Hava Durumu

Türkiye'de madencilik patlaması su kaynaklarını kurutuyor

Uşak'ın Güney köyü bir zamanlar 50 kaynaktan beslenen su zengini bir bölgeydi. Yirmi yıl önce açılan altın madeni tüm su kaynaklarının kurumasına neden oldu.

Haber Giriş Tarihi: 15.05.2026 13:30
Haber Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 13:30
Kaynak: DW Türkçe
Türkiye'de madencilik patlaması su kaynaklarını kurutuyor

Çevre aktivisti ve köy sakini Uğur Sümer, "Önceleri su bulmak için sadece 60 metre kazmanız yeterli olurdu. Bugün 400 metre de kazsanız hiçbir şey yok. Maden bütün suyumuzu tüketti" diyor.

Kasım ayında BM İklim Zirvesi'ne (COP31) ev sahipliği yapacak olan Türkiye'nin çevre politikası tartışmalara yol açıyor. Çevre aktivistleri, giderek yoğunlaşan maden projeleriyle su kaynaklarının kuruduğu uyarısında bulunuyor.

Türkiye'de 2000 yılından bu yana başta altın ve kömür olmak üzere sondaj ve madencilik projelerinin sayısı hızla arttı. Temmuz 2025'te çıkarılan bir yasa ile madencilik ruhsat süreçlerinin kolaylaştırılması sonucu geçen yıl ruhsatlandırma sayısı 410 bine yükseldi.

ALTIN ÜRETİMİNİ 100 TONA ÇIKARMA HEDEFİ

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Mart ayında Kanada'ya yaptığı ziyarette bu yasanın yabancı yatırımın ülkeye gelişini hızlandıracağı beklentisini dile getirdi. Bayraktar, Kanada'da Uşak'taki altın madenini işleten, Vancouver merkezli Eldorado Altın firmasına bağlı Tuprag şirketinin yetkilileriyle de bir araya geldi.

Enerji Bakanı, altın üretimini "insan sağlığı ve çevreden taviz vermeden" yılda 28 tondan 100 tona çıkarmayı, ayrıca stratejik öneme sahip nadir elementlerde de dünyanın önde gelen aktörlerinden biri haline gelmeyi hedeflediklerini belirtti.

Ancak uzmanlar ve çevreciler, maden ruhsatlarındaki patlamanın su kaynaklarını ve madencilik bölgelerindeki yerel ekonomiyi tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor.

SAĞLIK VE ÇEVRE İÇİN SİYANÜR TEHLİKESİ

Altın gibi madenlerin çıkarılma sürecinde sadece büyük miktarlarda su tüketilmekle kalınmıyor, aynı zamanda siyanür ve diğer kirletici maddelerin kullanımı sağlık ve çevre için büyük riskleri beraberinde getiriyor.

Uşak'ın Güney köyünden Sümer, su kaynaklarının korunmasının bir ölüm-kalım meselesi olduğunu vurgulayarak "2006 yılındaki yağışların ardından yaklaşık 2 bin köy sakini vertigo, görme bozuklukları ve bulantı şikayetleri yaşadı. Yapılan testlerde kanlarında siyanür çıktı" diyor. Kirliliğin, bir zamanlar yerel ekonominin bel kemiği olan hayvancılık ve üzüm hasadını yok ettiğine işaret eden Sümer, nasıl ayakta kalacaklarını bilemediklerini belirtiyor.

Resmî verilere göre 2024 yılında madencilik alanında kullanılan su, Türkiye'nin 20,3 milyar metreküplük toplam su tüketiminin yüzde 5,8'ini oluşturdu. Bu, 2016'daki payın dört katı anlamına geliyor.

TÜRKİYE'DE KÖYLÜLERİN DİRENİŞİ

Son olarak Ordu'daki Aybastı yaylasında tarım için kullanılan alanlarda maden sondaj çalışmaları başlatılması, köylülerin yoğun protestosuna neden oldu.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan 48 yaşındaki Nuriye Dilek, altın madeni için sondaj planları nedeniyle otlakların girişe kapatıldığını belirterek "Artık hayvan yetiştiremeyeceksek ne yapmamız bekleniyor? Toprağımızı bırakıp gitmemiz mi?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Tarım ve hayvancılık, bölge sakinlerinin en önemli geçim kaynağı. Bölge aynı zamanda tüm dünyaya ihraç edilen fındığıyla ünlü.

"ARTIK FINDIK YETİŞTİREMEYECEĞİZ" ENDİŞESİ

Fındık üreticisi ve ihracatçısı Ömer Aydın, "Altın madeni açıldığında burada artık fındık yetiştiremeyeceğiz. Yerin üstündeki, altındakinden daha değerli. Asıl altın, bu ülkede yetişen fındıktır" diyor ve Ordu'da toprakların yüzde 80'inin maden alanı ilan edildiğini duyduklarını söylüyor.

Bu söylentiler karşısında hükümete bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Nisan ayında bir açıklama yaparak, farklı illerdeki arazi varlığının büyük bir kısmının maden sahası olarak ruhsatlandırdığı iddialarını yalanladı. Açıklamada, Türkiye genelinde fiili olarak maden üretimi yapılan toplam alanın, ülke yüz ölçümünün sadece binde 1,8'ine tekabül ettiği, Ordu'da bu oranın on binde 8 seviyesinde olduğu belirtildi.

"TÜRKİYE HİDROLOJİK KURAKLIKLA KARŞI KARŞIYA"

Çevreciler ise maden ruhsat sayısındaki büyük artış karşısında öfkeli. Gazeteci Özer Akdemir, kirlenme riski ve yerel ekonomilere verilen zarar pahasına sektöre yapılan yatırımlara öncelik verildiğini belirtiyor.

Su bilimleri uzmanı Dr. Erol Kesici de madencilikte aşırı su ve kimyasal kullanımına işaret ederek suyun sadece kullanılmakla kalmayıp aynı zamanda kirletildiğini vurguluyor.

Yağış eksikliğinin su kaynaklarını, su kütlelerini ve yeraltı sularını etkileyerek tüm su sistemini zayıflattığına işaret eden Kesici, "Tüm dünya uzun süredir devam eden bir kuraklık yaşıyor ancak Türkiye aynı zamanda ciddi bir hidrolojik kuraklıkla da karşı karşıya. Göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı su rezervlerimiz kötü su yönetiminin doğrudan bir sonucu olarak kurudu" diyor.

"Dağlar maden açmak için düzleştirildiğinde ekosistem tahrip olur, ısı adaları oluşur. Bu da yağışı azaltır ve dolayısıyla yeraltı su seviyelerini düşürür" diye devam eden Kesici, doğanın aşırı sömürüyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek "Bu kadar çok maden ruhsatı vermek nasıl mümkün olabilir?" sorusunu yöneltiyor.

"YASA DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRECEK"

Çevre aktivisti avukat Arif Ali Cangı da Temmuz ayında onaylanan ve şirketlerin tarım arazilerini madencilik için kamulaştırmasına veya yeniden imara açmasına izin veren yasanın durumu daha da kötüleştirdiği görüşünde.

Çevresel etki değerlendirmeleri ve denetim mekanizmalarının artık tamamen etkisiz hale geldiğini belirten Cangı, "Artık madenlerin her yerde kurulmasının önünde hiçbir engel kalmadı" diyor.

Cangı, Türkiye genelinde büyüyen protesto hareketine işaret ederek, protestoları zayıflatmak amacıyla acil durum prosedürlerinin devreye girdiğini ve madencilik ruhsat süreçlerinin hızlandırılabildiğini belirtiyor. Böylece şirketler araziye anında el koyabiliyor.

Kaynak: DW Türkçe

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.