AK Parti'den, ABD'nin 'Dini Özgürlükler Raporu' değerlendirmesi
AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından, Türkiye'nin dini özgürlükler noktasında tüm dünyaya örnek olduğu belirtilerek, ülkede dini özgürlüklerin anayasal güvence altında olduğu vurgulandı.
GÜNDEM , 15 Haziran 2020 Pazartesi, 15:59
AK Parti'den, ABD'nin 'Dini Özgürlükler Raporu' değerlendirmesi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta başkanlığında, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından, ABD'nin "Dini Özgürlükler Raporu" ve "Türkiye'nin dini özgürlükler alanında yaptığı devrimler" değerlendirildi.

AK Parti tarafından yapılan değerlendirmede, ABD Dışişleri Bakanlığının 2019 yılında hazırladığı ve ülkelerde dini özgürlükler alanındaki uygulamaları ele alan raporda, Türkiye'ye yöneltilen iddialar eleştirildi.

ABD'nin raporunda, Türkiye'nin dini özgürlükler ve azınlıklar noktasında temel insan hakları ve demokratikleşme eksenli yaptığı çalışmalar, iyileştirmeler ve yatırımları görmezden gelindiğine işaret edilerek, "Raporun soyut, muğlak ve herkes tarafından farklı yorumlanabilecek iddialarla Türkiye aleyhinde bir tutum sergilediği" ifade edildi.

Terör örgütü FETÖ ile mücadelenin dini özgürlükler noktasında bir hak ihlali olarak değerlendiren ABD'nin raporunun gerçeklerden uzak amaçlarla yazıldığının ortaya çıktığı belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:

"Türkiye'de hükümetin özellikle Lozan Antlaşması yorumu kapsamına girmeyen gayrimüslim azınlığın haklarını kısıtlamaya devam ettiği, Yahudi karşıtı söylemin özellikle sosyal medyada etkili olmayı sürdürdüğü, azınlıkların ve diğer din mensupların eğitim haklarından mahrum bırakıldığı, azınlıklara müdahale edildiği iddialarında bulunan rapor, gerçeklere ve tarihe karşı yalan söylemekte, kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır. Sadece 2019-2020 yılı içerisinde ABD'de İslam karşıtlığı nedeniyle meydana gelen birkaç olay, dini özgürlükler noktasında ahkam kesen ve Türkiye'yi itham eden bu raporun samimiyetten ne kadar uzak olduğunu göstermektedir."

AK Parti tarafından yapılan değerlendirmede, siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesi ve ardından düzenlenen gösterilere işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen gösterilerde gözaltına alınanların sayısı 10 bini geçti. Bu rakam daha da artmış olabilir. Floyd protestolarında yaşanan şiddet ve yağmalamalar nedeniyle başkent Washington ve New York da dahil en az 40 kentte gece sokağa çıkma yasağı getirilirken, 25'e yakın kentte de Ulusal Muhafız Birlikleri polise destek sağlamak için devreye sokuldu. ABD'de polisin neden olduğu ölümlerin kaydını tutan "mappingviolence.org" sitesindeki verilere göre, 2019'da 1019 kişi polis tarafından öldürüldü. Verilere göre ABD'de bir siyahın polis tarafından öldürülme ihtimali, bir beyazın öldürülmesi ihtimalinin üç katı."

ABD'de Yüksek Mahkeme'nin, Alabama eyaletinde idam cezasına çarptırılan Müslüman mahkum Dominique Ray'in son anlarında yanında bir imamın bulunması talebini reddettiği ve Ray'in zehirli iğneyle idam edildiği belirtilerek, hiçbir din, dil, ırk farkının gözetilmediği, tüm kadim, medeni ve çağdaş değerlerde saygı duyulan ölümde bile Hristiyanların ayrıcalıklı olduğu, Müslümanların ayrımcılığa uğradığı gerçeğinin insan hakları, din hakkı ve özgürlükleri adına bir utanç tablosu olduğu aktarıldı.

ABD Temsilciler Meclisi'nin ilk kadın Müslüman üyelerinden Filistin asıllı Rashida Tlaib, kendisi için "Kongreyi havaya uçurabilir" açıklaması yapan Cumhuriyetçi yerel siyasetçiye gösterdiği tepki hatırlatılarak, "Demokrasiyi temin etmekle yükümlü bir siyasetçi tarafından sadece Müslüman olmasından dolayı terörist muamelesi gören ABD Temsilciler Meclisi'nin ilk kadın Müslüman üyelerinden Rashida Tlaib'in maruz kaldığı ayrımcılığın, Türkiye'de hiçbir şekilde görülemeyecek bir nefret suçu olduğuna" işaret edildi.

"TÜRKİYE'DE ABD'NİN IRKÇI YAKLAŞIMLARININ TAM AKSİ BİR DURUM SÖZ KONUSU"

Türkiye'de ABD'nin ırkçı, ayrımcı, ötekileştirici ve İslamofobik yaklaşımlarının tam aksi bir durumun söz konusu olduğu vurgulandı.

AK Parti iktidarı ile birlikte dini özgürlükler alanında atılan demokratik adımlara ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde inşa edilecek olan ilk kilisenin temelini, 3 Ağustos 2019'da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan attı. Kilisenin ruhsatı, Ocak 2019'da İstanbul-Ankara Süryani Kadim Kilisesi Metropoliti Mor Filüksinos Yusuf Çetin'e takdim edilmiştir. Yeşilköy'deki İtalyan Mezarlığı'nın bulunduğu alanda yapılan Mor Efrem Süryani Kadim Kilisesi, İstanbul'da ikamet eden 17 bin kişilik Süryani Cemaati'nin hizmetine sunulacak." bilgisi paylaşıldı.

AK Parti dini özgürlükler konusunda yapılan çalışmalar konusunda ise şu bilgiler aktarıldı:

"Farklı inançlara mensup vatandaşlara yönelik 'eşit vatandaş' uygulaması başladı. Yaklaşık 50 yıllık bir aradan sonra bir Rum yayınevi faaliyete başladı. Türkiye'de bir Süryani köyünün ismi iade edildi. 1915 olaylarının yıl dönümündeki ayine bir Türk hükümeti temsilcisi resmi olarak katıldı. 2015 genel seçimlerinde Ermeni ve Süryani vatandaşlar milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. İnsan haklarına da aykırı olan devlet kayıtlarındaki soy kodu uygulaması kaldırıldı. Trabzon'daki Sümela Manastırı'nda 88 yıl sonra ilk ayin düzenlendi. Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü kapsamında ilk kez Ankara'da bir anma töreni yapıldı. Türkiye Yahudileri ilk kez kamuya açık bir meydanda Hanuka Bayramı kutladı. İsa Mesih'in vaftiz edilişi, 'Ta Fota' (Işıklar) Bayramı, 1922'den sonra İzmir'de ilk kez kutlandı. Edirne Büyük Sinagogu'nda 41 yıl sora ilk kez düğün merasimi yapıldı. Gayrimüslim bir milletvekilinin talebi üzerine TBMM'de ilk kez pazar ayini için ara verildi."

Uzun yıllar sonra hizmete açılan azınlık ibadethaneleriyle bazı vakıflara iade edilen araziler ve azınlık okullarına verilen desteklere ilişkin veriler de aktarılarak, "Biz Türkiye olarak, bu coğrafyayı yaklaşık bin yıldır, İstanbul'u da 566 yıldır yöneten bir milletiz. Uzun tarih boyunca coğrafyamız hep dini, etnik, kültürel çeşitliliğin, çok renkliliğin, en önemlisi de insanlık vicdanının merkezi olmuştur. Dünyanın her yerinden bu topraklara gelen tüm mazlumlar, tüm mağdurlar için kapılarımız da, kalbimiz de sonuna kadar açık olmuştur. Türkiye'ye sevgisi, sadakati, katkısı olan herkesin nazarlarında ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır." değerlendirmesi yapıldı.

"ABD KENDİ SORUNLARIYLA YÜZLEŞMELİ VE ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALI"

ABD'de yayınlanan "Dini Özgürlükler Raporu"na ilişkin ayrıca şunlar kaydedildi:

"Türkiye 'Dini Özgürlükler' noktasında tüm dünyaya örnektir. Ülkemizde dini özgürlükler anayasal güvence altındadır. Son 17 yılda bu alanda da önemli ilerleme kaydedildi. Devletimiz, eşit vatandaşlık anlayışıyla, diğer dinlerin mensupların sorunlarına da duyarlıdır. Diğer dinlere mensup vatandaşlarımıza hizmet eden, kurum ve kuruluşlarımızca desteklenen ibadethanelerimizin (kilise, havra, şapel, manastır vs.) sayısı 10 bin 489'dur. İstanbul'da bu sayı bin 339, Nevşehir'de 218, Mardin'de ise 184'dür. 2019 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu'nun ülkemize ilişkin bölümü, geçmiş yıllarda olduğu gibi asılsız ve kaynağı belirsiz iddialar içeren, objektiflikten uzak bir dille kaleme alınmıştır.

Dünya genelinde dini özgürlükleri tehdit eden trendlere yer vermesi beklenen bu raporun İslam karşıtlığı, din temelli ayrımcılık ve yabancı düşmanlığının batıda ve ABD'de yükselen artışı hakkında tek bir kelime bile etmemesi, raporun amacının dini özgürlükler ve hakların korunması olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu raporun objektif kriterlerden ziyade, kendi temelsiz gündem ve önceliklerine göre Türkiye düşmanı odakların etkisiyle kaleme alındığı açıktır. İslam karşıtlığı, antisemitizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının ABD'de hızla yükseldiği bir dönemde, ABD'nin kendi sorunları ile yüzleşmesini ve öz eleştiri yapması daha sağlıklı olacaktır."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR