Mars’ta devasa ve antik bir okyanusun izleri simüle edildi
Mars’ta devasa ve antik bir okyanusun izleri simüle edildi
Araştırmacılar, uydu verilerini kullanarak dev bir okyanusa dair ipuçları elde etmek amacıyla bir kanyondaki deniz seviyesini hesaplayıp simüle etti. Uzmanlar, “Görüntülerde tanımlayabildiğimiz yapılar, açıkça bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmını gösteriyor” diyor. Tespit edilen antik okyanus, Arktik okyanusu büyüklüğünde.
Haber Giriş Tarihi: 25.01.2026 15:28
Haber Güncellenme Tarihi: 25.01.2026 15:20
Kaynak:
Haber Merkezi
Bilim insanları uzun süredir Mars’ın bir zamanlar suyla dolu olduğunu, milyarlarca yıl önce, geniş nehir sistemlerine sahip, yaşamı destekleyebilecek tropikal bir vaha olabileceğini düşünüyor.
Bu okyanusun nasıl görünebileceğine dair daha net bir tablo elde etmek isteyen uluslararası bir araştırma ekibi, uydu verilerini kullanarak ‘Coprates Chasma’ adlı devasa bir coğrafi yapıda deniz seviyesini simüle etti. Bu yapı, tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük kanyon olan Valles Marineris’in bir parçası.
DÜNYA’DAKİNE BENZER JEOMORFOLOJİK YAPI
Uydu görüntülerini inceleyen ekip, kanyon içindeki yapıların Dünya’daki nehir deltalarına büyük ölçüde benzediği sonucuna vardı. Bu da Kızıl Gezegen’in yaklaşık üç milyar yıl önce bir zamanlar “mavi bir gezegen” olduğu teorisini destekliyor.
NPJ Space Exploration dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar Valles Marineris çevresinde, Dünya’da bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmına çok benzeyen jeomorfolojik yapılar tespit etti.
Ekip daha sonra, bu nehrin hala aktığı döneme ait deniz seviyesini hesapladı ve bunun, gezegenin tarihinde “Mars yüzeyinde en fazla suyun bulunduğu dönem”e denk geldiğini belirledi.
Çalışmanın ortak yazarlarından Ignatius Argadestya, açıklamasında şunları söyledi.
Mars’a ait benzersiz, yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri sayesinde Mars yüzeyini ayrıntılı biçimde inceleyip haritalandırabildik. Görüntüleri ölçüp haritalandırırken, Dünya’daki dağlık arazilere benzeyen dağlar ve vadiler fark edebildim. Ancak beni asıl etkileyen, dağlardan birinin kenarında keşfettiğim deltalar oldu.
ARKTİK OKYANUSU BÜYÜKLÜĞÜNDE
Jeoloji profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Fritz Schlunegger “Görüntülerde tanımlayabildiğimiz yapılar, açıkça bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmını gösteriyor" dedi.
Buradan yola çıkan ekip, deltaların döküldüğü okyanusun en az Dünya’daki Arktik Okyanusu büyüklüğünde olduğu sonucuna vardı.
Bu bulguların Mars’ta antik yaşam arayışı açısından ne anlama geldiği ise henüz net değil. Ancak çalışma, uzmanlara göre, gezegenin suyla dolu olduğu, yaşanabilirliğin mümkün göründüğü antik dönemine işaret ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mars’ta devasa ve antik bir okyanusun izleri simüle edildi
Araştırmacılar, uydu verilerini kullanarak dev bir okyanusa dair ipuçları elde etmek amacıyla bir kanyondaki deniz seviyesini hesaplayıp simüle etti. Uzmanlar, “Görüntülerde tanımlayabildiğimiz yapılar, açıkça bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmını gösteriyor” diyor. Tespit edilen antik okyanus, Arktik okyanusu büyüklüğünde.
Bilim insanları uzun süredir Mars’ın bir zamanlar suyla dolu olduğunu, milyarlarca yıl önce, geniş nehir sistemlerine sahip, yaşamı destekleyebilecek tropikal bir vaha olabileceğini düşünüyor.
Bu okyanusun nasıl görünebileceğine dair daha net bir tablo elde etmek isteyen uluslararası bir araştırma ekibi, uydu verilerini kullanarak ‘Coprates Chasma’ adlı devasa bir coğrafi yapıda deniz seviyesini simüle etti. Bu yapı, tüm Güneş Sistemi’ndeki en büyük kanyon olan Valles Marineris’in bir parçası.
DÜNYA’DAKİNE BENZER JEOMORFOLOJİK YAPI
Uydu görüntülerini inceleyen ekip, kanyon içindeki yapıların Dünya’daki nehir deltalarına büyük ölçüde benzediği sonucuna vardı. Bu da Kızıl Gezegen’in yaklaşık üç milyar yıl önce bir zamanlar “mavi bir gezegen” olduğu teorisini destekliyor.
NPJ Space Exploration dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar Valles Marineris çevresinde, Dünya’da bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmına çok benzeyen jeomorfolojik yapılar tespit etti.
Ekip daha sonra, bu nehrin hala aktığı döneme ait deniz seviyesini hesapladı ve bunun, gezegenin tarihinde “Mars yüzeyinde en fazla suyun bulunduğu dönem”e denk geldiğini belirledi.
Çalışmanın ortak yazarlarından Ignatius Argadestya, açıklamasında şunları söyledi.
Mars’a ait benzersiz, yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri sayesinde Mars yüzeyini ayrıntılı biçimde inceleyip haritalandırabildik. Görüntüleri ölçüp haritalandırırken, Dünya’daki dağlık arazilere benzeyen dağlar ve vadiler fark edebildim. Ancak beni asıl etkileyen, dağlardan birinin kenarında keşfettiğim deltalar oldu.
ARKTİK OKYANUSU BÜYÜKLÜĞÜNDE
Jeoloji profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Fritz Schlunegger “Görüntülerde tanımlayabildiğimiz yapılar, açıkça bir nehrin okyanusa döküldüğü ağız kısmını gösteriyor" dedi.
Buradan yola çıkan ekip, deltaların döküldüğü okyanusun en az Dünya’daki Arktik Okyanusu büyüklüğünde olduğu sonucuna vardı.
Bu bulguların Mars’ta antik yaşam arayışı açısından ne anlama geldiği ise henüz net değil. Ancak çalışma, uzmanlara göre, gezegenin suyla dolu olduğu, yaşanabilirliğin mümkün göründüğü antik dönemine işaret ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR