Destici: ABD ve İsrail, Epstein pisliğini örtbas etmek için İran'ı vuruyor
Destici: ABD ve İsrail, Epstein pisliğini örtbas etmek için İran'ı vuruyor
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas'ta katıldığı iftar programında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin dikkati çeken bir iddiada bulundu. Destici, bölgedeki çatışmaların ve saldırıların asıl amacının, Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein davasındaki çocuk istismarı ağını unutturmak olduğunu savundu.
Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 23:15
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 22:53
Kaynak:
DHA
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Epstein dosyasıyla bağlantılı olduğunu öne süren BBP lideri, bu isimlerin boğazına kadar pisliğe battığını ve suçlarını gizlemek için Ortadoğu'da savaşı kışkırttıklarını iddia etti. Destici ayrıca, Türkiye'nin İran'dan gelebilecek olası bir yeni göç dalgasına karşı da hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu.
Partisinin Sivas Merkez İlçe Başkanlığı tarafından bir düğün salonunda düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Destici, dış politikadaki bu iddialarının yanı sıra 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne ve Türkiye'nin savunma sanayisindeki durumuna dair de değerlendirmeler yaptı.
"Trump ve Netanyahu boğazına kadar bu pisliğe batmış"
ABD ve İsrail'in Gazze'den sonra İran'ı hedef alan saldırılarının arkasında Epstein skandalının yattığını ileri süren Destici, konuya ilişkin şunları kaydetti:
"Hepsi boğazına kadar bu pisliğe batmış. Netanyahu’sundan, Trump'ına kadar hepsi boğazına kadar batmış. Bugün bombalamada okulu bombalıyorlar, 100’e yakın çocuk hayatını kaybediyor. İran ve karşılık verdi. İran üssü karşılık veriyor. İsrail'deki okullara yapmıyor. Onun için bu saldırıyı da kınıyoruz, lanetliyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşların ve bütün dünya devletlerinin buna karşı bu bir ortak duruş sergilemeye davet ediyorum."
İran'dan ikinci göç dalgası uyarısı
Türkiye'nin bölgedeki çatışmalar karşısında kendi güvenliğini öncelemesi gerektiğini vurgulayan Destici, Suriye'nin ardından İran üzerinden gelebilecek olası bir mülteci krizine dikkati çekti:
"Türkiye elbette tedbirlerini almaktadır. Elbette ki kendi güvenliğini, vatandaşının güvenliğini önceleyecektir. Bu da hakkıdır. Burada alınacak en önemli noktalardan güvenlik noktalarından birisi de bizim Suriye'de olduğu gibi İran'dan ikinci bir göç dalgasına karşı daha tedbirli olmamız gerekiyor. Biliyorum ki devletimiz de, hükümetimiz de buna hazırlıklıdır ve inşallah Türkiye bu saldırganların saldırılarının durması için de elinden gelen gayreti gösterecek. Yine arabulucu rolünü en üst seviyede gerçekleştirecektir."
"28 Şubat zihniyeti hala Türkiye'de var"
Konuşmasında 28 Şubat 1997 postmodern darbesine de değinen BBP lideri, darbe zihniyetinin tamamen yok olmadığını savunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"O günleri unutmamalıyız. O günün zihniyetinde, o gün o darbeyi yapanların zihniyeti hala Türkiye'de vardır. Ellerine bir imkan geçse aynısını yapacaklarından emin olabilirsiniz. Onun için biz birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza etmeliyiz. Kimliğimize de inançlarımıza da sahip çıkmalıyız. Allah bu millete ne 1960 darbesi, ne 1980 darbesi, ne 28 Şubat, ne 27 Nisan Muhtırası, ne de 15 Temmuz’lar yaşatmasın. Bir kere daha söylüyoruz. Hakimiyet Allah'ın, irade milletidir. Allah kendi hakimiyetine kimseyi bulaştırmaz. Ona zaten kimsenin gücü yetmez. Ama bizim beklentimiz ve davamız da milletin iradesinde hiçbir güç olmamalı ve herkes milletin iradesine ram olmalıdır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Destici: ABD ve İsrail, Epstein pisliğini örtbas etmek için İran'ı vuruyor
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas'ta katıldığı iftar programında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin dikkati çeken bir iddiada bulundu. Destici, bölgedeki çatışmaların ve saldırıların asıl amacının, Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein davasındaki çocuk istismarı ağını unutturmak olduğunu savundu.
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Epstein dosyasıyla bağlantılı olduğunu öne süren BBP lideri, bu isimlerin boğazına kadar pisliğe battığını ve suçlarını gizlemek için Ortadoğu'da savaşı kışkırttıklarını iddia etti. Destici ayrıca, Türkiye'nin İran'dan gelebilecek olası bir yeni göç dalgasına karşı da hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu.
Partisinin Sivas Merkez İlçe Başkanlığı tarafından bir düğün salonunda düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Destici, dış politikadaki bu iddialarının yanı sıra 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne ve Türkiye'nin savunma sanayisindeki durumuna dair de değerlendirmeler yaptı.
"Trump ve Netanyahu boğazına kadar bu pisliğe batmış"
ABD ve İsrail'in Gazze'den sonra İran'ı hedef alan saldırılarının arkasında Epstein skandalının yattığını ileri süren Destici, konuya ilişkin şunları kaydetti:
"Hepsi boğazına kadar bu pisliğe batmış. Netanyahu’sundan, Trump'ına kadar hepsi boğazına kadar batmış. Bugün bombalamada okulu bombalıyorlar, 100’e yakın çocuk hayatını kaybediyor. İran ve karşılık verdi. İran üssü karşılık veriyor. İsrail'deki okullara yapmıyor. Onun için bu saldırıyı da kınıyoruz, lanetliyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşların ve bütün dünya devletlerinin buna karşı bu bir ortak duruş sergilemeye davet ediyorum."
İran'dan ikinci göç dalgası uyarısı
Türkiye'nin bölgedeki çatışmalar karşısında kendi güvenliğini öncelemesi gerektiğini vurgulayan Destici, Suriye'nin ardından İran üzerinden gelebilecek olası bir mülteci krizine dikkati çekti:
"Türkiye elbette tedbirlerini almaktadır. Elbette ki kendi güvenliğini, vatandaşının güvenliğini önceleyecektir. Bu da hakkıdır. Burada alınacak en önemli noktalardan güvenlik noktalarından birisi de bizim Suriye'de olduğu gibi İran'dan ikinci bir göç dalgasına karşı daha tedbirli olmamız gerekiyor. Biliyorum ki devletimiz de, hükümetimiz de buna hazırlıklıdır ve inşallah Türkiye bu saldırganların saldırılarının durması için de elinden gelen gayreti gösterecek. Yine arabulucu rolünü en üst seviyede gerçekleştirecektir."
"28 Şubat zihniyeti hala Türkiye'de var"
Konuşmasında 28 Şubat 1997 postmodern darbesine de değinen BBP lideri, darbe zihniyetinin tamamen yok olmadığını savunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"O günleri unutmamalıyız. O günün zihniyetinde, o gün o darbeyi yapanların zihniyeti hala Türkiye'de vardır. Ellerine bir imkan geçse aynısını yapacaklarından emin olabilirsiniz. Onun için biz birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza etmeliyiz. Kimliğimize de inançlarımıza da sahip çıkmalıyız. Allah bu millete ne 1960 darbesi, ne 1980 darbesi, ne 28 Şubat, ne 27 Nisan Muhtırası, ne de 15 Temmuz’lar yaşatmasın. Bir kere daha söylüyoruz. Hakimiyet Allah'ın, irade milletidir. Allah kendi hakimiyetine kimseyi bulaştırmaz. Ona zaten kimsenin gücü yetmez. Ama bizim beklentimiz ve davamız da milletin iradesinde hiçbir güç olmamalı ve herkes milletin iradesine ram olmalıdır."
Kaynak: DHA
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR