Ayasofya-i Kebir Cami ikinci etap restorasyon çalışmaları kapsamında kuzeydoğu minaresine yönelik restorasyon tamamlandı.
Haber Giriş Tarihi: 27.04.2026 15:22
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 15:22
Kaynak:
Haber Merkezi
İstanbul'da Ayasofya-i Kebir Camii'nde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında kuzeydoğu minaresine yönelik uygulamalar tamamlandı. İskele sökülürken, restorasyon sürecinde özgün malzeme korundu. Tamamlanan çalışmalarla Ayasofya-i Kebir Camii'nin kuzeydoğu minaresi deprem güvenliğine kavuşturuldu.
SON HALİNE 16. YÜZYILDA ULAŞMIŞTI
Tarihi süreç içerisinde farklı dönemlerde inşa ve yeniden yapım evrelerinden geçen minarenin, son haliyle 16. yüzyılda Sultan II. Selim döneminde şekillendiği biliniyor. 65 metre yüksekliğindeki yapı, kaide, pabuç, gövde, şerefe, petek ve külah bölümlerinden oluşuyor.
2024 yılında başlatılan restorasyon sürecinde sayısal analizlerle minarenin deprem dayanımının yetersiz olduğu belirlendi. Bu doğrultuda Bilim Heyeti kararıyla petek, şerefe ve mukarnas bölümleri ile gövdenin üst kısmında kısmi söküm ve yeniden yapım, alt bölümlerde ise yerinde güçlendirme uygulamalarına geçildi. Uygulama öncesinde minarede detaylı belgeleme, analitik rölöve, malzeme ve hasar tespit çalışmaları gerçekleştirildi.
Söküm işlemleri, her aşaması kayıt altına alınarak üstten alta doğru kontrollü biçimde yürütüldü. Bu kapsamda 411 adet taş ile 26 sıra basamak dikkatle sökülerek sınıflandırıldı.
ASLINA UYGUN RESTORASYON YAPILDI
Restorasyon sürecinde özgün malzemenin korunması esas alındı. Yeniden kullanılabilir taşlar titizlikle değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan yeni taşlar, Edirne Süloğlu taş ocaklarından temin edilerek Bilim Heyeti onayıyla kullanıldı.
Hasarlı taşlarda çürütme ve tümleme işlemleri uygulanırken, yüzeylerde gerekli noktalarda onarım ve güçlendirme müdahaleleri gerçekleştirildi.
Söküm yapılmayan bölümlerde temizlik ve yüzey onarımları gerçekleştirilirken, yapının genelinde hem yatay hem düşey doğrultuda paslanmaz çelik elemanlarla güçlendirme sağlandı. Yeniden örülen bölümler ile mevcut yapı arasında bütüncül bir statik denge kuruldu.
Külah bölümünde yer alan ahşap elemanlar konservasyon işlemlerinden geçirilerek yeniden kullanıma hazır hale getirildi. Kurşun kaplamalar yenilenirken, bakır alem onarılarak altın varakla kaplandı ve yerine monte edildi. Paratoner montajı yapılarak güvenli hale getirildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ayasofya Camii'nde sona gelindi
Ayasofya-i Kebir Cami ikinci etap restorasyon çalışmaları kapsamında kuzeydoğu minaresine yönelik restorasyon tamamlandı.
İstanbul'da Ayasofya-i Kebir Camii'nde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında kuzeydoğu minaresine yönelik uygulamalar tamamlandı. İskele sökülürken, restorasyon sürecinde özgün malzeme korundu. Tamamlanan çalışmalarla Ayasofya-i Kebir Camii'nin kuzeydoğu minaresi deprem güvenliğine kavuşturuldu.
SON HALİNE 16. YÜZYILDA ULAŞMIŞTI
Tarihi süreç içerisinde farklı dönemlerde inşa ve yeniden yapım evrelerinden geçen minarenin, son haliyle 16. yüzyılda Sultan II. Selim döneminde şekillendiği biliniyor. 65 metre yüksekliğindeki yapı, kaide, pabuç, gövde, şerefe, petek ve külah bölümlerinden oluşuyor.
2024 yılında başlatılan restorasyon sürecinde sayısal analizlerle minarenin deprem dayanımının yetersiz olduğu belirlendi. Bu doğrultuda Bilim Heyeti kararıyla petek, şerefe ve mukarnas bölümleri ile gövdenin üst kısmında kısmi söküm ve yeniden yapım, alt bölümlerde ise yerinde güçlendirme uygulamalarına geçildi. Uygulama öncesinde minarede detaylı belgeleme, analitik rölöve, malzeme ve hasar tespit çalışmaları gerçekleştirildi.
Söküm işlemleri, her aşaması kayıt altına alınarak üstten alta doğru kontrollü biçimde yürütüldü. Bu kapsamda 411 adet taş ile 26 sıra basamak dikkatle sökülerek sınıflandırıldı.
ASLINA UYGUN RESTORASYON YAPILDI
Restorasyon sürecinde özgün malzemenin korunması esas alındı. Yeniden kullanılabilir taşlar titizlikle değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan yeni taşlar, Edirne Süloğlu taş ocaklarından temin edilerek Bilim Heyeti onayıyla kullanıldı.
Hasarlı taşlarda çürütme ve tümleme işlemleri uygulanırken, yüzeylerde gerekli noktalarda onarım ve güçlendirme müdahaleleri gerçekleştirildi.
Söküm yapılmayan bölümlerde temizlik ve yüzey onarımları gerçekleştirilirken, yapının genelinde hem yatay hem düşey doğrultuda paslanmaz çelik elemanlarla güçlendirme sağlandı. Yeniden örülen bölümler ile mevcut yapı arasında bütüncül bir statik denge kuruldu.
Külah bölümünde yer alan ahşap elemanlar konservasyon işlemlerinden geçirilerek yeniden kullanıma hazır hale getirildi. Kurşun kaplamalar yenilenirken, bakır alem onarılarak altın varakla kaplandı ve yerine monte edildi. Paratoner montajı yapılarak güvenli hale getirildi.
Kaynak: Haber Merkezi
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR