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Aliyeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle 20. yüzyılın başlarından itibaren Ermeniler tarafından hem Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerinde hem de bugünkü Ermenistan topraklarında Azerbaycanlılara karşı sistemli ve acımasız suçlar işlendiğini ifade etti.
Söz konusu süreçte binlerce masum insanın milli ve dini kimlikleri nedeniyle öldürüldüğünü belirten Aliyeva, bu olayların tarihe kitlesel katliamlar olarak geçtiğini kaydetti.
Aliyeva, Azerbaycanlılara karşı işlenen soykırım suçlarının uluslararası düzeyde tanınmasının ve adaletin sağlanmasının, gelecekte insanlığa karşı benzer suçların tekrar etmemesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Uluslararası kuruluşlar ile Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletlere çağrıda bulunan Aliyeva, "Azerbaycanlılara yönelik etnik temizlik ve soykırım suçlarına karşı ilkesel tutum sergilenmeli ve 1918 olayları soykırım olarak tanınmalıdır." ifadelerini kullandı.
"Azerbaycanlılar etnik ve dini kimlikleri nedeniyle hedef alındı"
Azerbaycan Pedagoji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Dilgam Ahmed, 1918'de Azerbaycan'da yaşanan olayların, bölgenin yerli unsurları olan Müslüman ve Türk nüfusu hedef alan planlı bir katliam olduğunu belirtti.
Ahmed, 28 Mayıs 1918'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından oluşturulan araştırma komisyonunun hazırladığı 36 ciltlik raporun, Bakü ve çevresinde yaşananların boyutunu açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Söz konusu raporun hukuki esaslara göre hazırlandığını vurgulayan Ahmed, belgelerde Bakü'de 11 bin, Şamahı şehir merkezinde yaklaşık 10 bin, Şamahı'nın köylerinde ise 10 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğinin kayıt altına alındığını, kurbanların isim listelerinin de bulunduğunu aktardı.
Ahmed, Guba'da ortaya çıkarılan toplu mezarların yaşananların somut kanıtı olduğunu söyleyerek burada da yaklaşık 4 bin kişinin öldürüldüğünü belirtti.
Karabağ ve Zengezur bölgelerinde yaşananlarla birlikte toplam can kaybının en az 50 bine ulaştığını kaydeden Ahmed, bu olayların Ermeni silahlı gruplarının daha fazla toprak elde etme ve "Büyük Ermenistan" hedefi doğrultusunda gerçekleştirdiği sistematik eylemler olduğunu söyledi.
Ahmed ayrıca, dönemin Bolşevik yönetiminin de söz konusu olaylarda önemli rol oynadığını belirterek, Vladimir Lenin liderliğindeki Bolşeviklerin Ermeni gruplara destek verdiğini ifade etti.
Eski Sovyet döneminde yayımlanan eserlerde olayların, Azerbaycanlıların Müsavat Partisi ile Ermenilerin Taşnaksutyun Partisi arasındaki bir çatışma gibi gösterildiğini dile getiren Ahmed, "Gerçekler uzun süre gizlendi. Oysa yaşananlar, Azerbaycanlıların etnik ve dini kimlikleri nedeniyle hedef alındığı bir katliamdı." değerlendirmesinde bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ermeni çetelerin 1918'de katlettiği Azerbaycanlılar anılıyor
Ermeni çeteler tarafından 1918'de yapılan, 50 bin kişinin hayatını kaybettiği katliamın kurbanları, "Azerbaycanlıların Soykırım Günü"nde anılıyor.
Azerbaycan topraklarında Ermeni çetelerin 108 yıl önce yaptığı katliam, ülke tarihinin en feci katliamlarından biri olarak görülüyor.
20. yüzyılın başlarında Çar Rusyasının son dönemlerinde Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş Ermeniler, otorite boşluğundan faydalanarak Azerbaycanlıları katletmeye ve onlara ait toprakları ele geçirmeye başladı.
1905'ten itibaren örgütlenip silahlanan Ermeniler, Azerbaycanlıları yıldırmak için başta Bakü olmak üzere, tüm bölgelerde karışıklıklar çıkardı.
1917'de Rusya'da gerçekleştirilen devrimle çarlık rejimi yıkıldı. İktidara gelen Bolşevikler, Bakü'de de yönetimi ele geçirdi. Bolşeviklerin Ermeni lideri Stepan Şaumyan, Ermeni çetelere siyasi ve maddi destek sağladı, böylece Azerbaycanlılara karşı saldırılar arttı.
Ermeni ve Bolşevik çeteler, 1918'de 30 Mart-3 Nisan'da Bakü, Şamahı, Guba, Haçmaz, Lenkeran, Hacıgabul, Salyan, Zengezur, Karabağ, Nahçıvan ve diğer bölgelerde 50 bin Azerbaycanlıyı katletti.
Katliam, "Kafkas İslam Ordusu" ismi verilen Osmanlı ordusunun Azerbaycan'a yardıma gelmesi ve ülkeyi çetelerden temizlemesiyle son buldu.
Azerbaycan'da 1918'de Ermenilerce uygulanan mezalim ve katliam, "soykırım" olarak kabul ediliyor.
Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1998'de imzaladığı kararnameyle 31 Mart'ın "Azerbaycanlıların Soykırım Günü" olarak anılmasına karar vermişti.
"1918 olayları soykırım olarak tanınmalıdır"
Azerbaycan Ombudsmanı Sabina Aliyeva, 1918'in mart-nisan aylarında yaşanan olayların, Azerbaycanlılara yönelik sistemli saldırıların en kanlı ve trajik örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Aliyeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle 20. yüzyılın başlarından itibaren Ermeniler tarafından hem Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerinde hem de bugünkü Ermenistan topraklarında Azerbaycanlılara karşı sistemli ve acımasız suçlar işlendiğini ifade etti.
Söz konusu süreçte binlerce masum insanın milli ve dini kimlikleri nedeniyle öldürüldüğünü belirten Aliyeva, bu olayların tarihe kitlesel katliamlar olarak geçtiğini kaydetti.
Aliyeva, Azerbaycanlılara karşı işlenen soykırım suçlarının uluslararası düzeyde tanınmasının ve adaletin sağlanmasının, gelecekte insanlığa karşı benzer suçların tekrar etmemesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Uluslararası kuruluşlar ile Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletlere çağrıda bulunan Aliyeva, "Azerbaycanlılara yönelik etnik temizlik ve soykırım suçlarına karşı ilkesel tutum sergilenmeli ve 1918 olayları soykırım olarak tanınmalıdır." ifadelerini kullandı.
"Azerbaycanlılar etnik ve dini kimlikleri nedeniyle hedef alındı"
Azerbaycan Pedagoji Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Dilgam Ahmed, 1918'de Azerbaycan'da yaşanan olayların, bölgenin yerli unsurları olan Müslüman ve Türk nüfusu hedef alan planlı bir katliam olduğunu belirtti.
Ahmed, 28 Mayıs 1918'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından oluşturulan araştırma komisyonunun hazırladığı 36 ciltlik raporun, Bakü ve çevresinde yaşananların boyutunu açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
Söz konusu raporun hukuki esaslara göre hazırlandığını vurgulayan Ahmed, belgelerde Bakü'de 11 bin, Şamahı şehir merkezinde yaklaşık 10 bin, Şamahı'nın köylerinde ise 10 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğinin kayıt altına alındığını, kurbanların isim listelerinin de bulunduğunu aktardı.
Ahmed, Guba'da ortaya çıkarılan toplu mezarların yaşananların somut kanıtı olduğunu söyleyerek burada da yaklaşık 4 bin kişinin öldürüldüğünü belirtti.
Karabağ ve Zengezur bölgelerinde yaşananlarla birlikte toplam can kaybının en az 50 bine ulaştığını kaydeden Ahmed, bu olayların Ermeni silahlı gruplarının daha fazla toprak elde etme ve "Büyük Ermenistan" hedefi doğrultusunda gerçekleştirdiği sistematik eylemler olduğunu söyledi.
Ahmed ayrıca, dönemin Bolşevik yönetiminin de söz konusu olaylarda önemli rol oynadığını belirterek, Vladimir Lenin liderliğindeki Bolşeviklerin Ermeni gruplara destek verdiğini ifade etti.
Eski Sovyet döneminde yayımlanan eserlerde olayların, Azerbaycanlıların Müsavat Partisi ile Ermenilerin Taşnaksutyun Partisi arasındaki bir çatışma gibi gösterildiğini dile getiren Ahmed, "Gerçekler uzun süre gizlendi. Oysa yaşananlar, Azerbaycanlıların etnik ve dini kimlikleri nedeniyle hedef alındığı bir katliamdı." değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: AA
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR