NYT analizi: İran anlaşması ABD ve İsrail için kötü bir boşanma süreci gibi
NYT analizi: İran anlaşması ABD ve İsrail için kötü bir boşanma süreci gibi
The New York Times gazetesi, ABD ve İran arasında savaşın sona ermesi için varılan ön mutabakat sonrası İsrail’deki yankıları aktardığı haber analizde, süreci ABD ve İsrail arasında “kötü biten bir boşanmaya” benzetti.
Haber Giriş Tarihi: 19.06.2026 08:57
Haber Güncellenme Tarihi: 19.06.2026 08:57
Kaynak:
T24
The New York Times’a konuşan analistler ve İsrailli isimler, ABD ve İran arasında varılan ön anlaşma koşullarının hiçbirinin İsrail’in savaş hedeflerini gerçekleştiremediğinin altını çizdi. İsrail’in İran’da rejim değişikliği hedefine karşılık İran’ın savaştan daha güçlenmiş bir şekilde çıktığı, anlaşma kapsamında ABD güçlerinin 30 gün içinde İran’ın yakın çevresinde çekilme şartının İran’a ABD ordusunu bölgeden çıkardığını söyleme imkânı verdiği belirtildi.
İran’ın balistik füzeleri ya da vekil milislerinin yok edilmesi hedefinde ise anlaşmanın İran’ın füze cephaneliğini ya da Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Husiler gibi İsrail’in düşmanlarına verdiği desteği ele almak için hiçbir şey madde içermediği aktarıldı.
Analizde, “İsrail açısından daha da kötüsü, anlaşmanın Lübnan’daki askeri hareket alanını kısıtlayarak, hatta İsrail’in bu ülkedeki güçlerini çekmesini şart koşarak, İsrail’i savaş öncesinde olmadığı şekilde sınırlamayı amaçlaması.” ifadeleri yer aldı.
Analize göre, İran’ın yaptırımların hafifletilmesi, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ya da yeniden inşa yardımı yoluyla elde edebileceği yüz milyarlarca dolar, İran’da daha fazla füzenin finansmanına ve Tahran’ın Orta Doğu’daki milis müttefiklerine destek sağlanmasına gidebilir.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun başbakanlığı boyunca ortadan kaldırmaya çalıştığı, İsrail için varoluşsal tehdit olarak gördüğü ve Trump’ın İran’a karşı savaşlara katılmasının başlıca gerekçesi olan nükleer program gündemi ise ABD-İran müzakerelerinin ileriki bir aşamasına bırakıldı.
"FELAKET NİTELİĞİNDE BİR TESLİMİYET"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun şahin çizgideki eski ulusal güvenlik danışmanı Yaakov Amidror, verdiği röportajda, “Bu kötü bir anlaşma; Amerikalılar nakit ödeme yapıyor ve karşılığında en fazla bir niyet mektubu almış oluyor” dedi.
The Times of Israel Genel Yayın Yönetmeni David Horovitz ise sert bir görüş yazısının başlığında bunu “felaket niteliğinde bir teslimiyet” olarak nitelendirdi. Netanyahu, perşembe günü ABD-İran anlaşmasına yalnızca kısaca değinerek önlerinde “ek zorluklar olduğunu” söyledi.
İsrail’in eski ulusal güvenlik danışman yardımcısı Chuck Freilich, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bölgeyi yeniden şekillendiriyoruz” dedi. Freilich, “İran bu süreçten daha güçlü çıktı ve bence artık bölgesel hegemon konumunda. Küresel süper güç olan ABD’ye karşı durdular. Füzeleri olabilir ve anlaşmada nükleer meseleye ilişkin ‘bunu konuşacağız’ demekten başka hiçbir şey yok. Bu, İran’ın ABD ve İsrail karşısında kazandığı bir zafer” diye ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Fransa’daki G7 zirvesinde Netanyahu’dan yine küçümseyici bir tonla söz ederek, onun heyecanlı ve Hizbullah’ın saldırılarına aşırı tepki vermeye yatkın olduğunu ima etti. Trump, Netanyahu hakkında kamuoyu önünde “çok küçük ortak” ifadelerini kullandı ve kendisi olmasaydı İsrail’in yok edilmiş olacağını söyledi. Trump, Suriye’nin Lübnan’da Hizbullah’a karşı, İsrail’den daha az sivil öldürerek daha etkili bir baskı kurabileceğini öne sürdü.
Analiz, Trump’ın açıklamalarına karşı İsrail’in tepkilerini “çok kötü bir boşanma” sürecine benzetti. İsrail basınında Trump’ın İsrail’i yarı yolda bıraktığı yorumları yapıldı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
NYT analizi: İran anlaşması ABD ve İsrail için kötü bir boşanma süreci gibi
The New York Times gazetesi, ABD ve İran arasında savaşın sona ermesi için varılan ön mutabakat sonrası İsrail’deki yankıları aktardığı haber analizde, süreci ABD ve İsrail arasında “kötü biten bir boşanmaya” benzetti.
The New York Times’a konuşan analistler ve İsrailli isimler, ABD ve İran arasında varılan ön anlaşma koşullarının hiçbirinin İsrail’in savaş hedeflerini gerçekleştiremediğinin altını çizdi. İsrail’in İran’da rejim değişikliği hedefine karşılık İran’ın savaştan daha güçlenmiş bir şekilde çıktığı, anlaşma kapsamında ABD güçlerinin 30 gün içinde İran’ın yakın çevresinde çekilme şartının İran’a ABD ordusunu bölgeden çıkardığını söyleme imkânı verdiği belirtildi.
İran’ın balistik füzeleri ya da vekil milislerinin yok edilmesi hedefinde ise anlaşmanın İran’ın füze cephaneliğini ya da Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Husiler gibi İsrail’in düşmanlarına verdiği desteği ele almak için hiçbir şey madde içermediği aktarıldı.
Analizde, “İsrail açısından daha da kötüsü, anlaşmanın Lübnan’daki askeri hareket alanını kısıtlayarak, hatta İsrail’in bu ülkedeki güçlerini çekmesini şart koşarak, İsrail’i savaş öncesinde olmadığı şekilde sınırlamayı amaçlaması.” ifadeleri yer aldı.
Analize göre, İran’ın yaptırımların hafifletilmesi, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ya da yeniden inşa yardımı yoluyla elde edebileceği yüz milyarlarca dolar, İran’da daha fazla füzenin finansmanına ve Tahran’ın Orta Doğu’daki milis müttefiklerine destek sağlanmasına gidebilir.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun başbakanlığı boyunca ortadan kaldırmaya çalıştığı, İsrail için varoluşsal tehdit olarak gördüğü ve Trump’ın İran’a karşı savaşlara katılmasının başlıca gerekçesi olan nükleer program gündemi ise ABD-İran müzakerelerinin ileriki bir aşamasına bırakıldı.
"FELAKET NİTELİĞİNDE BİR TESLİMİYET"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun şahin çizgideki eski ulusal güvenlik danışmanı Yaakov Amidror, verdiği röportajda, “Bu kötü bir anlaşma; Amerikalılar nakit ödeme yapıyor ve karşılığında en fazla bir niyet mektubu almış oluyor” dedi.
The Times of Israel Genel Yayın Yönetmeni David Horovitz ise sert bir görüş yazısının başlığında bunu “felaket niteliğinde bir teslimiyet” olarak nitelendirdi. Netanyahu, perşembe günü ABD-İran anlaşmasına yalnızca kısaca değinerek önlerinde “ek zorluklar olduğunu” söyledi.
İsrail’in eski ulusal güvenlik danışman yardımcısı Chuck Freilich, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Bölgeyi yeniden şekillendiriyoruz” dedi. Freilich, “İran bu süreçten daha güçlü çıktı ve bence artık bölgesel hegemon konumunda. Küresel süper güç olan ABD’ye karşı durdular. Füzeleri olabilir ve anlaşmada nükleer meseleye ilişkin ‘bunu konuşacağız’ demekten başka hiçbir şey yok. Bu, İran’ın ABD ve İsrail karşısında kazandığı bir zafer” diye ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Fransa’daki G7 zirvesinde Netanyahu’dan yine küçümseyici bir tonla söz ederek, onun heyecanlı ve Hizbullah’ın saldırılarına aşırı tepki vermeye yatkın olduğunu ima etti. Trump, Netanyahu hakkında kamuoyu önünde “çok küçük ortak” ifadelerini kullandı ve kendisi olmasaydı İsrail’in yok edilmiş olacağını söyledi. Trump, Suriye’nin Lübnan’da Hizbullah’a karşı, İsrail’den daha az sivil öldürerek daha etkili bir baskı kurabileceğini öne sürdü.
Analiz, Trump’ın açıklamalarına karşı İsrail’in tepkilerini “çok kötü bir boşanma” sürecine benzetti. İsrail basınında Trump’ın İsrail’i yarı yolda bıraktığı yorumları yapıldı.
Kaynak: T24
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR