Hava Durumu

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ve İsrail'i kınıyoruz

İstanbul'da partisinin İl Teşkilatı İftar Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İran arasındaki müzakere sürecini İsrail'in zehirlediğini belirterek "İran'a saldırıları esefle kınıyoruz. Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik İran tarafından gerçekleştirilen füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz." dedi.

Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 20:12
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 20:40
Kaynak: Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ve İsrail'i kınıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Teşkilatı İftarı programında önemli açıklamalarda bulundu.

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan, İran'ın misillemeleriyle alevlenen çatışmalara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ve İsrail'i kınıyoruz, İran'ın saldırıları da kabul edilemez" dedi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de asla unutmuyoruz. Ne yazık ki bir tarafta Pakistan, Afganistan; diğer tarafta son günlerde İran ile Körfez arasındaki gerilim ve çatışmalar… Bunlar unutulur gibi değil. Bu gelişmelerin arka planında nelerin yattığı hepimizin malumudur.

İşte böyle bir tabloda Türkiye olarak biz, mazlumun yanında durmaya devam ediyoruz. Türkiye Diyanet Vakfı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türk Kızılay ve ülkemizin yüz akı olan diğer insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor; Türkiye’nin yardım elini mazlumlara ve mağdurlara ulaştırıyor.

Bizler, nerede bir sıkıntı, nerede bir acı varsa oraya ulaşmayı; paylaşmayı, dayanışmayı ve kardeşliği büyütmeyi sürdüreceğiz.

"SALDIRILARI ESEFLE KINIYORUZ"

Burada şu hususun da altını çizmek durumundayım: Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrarın hâkim olması için çaba gösterirken, komşumuz İran’a yönelik, Benjamin Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başladığı ifade edilen Amerika–İsrail saldırılarından derin bir üzüntü ve endişe duyuyoruz.

Bölgemizin yeni bir çatışma sarmalına sürüklenmesini asla arzu etmiyoruz. Biz, sorunların diyalogla, diplomasiyle ve sağduyuyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye olarak her zaman barışın, istikrarın ve kardeşliğin yanında olmaya devam edeceğiz.

Malumunuz diplomasi masasında çözülmesi için çok emek verdik. Müzakere süreci çeşitli nedenlerle aşılamadığı, ayrıca İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için arzu edilen netice alınamamıştır.

İran’ın egemenliğini açıkça ihlal eden ve dost, kardeş İran halkının huzuruna kasteden bu sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik İran tarafından gerçekleştirilen füze ve drone saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.

"ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Gelişmeleri an be an takip ediyoruz. Hudut ve hava sahamız açısından zaten bir sorun yok. Her türlü tedbir en üst seviyede alınıyor. Biz, Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle, diyalogla ve diplomasiyle çözümü noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanımız, gerek Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve ilgili tüm kurumlarımız muhataplarıyla yoğun temas hâlindedir.

Türkiye, bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin tesisi için yapıcı ve sorumlu tutumunu kararlılıkla sürdürecektir.

"TÜRK SİYASETİNİN EN KARA GÜNLERİNDEN BİRİ: 28 ŞUBAT "

Değerli kardeşlerim, bugün Türk siyasi tarihinin en kara günlerinden biri olan 28 Şubat müdahalesinin 29’uncu yıl dönümü. Evet, demokrasimizin kalbine zehirli bir hançer gibi saplanan 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim: Postmodern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi; 27 Mayıs Darbesi’ın, 12 Mart Muhtırası’nın ve 12 Eylül Darbesi’nin yeni bir halkasıdır. Darbeler zincirinin devamıdır. Aynı halk düşmanı zihniyetin, aynı mütekebbir ideolojinin eseridir.

Öne sürülen bahaneler, kullanılan araçlar değişse de hedef değişmemiştir. Daha önceki tüm darbelerde olduğu gibi 28 Şubat’ta da hedef milletin iradesi, milletin tercihi olmuştur.

28 Şubat geride devasa bir enkaz bıraktı. Hem ekonomik, hem sosyal, hem de bireysel anlamda ciddi travmalara yol açtı. Bilhassa Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek ağır yaralar aldı. Yapılan hesaplamalar, 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’ye 381 milyar dolar zarar verdiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte yüz binlerce insanımız; inançlarından, görüşlerinden, dış görünüşlerinden dolayı mağdur edildi. 28 Şubat özellikle kadınların ve kız çocuklarının hayatında derin, travmatik izler bıraktı. Üniversite kapılarındaki “ikna odalarında” başörtülü öğrencilere psikolojik baskı uygulandı. Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı, binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı.

Katsayı uygulaması ve sekiz yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla imam hatip okullarının ve meslek liselerinin önü kesildi.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.