Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

EMEP Genel Başkanı Aslan: İşçiler kendi partisinde örgütlenmeli

İzmir Çiğli’de tekstil, belediye ve farklı iş kollarından işçilerle bir araya gelen Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, "İşçiler kendi partisinde örgütlenmeli." dedi.

Haber Giriş Tarihi: 11.02.2024 22:24
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2024 22:24
Kaynak: Evrensel
EMEP Genel Başkanı Aslan: İşçiler kendi partisinde örgütlenmeli

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Çiğli İlçe binasında gerçekleştirilen toplantıda tekstil, belediye ve farklı iş kollarından işçilerle bir araya geldi. 

Toplantıda söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Tek adam yönetimine karşı birlikte mücadele etmek partimizin hedefiydi. Geçtiğimiz dönemde bunu hedeflemiştik ama bu dönem lokal çeşitli yerler dışında bu seçimler partilerin ayrı girdiği bir süreç. Tek adam yönetimin geriletilmesi için mücadele taktiğimizi sağlamıştık. Önümüzdeki süreç için birliği sağlayamamamızın birçok sebepleri var. Her siyasi partinin kendi sebepleri var. AKP kazanırsa, emekçilere daha fazla saldıracağı görülüyor. Bu yüzden bizim çağrımız bütün demokrasi güçlerine, sendikalara, sol sosyalist partilere, kitle örgütlerine birlikte hareket edilmesi yönündeydi” dedi.

“İKTİDARIN İŞÇİLERE UYGULADIĞI POLİTİKALARI TARTIŞTIRMALIYIZ”

Yerel seçimlere gidilirken sermaye partilerinin “halktan, emekten yana” olduklarına ilişkin söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanki yıllardır kendileri yönetmiyorlarmış gibi halktan emekten yana belediyecilik yapacaklarını söylüyorlar ama kendi çevresine ihale veren, taşeron işçilere baskı oluşturan, işçilerin toplu sözleşme süreçlerini baskılayan bir yerel yönetim anlayışları var. Bu açıdan partimiz, esas olarak halktan yana emekçilerden yana bir yerel yönetim anlayışını tartışıyor. Halkın kendi yöneticilerini seçtiği, yerellerden meclislerin, mahalle birimlerinin kurulduğu bir anlayışın örgütlenmesi gerekiyor. Yerel seçimleri tek başına bir sandık meselesi olarak değil, işçi cinayetlerini, ÇEDES’leri, depremde yalnız bırakılan binlerce insanı unutmadan tartışmalıyız. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. O açıdan tek başına bir yerel seçim olarak değil, var olan iktidarın işçilere ve emekçilere uyguladığı politikaları da tartıştığımız bir yerel seçim süreci olarak ele almalıyız.”

 “İŞÇİLERİN DİRENİŞLERLE SÜRDÜRDÜĞÜ ÇÖZÜM ARAYIŞI ÖNEMLİ”

Antep başta olmak üzere birçok kentte devam eden işçi direnişlerine de değinen Aslan, eylemleri ortaya çıkaran nedenlerin başında insanca yaşamın geldiğini belirtti. Açlık sınırının altında bir yaşam dayatılan işçilerin gıda, sağlık, eğitim, sosyal hayatı yaşayabilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Aslan, işçilerin direnişlerle sürdürdüğü çözüm arayışının önemli olduğunu vurguladı. Aslan ayrıca kamu işçilerinin taleplerine ilişkin eylemlerinin bu arayışla ortaklaşması gerektiğini belirtti.

Burjuva partilerinin işçilerin taleplerine, haklarına ve özlemlerine kapalı olduğunu, işlettikleri kapitalist sistemi devam ettirmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren Aslan, “Seçeneksiz değiliz. İşçiler, emekçiler burjuva partilerinin çatısı altından çıkıp kendi patileriyle örgütlü mücadele örmeli.” dedi.

“İŞÇİLER İŞTEN ATILMA KORKUSUYLA ÖZGÜRCE OY KULLANAMIYOR”

Toplantıda söz alan belediye işçisi Bayram Kesgin, yerel seçim süreçlerinde her zaman işçilerin seçime giden partilerin baskısıyla karşılaştığını söyledi. İşsiz bırakılma ile tehdit edilen işçiler, seçimlerde özgürce oy kullanamadı. Bugün de benzer bir kutuplaşmaya maruz kalıyoruz. İşçilerin Emek ve Özgürlük İttifakı’nın neden yerel seçimlerde ortak hareket etmediğini merak ettiğini belirten Kesgin’e Aslan şu şekilde cevap verdi: “Emek ve Özgürlük İttifakı için halen çaba harcıyoruz. İttifaka sadece seçimler olarak bakmıyoruz. Bu seçimlerde bir iş birliği, güç birliği yapılamadı. Her partinin kendince gerekçeleri var. Ama yerellerde yine en geniş şekilde bu birliktelikleri kurmaya çalışıyoruz. İşçi ve emekçilerin çıkarına bir araya gelmememizin, ortak mücadele etmememizin sonuçları giderek ağırlaşıyor. Bunun için 31 Mart’tan sonra mücadeleyi nasıl örgütleyeceğimizi konuşmalıyız” dedi.

“BELEDİYELER İŞÇİLERİ GÖZETMELİ”

Daha sonra söz alan tekstil iş kolunda çalışan bir kadın işçi, sendikalı ve sendikasız iş yerindeki farklılıklara değindi. Yeni çalıştığı fabrikada sendika olmadığını ve işçilerin bir araya gelip sohbet dahi edemediğini anlatan işçi, “Sendikalı iş yerinde siyasi konulara, ekonomiye ilişkin sohbetler edebiliyorduk ama burada öyle bir imkanımız olmuyor. İşçiler aldıkları ücretlerin bir kısmı sabahları fabrika kantininden alışveriş yaptığı için yine işverene veriyor. Belediyeler organize sanayi bölgelerinde işçiler için daha ucuz kantin vb. yerler açmalı” dedi.

Yıllardır organizede çalıştığını ancak EMEP dışında hiçbir partinin işçilerin direnişlerine ve eylemlerine katılmadığını söyleyen tekstil işçisi, servis olmayan iş yerlerine işçilerin ücretsiz ulaştırılmasını ve ekonomik olarak işçileri rahatlatacak işlerin belediyeler tarafından yapılmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Güzeltepe’de oturan bir kadın da “Mahallemizde yol, ulaşım, park, market gibi sorunlar var” diyerek, bu sorunların çözülmesini istediklerini söyledi. İşçilerden sonra söz alan EMEP İzmir İl Başkanı Elif Çuhadar ise, “Taleplerimiz etrafında yan yana gelmeden bu sorunlar birey olarak çözeceğimiz sorunlar değil. Fabrikada, semtte, mahallemizde, derneğimizde, siyasi partimizde yana yana gelip örgütlü mücadeleyi büyüterek kazanacağız, başka türlü kazanamayız” dedi.

Kaynak: Evrensel

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.