26 yıllık örnek yaşam
Bursa Hakimiyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aysın Komitgan’ın ‘Yüz Yüze’ söyleşilerinde ilk konuğu AK Parti Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın ve eşi Aliye Yalçın oldu.
BURSA , 01 Temmuz 2012 Pazar, 11:27
26 yıllık örnek yaşam

Başkan Sedat Yalçın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile birlikte çok rahat çalıştığını birçok özelliklerinin örtüştüğünü ve siyaset yapma şekillerinin birbirine yakın olduğunu anlattı.

2003’te emekli olan Aliye Hanım kendini eğitime adamış durumda. Geleceğin gençlerini yetiştirmek için Görükle’de iş ha- yatını sürdürüyor. En büyük destekçisi ise eşi Sedat Yalçın…


İyi akşamlar. Çok uzak yollardan geliyorsunuz aslında. Karadeniz’den geldiniz. Nasıl geçti önce onu konuşalım isterseniz. Sonra biraz Aliye Hanım’ı tanıtmak istiyorum.
Karadeniz muhteşemdi gerçekten. İl Yönetim Kurulu’ndan eşlerle beraber Trabzon’a uçakla gittik. Orada Uzungöl muhteşem bir manzara gerçekten. Trabzon’da bir şehir turu yaptık. Daha sonra Rize tarafında tüm ilçeleri tek tek gezerek, Batum’a ulaştık Sarp sınır kapısından. Sahil muazzam yapılıyor. Türkiye’nin bence yükselişini hisseden bir kent orası.

Artık vizesiz oraya gidilebiliyor değil mi?

Tabii... Nüfus cüzdanıyla girebiliyorsunuz. Orada bayağı hareket var Batum’da. Türk işadamları orada iş sahibi olmuşlar. Ben bu gümrükteki yeri ve kolaylığı, yolcu hareketliliğini ciddi şekilde gördüm orada. Daha sonra meşhur Ayder Yaylası’na gittik bir akşam. Orası da gerçekten doğa harikası bir yer. Kaçkar Dağları’nın eteğinde, şelalelerin aktığı muhteşem bir yer. Kısa 3 günlük bir turdu.
Ama iyi yerler gezmişsiniz,önemli yerler.
Tüm arkadaşlarıma da tavsiye ederim, izleyicilere.

İlk kez mi gittiniz?

Trabzon’u görmüştüm ben ama diğer yerleri ilk kez gördüm.
-Siz, Aliye Hanım
Ben de ilk kez gördüm.

Etkilendiniz mi? Beğendiniz mi? Yeşil mi mesela? Karadeniz yeşil diyorlar, Bursa’dan yeşil mi mesela?

Tabii, Bursa gibi yeşil. Yeşilin her türü var.
Aliye Hanım’ı tanımak ve tanıtmak istiyorum. Siz zaten yeterince biliniyorsunuz. Siz gerçekten göz önünde bulunan birinin eşisiniz ama hiç yoksunuz. Ben sadece sizi il kongrelerinde, eğer Sayın Başbakan eşiyle birlikte gelirse o zaman görüyorum. Ya da Sayın Bülent Arınç’ın olduğu eşli programda görüyorum. Onun dışında hiç yoksunuz.

Peki Aliye Hanım kimdir?

Ben de kendimi tanıtmadan önce ‘Yüz Yüze’ programının hayırlı olmasını diliyorum. Kısaca kendimi tanıtmam gerekirse Bulgaristan Kırcaali doğumluyum. 10 yaşında ailemle birlikte Bulgaristan’dan İzmir’e göç ettik ve İzmir’e yerleştik. Eğitim ha- yatımı İzmir’de tamamladım. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Yine İzmir’de çalışma hayatına başladım. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nda 20 yıl çalıştım.

O ne güzel ikiniz de. Çok hesapçı bir aile demek ki… Çok ilginç… Sayın Başkan Erzincanlı. İzmir’de mi buluştunuz? Nasıl oldu bu buluşma? Görücü usulü ile mi evlendiniz?

1982 yılında ayrı üniversitelerden mezun olduk. Ben Dokuz Eylül Üniversitesi Sedat Bey de Atatürk Üniversitesi’nden mezun oldu. Dolayısıyla aynı yıl mezun olduğumuz için, iş için, müfettişlik için sınavlara da aynı ortamlarda girdik. Onlar genelde İstanbul ve Ankara’da oluyordu bizim zamanımızda. Müfettişlik sınavları sırasında tanıştık. Sedat Bey bu müfettişlik sınavları sonunda Maliye Bakanlığı müfettişliğini kazandı. Ben de Merkez Bankası müfettişliğini kazandım ama o yıllarda bayanları müfettiş olarak istihdam etmiyordu Merkez Bankası. Bana memuriyet teklif edildi. Daha sonraları da zaten sistem uzmanı olarak emekli oldum.

Bakın görüyor musunuz? Yani o zaman olmayışı çok kötü belki çok başka yerlerde olacaktınız şimdi.

Ayrımcılık yoktu anayasada.
Keşke olsaymış.
-İki çocuk annesiyim. Oğlumuz şu anda üniversiteden mezun oldu. İletişim tasarımı bölümünden mezun oldu. Çalışıyor bir yandan da askerlik hazırlıkları yapıyor. Kızım da geçen sene üniversiteyi kazandı.

O da mı işletme iktisat?

O da İngilizce İşletme babasının mesleğinden.

Bursa’ya nasıl geldiniz?

Şimdi şöyle 94 yılında meslekte Sedat Bey 10 yılını tamamladı. O arada da yeminli mali müşavirlik yasası çıktı. 10 yılını dolduran denetim elemanları isterlerse yeminli mali müşavir olabiliyordu. Sedat Bey’de tabii biraz özel sektör merakı da vardı zannediyorum. 10 yılını doldurur doldurmaz hemen özel sektöre transfer oldu. Kendi şirketini kurdu. Bursa’da daha yakınlarımızın olması nedeniyle İstanbul ve Bursa arasında biraz gidip gelindi ama Bursa’yı tercih ettik.
İyi yapmışsınız çok doğru. Bursa’da yaşamak daha kolay İstanbul’a göre pek çok koşuldan ötürü gerçekten Bursa daha keyifli. İstanbul hafta sonları gezmeye gidilecek bir mekan diyorum. Onun dışında yaşamak için Bursa’yı tercih etmek gerçekten çok anlamlı. Evet emekli oldunuz ama hayata emekli değilsiniz halen çalışıyorsunuz bildiğim kadarıyla.
2003 yılında 20 yılımı doldurur doldurmaz emekli oldum. Bu esnada emekli olmadan, kendi işyerimi kurma sevdam oldu.

İkiniz de özel sektöre meraklıymışsınız.

Özellikle ekonomik anlamda belli bir noktaya gelindiğinde, toplumsal alanda da bir şeyler yapmak istedim. Benim için o anda 2003 yılı şartlarında en uygunu, benim şartlarıma uygun olanı, bir öğrenci yurdu açabilmekti. Yaklaşık 10 yıllık bir süredir, öğrenci yurdunda kurucu olarak yönetici olarak çalışıyorum.

Görükle’de değil mi?

Görükle’de, evet.

Bilfiil, her gün işe gidiyor musunuz? Hafta sonları hariç.

Genelde gitsem daha iyi oluyor. Çünkü çok sayıda öğrencinin sorumluluğunu üzerimize almış durumdayız. Her yönüyle 24 saat hayatın olduğu bir ortam tabii ki gidilirse her bakımdan daha düzenli daha iyi ortamlar olur.
İşe sahip çıkmak işin başında olmak doğru.
Ama ekibim son derece yakınlarımda oluşuyor. Başta kardeşim olmak üzere yardımcı oluyorlar. Gitmesem de yürüyor fakat ben mutlaka uğramaya gayret ediyorum.

İki çocuğunuz, annelik kendi iş hayatınız ama öbür siyasetin tam da göbeğinde çok aktif olan bir eşiniz var. Nasıl denge kuruyorsunuz? Nasıl bir aile yaşamınız var? Yani sizde her akşam ailece yemek yeme şansı yoktur değil mi?

O şansımız oldukça az. Her akşam değil, senede birkaç gün diyebilirim. Ama neticede bu bizim tercihimizdi. O konuda kendi tercihimiz olduğu için yakınma hakkı bulmuyorum kendimde.

Desteklediniz mi Sedat Bey’in siyasete girmesini?

Sürekli destekledim. Birincisi çok sevdiği bir işi yapması çok önemliydi. İkincisi topluma hizmet anlamında iyi bir şeyler yapabiliyorsa, ben her zaman destekçisi olurum. Sizin söylediğiniz gibi çok fazla görünmesem de işin mutfağındayım.

Eminim, ondan eminim. Ama tabii bunu göğüslemek çok kolay bir şey değil. Tak başına kalıyor insan. Bir yanda çocuklar, bir yanda hayat mücadelesi. Yani şimdi evde ekmek var mıdır?

Yok… Sedat Bey, çocuklarla ve benimle ilgili hiçbir sorusu olmadı kafasında.
Tabii bu kadar becerikli bir eş olunca.
Yani çok büyük hakları var benim üzerimde. Yani aşırı bir şey siyaset… Gece 2’de gidip, sabah 7’de ayrıldığım çok oluyor seçim zamanlarında.

Peki evdeyken nasıl zaman geçirirsiniz?

Yani hafta sonları değil de, hafta içleri daha çok olabilir. Biz genelde çocukları da denk getirirsek, dört kişiyiz. Güzel bir kahvaltıyla güne başlamak tabii keyifli oluyor. Uzun zamandır görüşemediğimiz çocuklarla veya benimle ilgili herkes sorular sorar. Ama şunu da çok net gördüm, hem çocuklarım hem eşimin bakımından, sürecin farkındalar hepsi. Yaptığımız işin ne kadar önemli ve ciddi bir sorumluluk olduğunu biliyorlar. Kızımı uzun süre görmediğim halde, yani özlüyor, görüyorum, hissediyorum ama bana hissettirmemeye çalışıyor. Bu iş böyle bir şey yani.
Çok ağır bir bedel bu
Evet ve siyasette sonuna gelirseniz hiçbir şey olmaz. Dolayısıyla siyaseti bir beklentiyle kesinlikle yapmamak gerekir. Bulunduğunuz görevi en iyi şekilde yapabiliyorsanız, önemli olan odur.
Tabii yani, şimdi çok rahat söylüyorsunuz. Ciddi tecrübeler edindiniz belki il başkanlığı sürecinde işte bazen nadasta beklediniz sonra tekrar aktif siyasete geri döndünüz. Ama şeydir, başını yaslayabileceğin biri. Eminim ki çok zor günler yaşadınız.
İyi hatırlıyorum . İl başkanlığından ayrıldığım sürede, eşimin hep şu tarz yaklaşımları oldu yani sen dedi hiç eksik bir şey yapmadın, sen işini iyi yapmaya gayret ettin. Hep samimi oldun, dürüst oldun topluma karşı, netice itibariyle bu emek karşılığını yerine getirir.

Ne güzel. Kaderci misinizdir Aliye Hanım?

Tabii ki.. Neticede insan elinden gelen her türlü gayreti gösterir. Ama bir kader çizgisi vardır. Kaderin dediği olur. Kadere inanıyorum.

Az önce evde olduğumuz zamanlar kahvaltıya beraber başlarız dediniz. Kahvaltı hazırlar mısınız? Özel el beceriniz var mıdır? Yemeğinizi kendiniz mi yaparsınız?

Evet genelde kendim yaparım.
Öyledir kadınlar. Her şeyi teslim ederler ama mutfağa gelince illa kendi el lezzetlerini katmak isterler.

Sedat Bey’in bu siyaset hayatında hiç mi bunalmıyorsunuz?. Yalnız kalmaktan. İsyanlarınız olmadı mı hiç?

Yani yaşam biçimi haline geldi. Sedat Bey daha önceki yaşamında da çok yoğundu. Farklı dallarda aktif olarak görev alıyordu. Dolayısıyla yine çok az zaman kalıyordu. Evlendiğimiz günden beri Sedat Bey’in çok yoğun bir tempoda çalıştığını biliyorum. Siyaset ekstra bir yük getirmedi.

Peki birlikte olduğunuz zamanlarda en çok ne yapmaktan hoşlanırsınız?

Alışveriş tabii fırsat buldukça yapıyoruz. Bir de seyahat ikimizin de öyle ortak bir yönü var. Özellikli yerleri yurt dışı dahil epeyce bir dolaştık. Gençliğimizde çok sayıda yurtdışı seyahati yaptık. Artık yaşlandığımızı hissediyoruz, yurtiçi gezilere başladık.

Kaç yıl oldu evleneli?

26 yıl oldu: İzmir’de evlendik.
Peki iş hayatları böyle yoğun geçiyor. Kendinize ait dünyanızda neler yaparsınız? Sosyal dernekte faaliyet göstermek.
Arkadaşlarımla mutlaka buluşuyorum. Hayır kurumlarına yönelik iş yapıyorum. Yurtta en az yüzde on bir yüzde on beş burslu öğrencilerim var. Onlarla ilgilenmek benim en büyük hobimdir. Çok fazla kitap okuyamıyorum.

Oradaki öğrencilerle diyalogunuz nasıl?

Çok güzel bir denge kurduk tüm öğrencilerimle bıçak sırtı bir denge bu. Son derece yeni bir yıl içinde yüksek sesle konuşan kimsenin olmadığı kanaatindeyim. Yurtdışında da öğrencilerimiz var.

Siz nasıl orada olmamayı başarıyorsunuz? Hiç ilginiz yok mudur siyasete?

Var her zaman takip ediyorum. Her gün 1,5 saat köşe yazılarını yerel gazeteleri okurum. Çok ön planda olmayı sevmiyorum.
Biz sizi basın mensupları olarak çok nadir programlarda gördüğümüzü söyleyebilirim. Onun dışında programlarda yoksunuz.
Siyasetçi eşler bakımından belki bir rol model. Aslında bir şey yapmak gerekir. Siyasetçinin eşi ne kadar önde olmalı. Çünkü toplumun beklentileri var ve beklentileri mutlaka karşılamanız gerekiyor. Çok ailenizle gündeme geldiğinizde asıl işiniz ikinci plana düşüyor. Aliye Hanım’ın hassasiyetle dikkat ettiği konu o. Kamuoyu da onu istiyor bence.

Aliye Hanım siyasetçi olsaydı destekler miydiniz?

Ben ne iş yapıyor olacaktım o zaman.
E siz artık bilmiyorum mali müşavirliğe devam ederdiniz.
Zor durum ama kesinlikle ben başarılı olacağına inanıyorum ama düşünmüyor herhalde.
Nasıl tanıştığınızı atladık. Bu birliktelik nasıl dünyaya geldi?
Sınavlarda tanıştık tabii ama yine arkadaşlar aracılığıyla oldu bu tanışma.

Tanıştınız hemen mi evlendiniz?

1 yıla yakın tanışma süresi oldu.9 ay nişanlı kaldık. Ben Ankara’daydım. İzmir’e sık sık gidip geliyordum.

Siz Erzincan doğumlusunuz değil mi? Siz Bulgaristan bir uçtan bir uca ortada bir yerlerde buluşmuşsunuz.

Ben onun köyüne 3 defa gittim. Geçen hatta birkaç hafta önce gittik.

Peki tatil anlayışınız nedir?

Eskiden deniz kıyıları daha cazip gelebiliyordu. İnanın şu an küresel ısınma o tür tatil yerlerini cazip olmaktan çıkardı. Mesela Karadeniz turu müthişti.

Bursa’da yaşamayı seviyor musunuz Aliye Hanım?

Bursa’da yaşamak benim çocukluk hayalimdi. Çok mutluyum Bursa’da. Bursa’nın tarihi ve yeşili insanları bağlıyor.

Konserlere gider misiniz? Tiyatro, sinema sever misiniz?

En son ‘Güneşi Gördüm’ filmine gitmiştik. Uzun süredir tiyatroya gidemedik. Kitap fuarından başkanlık sistemi ile ilgili kitaplar almıştım. Bir kısmını bitirdim bir kısmı hala duruyor. Sabah kalktığımızda tüm ulusal ve yerel basını okuyoruz.
Bizzat gazete mi alıyorsunuz internetten mi takip ediyorsunuz?
Bizzat alıyorum canlı okumamız lazım mutlaka.

Hayatınızda spor yok mu?

Yapıyoruz. Evde spor aletleri var. Yüzme en çok sevdiğim spordur. Ben yüzmeyi Fırat’ta öğrendim. Hem de azgın sularda bayağı iyi yüzücüydüm ben.

Tanınan bir ailesiniz, bunun getirdiği sıkıntılar neler ?

Bunu nasıl tanımladığınıza bağlı. İyi tanımlıyorsanız büyük bir gönül rahatlığıyla toplumun içindesiniz demektir. Ama biraz olumsuz bir algı varsa sizinle ilgili müthiş bir kamuoyu baskısı hissedersiniz.

Peki siz bu tanınırlığı yaşıyor musunuz Aliye Hanım?
Çok göz önünde değilim ve tanınmayı da sevmi -yorum. Çocuklarım da çok göz önünde bulunmak istemiyor.

Sosyal medyayı nasıl buluyorsunuz? Sosyal medya bu kadar artmalı mı?

Yani yeterince fazla sosyal medya… Daha altı çizili konular gündeme gelebilir.

Bir bayan olarak televizyonla aranız nasıl?

Çok fazla izleyemiyorum. Siyasi programları izliyoruz.

Sayın Başkan’ı izler ve keşke şunu yapmasa dediğiniz şeyler var mı?

Evet oluyor.

Resim yapar mısınız? Fotoğraf çekmeyi sever misiniz?

Ben öğrenciliğimde resim yapıyordum.-
Sizin
Benim çok çalışkan olma dışında başka yeteneğim yok.

Eğitim sistemindeki bu kadar hızlı değişimi nasıl görüyorsunuz?

Bunu bir geçiş dönemi olarak görüyorum. Ne- ticede daha iyiye güzele ulaşmak için belirli değişiklikler yapılacaktır. Umarım en güzel sistem ülkemizde yerleşir.

Bir kadın olarak kürtaja bakış açınız nedir?

Kürtaj yapılmadan önlemlerin alınmasına yönelik çalışmaların yaygınlaşmasının daha iyi olacağı kanaatindeyim.
Sedat Bey’in bir yerlerde koşturmasını ister misiniz yoksa artık bir yerlerde noktayı koysun ve ailesine geri dönsün, tercihiniz ne olur?
Şimdi şöyle Sedat Bey siyasetten bir şey almak için siyasete gelmedi. Siyasete bir değer katmak için geldi. Hangi noktada değer katıyorsa o noktada olsun. Kendi istediği zaman noktayı koyar.

Var mı hedefiniz Sayın Başkan nerde noktayı koyarım diyorsunuz?

Ben bugün itibariyle AK Parti Bursa İl Başkanıyım ve 3 yıllık bir süre için kongrede seçildik. Benim birinci derecedeki hedefim 3 yıllık süreyi başarılı bir şekilde tamamlamak. Bu sürenin sonunda değerlendirme yapmak gerekirse o zaman bu soruyu değerlendiririz. Bizim birinci derecedeki görevimiz belediye başkanımıza yardımcı olmaktır. Önemli olan Türkiye’nin, Bursa’nın kazanmasıdır.
Bülent Arınç’la çalışmak kolay olmasa diye düşünüyorum. Nasıl dengeler kuruluyor?
Biz çok rahat çalışıyoruz. Neden aslında birçok özelliğimiz örtüşüyor. Bir defa siyaset yapma şeklimiz çok yakın. Olaylara bakılması gerektiği konusunda yüzde yüz aynı bakıyoruz. Çünkü siyaset alanı kamunun imkanıyla toplumun taleplerini bağdaştırma, en uygun en optimum noktada buluşturma sanatı. Bunu yaparken samimi olacaksınız. Dürüst olacaksınız yani Sayın Arınç’ın tarzı bu biz de aynı tarzla yaklaşıyoruz. O yüzden hiçbir sorun yok.

Kongreyle seçilmenizin bir farkı oldu mu?

Oldu tabii siyasette seçilmiş olmak esastır yani gerisi geçici bir statüdür. Atanma yani atanırsın. Seçilmiş olmak teşkilatımızda tam bir hakimiyet durumunu ifade eder. Teşkilatınızın sizi onayladığını ifade eder. Teşkilat o iradesini koydu kongremizde. İl başkanlığının daha önüne geçebileceği izlenimi veriyor.
Biz öyle istiyoruz. Yani onların aktif ve Bursa’nın kritik konularına parmak basmalarını istiyoruz. Yani sıradan bir sanayi komisyonu değil.
Üç il başkanı vardı. Sonra bir değişiklikler oldu. Şimdi bakıyorum bir tek siz kaldınız. O üçgendeki tek ayak siz kaldınız.
Bizim Gürhan Akdoğan Bey’le ve Arif Bey’le daha öncesinden ve Tevfik Bey’le de çok güzel çalışmalarımız oldu. Türk siyasetine kattığımız değer. İnşallah yeni seçilen Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden il başkanı arkadaşlarımızla da bu süreci sürdürürüz. Ben Bursa’nın da Türkiye’nin de konuşulmayacak hiçbir sorunu olduğunu düşünmüyorum. Siyaset bir iddia işi. Türkiye’nin sorunlarını ben çözerim diyebilme işi. Konuşmuyorsanız o iddianızın arkasında bir fikriniz yok demektir. Ben tüm siyasi partilerin bu yeterlilikte programlara hakim olduğunu düşünüyorum. Aksi halde varlık sebepleri ortadan kalkar. Mutlaka konuşmalıyız.
Çok teşekkür ederim.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR