Hava Durumu

Doğum oranları, Türkiye'nin nüfus yapısını değiştirdi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Doğum İstatistikleri raporunu yayımladı.

Haber Giriş Tarihi: 21.05.2026 14:47
Haber Güncellenme Tarihi: 21.05.2026 14:47
Kaynak: T24
Doğum oranları, Türkiye'nin nüfus yapısını değiştirdi

Verilere göre, geçen yıl ülkede toplam 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4'ünü erkekler, yüzde 48,6'sını ise kız çocuklar oluşturdu. Kadınların doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001'deki 2,38 seviyesinden sonra gerileme eğilimini sürdürerek 1,42'ye kadar düştü. Böylece Türkiye'de doğurganlık, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin son 9 yıldır altında kalmış oldu.

Bölgesel farklılıklar

Şehir bazında incelendiğinde, çocuk sahibi olma oranlarının coğrafi olarak farklılıklar gösterdiği görüldü.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek ölçüldüğü şehir 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu kenti 2,53 çocukla Şırnak ve 2,23 çocukla Mardin takip etti. Doğurganlık oranının en düşük kaldığı kent ise 1,09 çocuk ile Bartın olarak kayıtlara geçti. Bartın’ın ardından 1,10 çocukla İzmir; 1,11 çocukla Eskişehir, Ankara ve Zonguldak sıralandı. 2017 yılında doğurganlık hızı yenilenme eşiğinin altında kalan şehir sayısı 57 iken, bu sayı 2025'te 76'ya yükseldi. Oranın 1,50'nin altına gerilediği şehir sayısı ise aynı dönemde 4'ten 59'a çıktı.

Eğitim seviyesi ve yaşanılan bölgeye göre doğum oranları değişiyor

Araştırma, annelerin eğitim düzeyi ve yaşadıkları yerleşim yerinin yapısı ile çocuk sayısı arasında doğrudan bir bağ olduğunu ortaya koydu. İlkokul mezunu annelerde toplam doğurganlık hızı 2,51 çocuk olarak gerçekleşirken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk seviyesine kadar geriledi. Kırsal bölgelerde doğurganlık hızı 1,75 çocuk olarak ölçülürken, orta yoğunluktaki kentlerde 1,53, nüfusun yoğun olduğu büyük kentlerde ise 1,33 çocuk olarak tespit edildi.

Doğum yaşı yükselirken kaba doğum oranları azalıyor

Nüfus artış hızındaki yavaşlama, kaba doğum ve adölesan doğurganlık verilerine de yansıdı. 2001 yılında bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını gösteren kaba doğum hızı binde 20,3 iken, 2025'te binde 10,4'e indi. 15-19 yaş grubundaki adölesan doğurganlık hızı ise binde 49'dan binde 9'a geriledi.

En yüksek doğurganlık gösteren yaş grubu 2001 yılında 20-24 iken, 2025 yılında bu veri 25-29 yaş grubuna kaydı. Bununla paralel olarak, kadınların ortalama doğum yapma yaşı 26,7'den 29,4'e, ilk kez anne olma yaşı ise 27,5'e yükseldi. İlk anne olma yaşının en yüksek olduğu kent 29,0 ile Artvin, en düşük olduğu kent ise 24,4 ile Şanlıurfa oldu.

27 Avrupa ülkesi arasında 11. sırada

Türkiye, binde 1,42'lik doğurganlık hızıyla, Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin verileriyle karşılaştırıldığında 11'inci sırada yer aldı. AB genelinde ortalama hız 1,34 olurken, en yüksek oran 1,72 ile Bulgaristan'da, en düşük oran ise 1,01 ile Malta'da görüldü.

İki doğum arasındaki süre uzadı

Annelerin son iki doğumu arasında geçen ortalama süre 4,8 yıla ulaştı. İki doğum arası sürenin en uzun olduğu il 5,5 yılla Kırklareli, en kısa olduğu il ise 2,7 yılla Şanlıurfa oldu. Geçen yılki doğumların yüzde 3,3'ü çoğul doğum (büyük oranda ikiz) olarak gerçekleşti. Toplam doğumlar içinde ilk çocukların oranı yüzde 42,8'e yükselirken, üçüncü ve üzeri çocukların oranı düşüş gösterdi.

Kaynak: T24

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.