15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanseri Günü
15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanseri Günü nedeniyle görüş belirten Çocuk Hematoloji ve Çocuk Onkoloji hekimi Doç. Dr. Fatih Erbey 'Çocukluk çağı kanserlerinin erişkin kanserlerinden en önemli farkı, bir çocuğu kanserden kurtardığınızda, önünde 50-70 yıl gibi bir ömrün onu bekliyor olmasıdır' dedi. 'Kanser teşhisi tüm aile bireyleri için duygusal ve psikolojik bir kriz durumudur. Bu dönemde hem ebeveynlerin hem de hastanın psikolojik olarak desteklenmesi önemlidir' diyen Uzm. Psikolog Aslıhan Özcan Morey ve Doç. Dr. Fatih Erbey çocukluk çağı kanserleri hakkında önemli bilgiler verdi.
SAĞLIK , 15 Şubat 2021 Pazartesi, 09:57
15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanseri Günü

Koç Üniversitesi Hastanesi'nden Doç. Dr. Fatih Erbey, "Çocuklarda kanser erişkinlere kıyasla daha nadir görülüyor.

Tüm kanserlerin ortalama %2-4'ünü çocuk kanserleri oluşturur. Her yıl 1 milyon çocuktan 120'sinde kanser gelişmektedir. Çocukluk çağı kanserleri en sık ilk 5 yaşta ve 10-15 yaş döneminde ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı bir vücutta hücreler bölünür, büyür, farklılaşır ve ölürler. Kanser durumunda ise hücreler kontrolsüz olarak bölünüp çoğalırlar. Kanserli hücreler başlangıçta köken aldıkları dokuya hasar verirken, ilerleyen safhalarda diğer tüm dokulara yayılarak, onların normal görevlerini engellerler. Tedavi edilmediği takdirde kanserli hücreler hızla çoğalıp yayılarak sağlığı bozmaya ve hayati tehlike yaratmaya başlarlar" dedi.

Doç. Dr. Fatih Erbey

Doç. Dr. Fatih Erbey sözlerine şöyle devam etti:

Çocukluk çağı kanser vakalarının çoğunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalar kanserli çocukların %10'unda genetik bir yatkınlık olduğunu göstermektedir. Bunun dışında, çevresel faktörlerin de etkili olabileceği düşünülmekte ve araştırılmaktadır. Çevresel nedenler ise sigara, alkol, radyasyon, bazı ilaçlar, tarlalara sıkılan hormon tipi gübreler, böcek ilaçları, bazı kimyasal maddeler, virüsler (EBV, HIV vb.) ve yanlış beslenme (obezite vb.) olarak sayılabilir. Ailevi yatkınlık, doğumsal anomaliler, gen bozuklukları, bağışıklık sistemi hastalıkları gibi durumlar ise yapısal nedenleri oluşturur.

Çocuk kanserlerinin 12 ana grupta toplanmıştır:

1. Lösemiler,

2. Lenfomalar,

3. Beyin tümörleri,

4. Sempatik sinir sitemi tümörleri (nöroblastom),

5. Retinoblastoma (gözün retina hücrelerinden gelişen tümörler),

6. Böbrek tümörleri,

7. Karaciğer tümörleri,

8. Kemik tümörleri,

9. Yumuşak doku tümörleri,

10. Gonad ve germ hücreli tümörler,

11. Epitelyal tümörler ve

12. Diğer kötü huylu tümörler.

Doç. Dr. Fatih Erbey ayrıca şunları belirtti:

Lösemi, lenfoma ve santral sinir sistemi (beyin) tümörleri tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen çocukluk çağı kanserleridir. Kanserli çocukları tedavi ederken asıl amaç, onları iyileştirmektir. Tedavi yan etkilere neden olabilirken, birçok ilaç ve terapi çocukları kanser tedavisi görürken daha rahat hale getirebilir. Günümüzde çocukluk çağı kanserlerinde yaşam oranları %80'lere ulaşmıştır. Bu başarıda tanı ve tedavideki gelişmelerin yanı sıra, başta beslenme olmak üzere, destek tedavilerdeki gelişmelerin katkısı büyüktür.

Uzm. Psikolog Aslıhan Özcan Morey

Koç Üniversitesi Hastanesi'nden Uzm. Psikolog Aslıhan Özcan Morey ise konun psikolojik tarafının önemine değinerek şunları söyledi:

Kanser tedavisi gören bir çocuğa sahip olmak her aile için çok zorlayıcı, bunaltıcı ve derinden sarsıcı olabilir. Kanser teşhisi tüm aile bireyleri için duygusal ve psikolojik bir kriz durumudur. Ebeveynler önce ailelerine ve arkadaşlarına, onlara değer veren insanlara dönerler ve hislerine ve yaşadıklarına anlam vermeye çalışırlar. Böyle zamanlarda çevrelerinden gördükleri destek kadar, tedavi ekibinden destek almak da kıymetlidir. Ebeveynler her zaman tedavi ekibiyle endişelerini konuşmalı, çocuklarının ihtiyaçları için yardım talep etmelidir. Ülkemizde çocuklarıyla baş etmek ve onlarla ilgilenmek hakkında ailelere destek olacak yazılı kaynaklar artmaya başlamıştır. Bazı dernekler psikososyal destek sağlamaktadır.

"Çocuğun hastalığı yaşına uygun şekilde anlatılmalı"

Uzm. Psikolog Aslıhan Özcan Morey ayrıca, "Tedavi sürecinde ebeveynlere düşen zorlu görevlerden biri de çocuklarını psikolojik olarak da bu sürece hazırlamaktır. Bazı çocuklar kanser bir şekilde onların suçuymuş gibi kendilerini suçlu hissedebilir. Eğer böyle bir durum olmuşsa, bu algı düzeltilmelidir. Psikologlar veya kanser tedavi ekibinin diğer üyeleri çocuklara güven vermek ve duygularıyla baş etmelerine yardımcı olmak konusunda çok yardımcı olabilir. Ayrıca, çocukları kendi kanser tedavilerine dahil etmeye çalışmak, karar verebileceği konularda fikrini sormak önemlidir. Çocuğun yaşına göre, kanser ve etkileri hakkındaki gerçekleri anlayacağı bir dilde açıklama yapmak ve yaşadıklarına anlam vermesini kolaylaştırmak gereklidir. Daha küçük çocuklara "hasta" olduklarını ve iyileşmek için "ilaca" ihtiyaç duyduklarını söylemek yeterli bir açıklama olabilir. Tüm yaş grupları için amaç, korku ve yanlış anlamayı önlemektir. Ebeveyler konuşmakta zorlandıkları konular hakkında doktorlarından, tedavi ekibindeki uzmanlardan veya psikologlardan destek alabilirler" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR