Ahmet Davutoğlu: Bunların en başarılı aşı politikası birbirlerini aşılamak oldu
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın aşı konusuna ilişkin birbirinden farklı açıklamalarda bulunmasına tepki gösterdi.
GÜNDEM , 03 Mayıs 2021 Pazartesi, 19:02
Ahmet Davutoğlu: Bunların en başarılı aşı politikası birbirlerini aşılamak oldu

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"SAĞLIK BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Koca'nın aşı konusuna ilişkin birbirinden farklı açıklamalarda bulunmasına değinen Davutoğlu, şöyle konuştu:

* Çarşamba akşamı, Bilim Kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Koca; 'Önümüzdeki 2 ay aşı tedarikinde sıkıntı olabileceğini' ifade etti.

* Cuma namazı çıkışıysa Sayın Cumhurbaşkanı 'aşı tedarikinde hiçbir sıkıntının olmadığını, yeterince aşıya sahip olduğumuzu' söyledi. Bakanların cumhurbaşkanını, cumhurbaşkanının bakanları tekzip ettiği bu düzen böyle devam edebilir mi?

* Bu uyumsuzluk, irtibatsızlık ve çelişki içeren açıklamalara maruz kalmaktan bıkıp usandık. Hangisinin doğru söylediğini anlamak için papatya falı mı açmamız gerekiyor? Aşı meselesi artık bir Milli Güvenlik konusu haline gelmişken, bütün dünyada ülkelerin artık aşı diplomasileri günden güne rayına otururken, bizdeki bu savrukluk ve izansızlığı nasıl yorumlamak gerekir? Bu nasıl bir devlet yönetimidir?

* Üstelik eğer Sağlık Bakanı Koca doğruyu söylüyorsa, cumhurbaşkanı da onu tekzip etmişse çıkıp istifa etmesi lazım. Yok eğer sayın cumhurbaşkanı doğru söylüyorsa, elimizde aşı varken sağlık bakanı halkı gereksiz bir paniğe sevk etmişse bu durumda sağlık bakanı görevden alınmalıdır.

"ŞİMDİ DE SPUTNIK V AŞISIYLA HAYAL TACİRLİĞİ YAPIYORLAR"

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Şimdi de çıkmış hayal tacirliği yapıyor, 6 ay sonra geleceği iddia edilen Sputnik V aşısıyla milleti oyalamaya çalışıyorlar. Bunların en başarılı aşı politikası birbirlerini aşılamak oldu. AK Parti MKYK'yı aşıla! Daire Başkanından başlayıp bütün alakalı alakasız memurları aşıla!

* Yandaşı, eşi, dostu, müteahhidi aşıla! Bakın bunların içinde bir tek aşılanmayan kalmadı. Aralarındaki iletişim ve yönetişim kriziyle birlikte var olan ekonomik gücü de yok ettiler. Sadece aşıyı değil, bütün bir salgın ve kapanma siyasetlerini ele yüze bulaştırdı bunlar.

"FAİZLERİ DAHA DA YÜKSELTMEK ZORUNDA KALACAK BİR ÜLKE HALİNE DÜŞÜRÜLDÜK"

Bugün açıklanan enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Davutoğlu, şöyle devam etti:

* Biz bu konuşmayı hazırlarken Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Nisan ayında TÜFE yüzde 1.68 artarken yıllık enflasyon yüzde 17.14'e çıktı. Bu son 23 ayın zirvesidir.

* Yurtiçi ÜFE ise aylık yüzde 4.34 artarken yıllık üretici enflasyonu da yüzde 35.17'ye yükseldi. Bu da son 29 ayın zirvesidir. Bir kıyas yapabilmeniz için zikredeyim. Başbakanlıktan ayrılmak zorunda bırakıldığımız günlerde açıklanan Nisan 2016 enflasyonu ÜFE'de yıllık 2.87, TÜFE'de 6,57 idi. Yani bugünkü aylık üretici enflasyonu 2016 Nisanındaki yıllık üretici enflasyonunun yaklaşık 1.5 mislidir.

* Son rakamlarla TÜFE ile ÜFE arasındaki fark 18 puan ile 30 ayın zirvesindedir. Bu artan maliyetlerle enflasyondaki yükselme trendinin devam edeceğinin işaretidir. 6 Mayıs'ta Merkez Bankası para politikası kurulu toplantısı var. Ne yapacaklarını göreceğiz. Faizi düşürürlerse TL üzerindeki kur baskısı artacak, düşürmezlerse niye ülkeye 525 milyar TL'na mal olan bir MB Başkanı değişikliği yaptıklarını yine izah edemeyecekler.

* Açık bir gerçek var ki bu cahillerin elinde Türkiye dünyanın en yüksek faizlerinden birini öderken, aynı zamanda dünyanın en yüksek enflasyonlarından birine sahip olduğundan, dünyanın en düşük reel faizlerinden birini verir hale geldi.

* Yani milletin cebinden ödediği bu kadar yüksek faize rağmen ,kötü yönetim nedeniyle faizleri daha da yükseltmek zorunda kalacak bir ülke haline düşürüldük. Bu da enflasyonun bütün yükünün dar gelirli vatandaşlar ve vergi mükelleflerinin üstünde olduğunu gösteriyor.

"BİBER GAZI GÖRÜNTÜLERİNİ SUNMAK DA SUÇ HALİNE GELDİ..."

Davutoğlu, polislerin sesini ve görüntüsünü kaydetmeyi yasaklayan genelgeyle ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı:

* Birincisi; toplumsal olaylara müdahalede polisin faaliyet alanı özel hayat niteliğinde değildir. Özel hayat ifadesi, evlerimiz gibi özel mekanlarla ilgilidir. Umuma açık alanlarda, kamunun haber alma hakkı engellenemez. Ses ve fotoğraf kaydı da özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz.

* Yargıtay içtihatlarına göre de, emniyetin iddiasının aksine, bu tarz ses ve görüntü kayıtları hukuka uygun delil niteliği kazanmaktadır. Üstelik sadece polislerin ölçüsüz müdahalelerindeki yaralama ve öldürme suçlarının işlemesi halinde delil olmaları bir yana, tersinden de, polislerin kendilerini savunmaları açısından da bu ses ve görüntüler önemlidir.

* Mesele özel hayatın gizliliği de ve kişisel verilerin korunması da değildir. Mesele kendi çelişkilerinin üstünün örtülmesidir. Mesela bu yasakla bakan yakınlarının ayrıcalıkları ile stadyumlar kapanma döneminde bile lebalep dolarken camide itikaf yapanlara yönelik biber gazı kullanılmasının görüntülerini kamuoyu bilgisine sunmak da suç haline gelmiştir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR