'ABD ile ilişkiler iyi bir noktada değil'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyaretini Türk gazetecilere değerlendirirken iki ülke ilişkilerinin maalesef iyi bir noktada olmadığını vurguladı. Erdoğan, "Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimize hasmane değil, dostane davranalım. Ama şu andaki gidiş pek hayra alamet değil" dedi.
GÜNDEM , 24 Eylül 2021 Cuma, 08:45
'ABD ile ilişkiler iyi bir noktada değil'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendirirken "Sağlıklı bir sürecin işlediğini doğrusu söyleyemem. Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimizle hasmane değil, dostane davranalım. Ama iki NATO ülkesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil. Benim Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak yaklaşık 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile olan münasebetlerimde geldiğimiz nokta maalesef iyi bir nokta değil. Sayın Biden ile iyi başladık diyemem" dedi.

Erdoğan, Kürt sorunu tartışmalarının sorulması üzerine de "Bu konuyla eğer biz meşgul olursak yazık olur. Yani İmralı mıdır, değil midir, onların sorunu. Türkiye'de böyle bir sorun yok. Biz bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik" dedi.

ABD ziyareti sonunda New York'taki Türkevi'nde gazetecilerle sohbet eden Erdoğan, özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

KURU KURUYA KARDEŞLİK OLMUYOR: Amerika 20 yıl önce Afganistan'a niçin girdi, ne işi vardı ve şimdi niye çıkıyor? Herhalde bunun bir bedelinin olması lazım. Ve bunca mülteci şu anda nereye gidecek? Türkiye'nin kapıları açması ve bunları kabul etmesi düşünülemez... Böyle bir şeyi kabullenmek öyle kolay da değil. Bunun bir maliyeti var, bir bedeli var. Amerika burada, 'kapılar açılsın ve Afgan halkı Türkiye'ye girsin' diyemez. Nitekim böyle bir şeye biz açık da değiliz, müsaade de etmeyiz. Afgan halkı bizim için kardeş halktır. Tarihe dayalı bir geçmişimiz var, fakat bu kuru kuruya bir kardeşlik olmuyor.

ABD BEDEL ÖDEMELİ: Aynı şeyi biz Suriye'de de yaptık. Aynı durum Irak'ta oldu. Geçmişten alırsak girip çıkanla neredeyse 10 milyona varan bir sayı söz konusu, şu anda bunun 5 milyonu Türkiye'de kaldı. Burada bu bedeli ödemesi gereken Amerika'dır. Amerika'nın bununla ilgili adımlar atması lazım. Fakat şu ana kadar böyle bir hava görünmüyor. Amerika'nın bu noktada kapıları açmak gibi bir derdi şu anda yok gibi. Fakat kapsayıcı, kuşatıcı bir yönetim Afganistan'da oluşursa, bu yönetimle bazı görüşmelerimiz olabilirse ve gerçekten sağlıklı bir iletişim kurabilirsek, bundan sonra ne olabileceğinin adımlarını bu görüşmelerden sonra atabiliriz.

YÖNETİM KUŞATICI DEĞİL: Taliban'ın şu andaki yaklaşım tarzına bakıldığında kucaklayıcı, kuşatıcı bir yönetim maalesef oluşmadı. Şu anda sadece bazı sinyaller geliyor; bazı değişikliklerin olabileceği, yönetimde bazı kuşatıcı, kapsayıcı bir havanın oluşacağı istikametinde. Bunu tabi daha henüz görmüş değiliz. Eğer böyle bir adım atılabilirse o zaman birlikte neler yapabileceğimizi kendileriyle görüşme, konuşma noktasına gidebiliriz. Kaldı ki kendi içlerinde de şu anda bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bu sıkıntıları aşabilirlerse ve ondan sonra Türkiye ile bazı görüşmeler olursa, adımlar atılabilirse bunları nasıl gerçekleştiririz, nasıl bir yol haritası belirleriz, ona bakar ona göre de Afganistan'la böyle bir adımı gerçekleştirmiş oluruz.

ABD İLE İLİŞKİ SAĞLIKLI İŞLEMİYOR: Türk-Amerikan ilişkilerinde sağlıklı bir sürecin işlediğini doğrusu söyleyemem. Niye? Bakın biz F-35'leri aldık, 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve bu F-35'ler bize teslim edilmedi. Amerika önce bunu bir defa halletmeli. Bize S-400 konusunu bahane edip F-35'leri vermemek, her şeyden önce bir defa devletler arası ilişkilerde ne diplomasi noktasında ne de münasebetler noktasında bir kimlik ortaya koymadır. Amerika'nın önce bunu bir defa düzeltmesi lazım.

S-400'DE GERİ ADIM YOK: Bizim için S-400 işi bitmiştir. Buradan geri adım atmamız da mümkün değil. Amerika'nın bunu uluslararası diplomaside, ilişkilerde doğru bir yere oturtması gerekir. Ama şu ana kadar bunu oturtamadılar. Yarın 'Niçin F-35'i almıyorsun?' diyemezler. Vermezsen almayız. O zaman biz daha başka kapılara da müracaat ederiz. CBS ile yaptığım röportajda onlara da onu söyledim. 'Yani başka yerlerden almayı mı düşünüyorsunuz?' diye sordu. 'Gerekirse alırız' dedim.

BİDEN İLE İYİ BAŞLADIK DİYEMEM: Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimize hasmane değil, dostane davranalım. Ama iki NATO ülkesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil. Benim Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak yaklaşık 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile olan münasebetlerimde geldiğimiz nokta maalesef iyi bir nokta değil. Ben oğul Bush ile iyi çalıştım, Sayın Obama ile iyi çalıştım, Sayın Trump ile iyi çalıştım ama Sayın Biden ile iyi başladık diyemem.

SEYREDECEK DEĞİLİZ: (Afganistan)İşte her şeyi bıraktı, gidiyor. Ama şimdi bir bedel çıkacak ortaya. Taliban'ın elindeki silahlara baktığınız zaman, bu silahlar Amerika'nın silahları, dolayısıyla bu bedeli de ödemek durumunda kalacaktır. Sayın Trump döneminde binlerce tır silah, mühimmat terör örgütlerine verildi. Şimdi aynı durum Biden döneminde de var... Biz bunu elimizi kolumuzu sallaya sallaya seyredecek değiliz. Dikkatle takip ediyoruz. Vakti saati geldiğinde de söylenmesi gereken neyse onu da kendilerine söyleriz.

'Biz bu işi çoktan çözdük'

(Kürt sorununda çözümün adresi İmralı açıklaması) Bu konuyla eğer biz meşgul olursak yazık olur. Yani İmralı mıdır, değil midir, onların sorunu. Türkiye'de böyle bir sorun yok. Biz bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik.

DENSİZLİK, TERBİYESİZLİK: Ana muhalefetin Ali Erbaş hocamıza, Diyanet İşleri Başkanımıza bu denli hakaret etme ne hakkı ne yetkisi vardır. Bu densizliktir, terbiyesizliktir. Zaten CHP'nin cemaziyelevveli de hep bizim din adamlarımıza hakaretle geçmiştir. Ama şunu bilsinler ki Diyanet İşleri Başkanımız yalnız değildir, asla yalnız bırakmayız. O makam önemli bir makamdır. Dolayısıyla bu makama hakaret edenler, bu ülkede dinini, diyanetini bilenlere hakaret etmiş olurlar.

ÜZERİNE GİDECEĞİZ: (Fahiş fiyat denetimi) Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz. 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor.

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ: Sosyal medyanın maalesef tahribatı çok açık ve net ortada. Bu tahribatın artık bitmesinden yanayım. Artık bu tahribatı bitirmenin vaktinin geldiğine inanıyorum. Arkadaşlarımız da hazırlıklarını yaptılar ve Meclis'e bunu sunacaklar.

'Putin ile Suriye'yi masaya yatıracağız'

(Rusya ziyareti) Sayın Putin'le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabii sadece İdlib'i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye'deki durumu masaya yatıracağız. Suriye'de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız. Biz Rusya ile ilişkilerde şu ana kadar herhangi bir yanlış görmedik. Suriye'deki gelişmeleri daha iyi bir konuma taşıma noktasında zaman zaman bazı sıkıntılar yaşamıyor değiliz. Ama bunu da gerek şahsım, gerek Savunma Bakanım, gerek Dışişleri Bakanım attığımız adımlarla hemen telafi edebiliyoruz. Sayın Putin, Azerbaycan'da eğer devlet adamlığını tam manasıyla ortaya koymamış olsaydı, Azerbaycan'dan bu şekilde çıkılmazdı.

PAŞİNYAN'DAN OLUMLU SİNYALLER: (5'li veya 6'lı platform önerisi) Bu konuyla ilgili Paşinyan'dan olumlu sinyaller geliyor. Sinyallerle beraber bu konuda da bazı adımları atacağız. Ay sonunda Sayın Putin'le yapacağımız görüşmede bunlar da tabi konunun içinde yer alacak. Böylece Türkiye-Rusya ilişkilerinde inşallah çok daha güçlü, çok daha farklı bir döneme girmiş olacağız.

'İklim Anlaşması onayı milletimize armağan'

İklim Anlaşması'nın onay sürecini tamamlayacağımız müjdesini dünyayla ve kendi kamuoyumuzla paylaştık. Orman varlığını artıran, nispeten modern teknolojik altyapısı sayesinde oldukça düşük karbon salımı değerlerine sahip bir ülke olarak bu konuda da üzerimize düşeni yapmakta kararlıyız. Ülkemize söz verilen desteklerin sağlanmasıyla birlikte ve ulusal katkı beyanımız çerçevesinde, Paris İklim Anlaşması'nda belirtilen hususlara uygun adımlarımızı atacağız. Karbon nötr hedefini, 2053 vizyonumuzun ilk ve en önemli hedeflerinden biri olarak milletimize armağan ediyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum için gereken eylem planını da devreye almış bir ülke olarak, bu süreci başarıyla yürüteceğimize yürekten inanıyoruz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR