"Aşı karşıtlığı değil, güvensizlik hakim"
Vaka sayısının yüksek olduğu ve risk haritasında kırmızı kategoride yer alan Diyarbakır'da aşılama oranın düşük olması nedeniyle aşı kampanyaları düzenleniyor. Diyarbakır'da aşılama oranı neden düşük? Diyarbakırlılar neden aşı olmuyor? Sputnik Türkiye, bu soruları sordu. Açığa çıkan baskın görüş, pandemi yönetimi ve aşıya karşı güvensizlik oldu.
GÜNDEM , 28 Temmuz 2021 Çarşamba, 10:22
"Aşı karşıtlığı değil, güvensizlik hakim"

Kovid-19 nedeniyle geçen yıldan bu yılın Haziran ayına kadar zor günler geçiren Diyarbakır, bir aylık toparlanma sürecinin ardından artan vakalar ve aşılamanın düşük olması nedeniyle yeniden gündeme geldi.

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Dr. Halis Yerlikaya, Diyarbakır'ın şu an için 4. piki yaşadığını söylüyor. Hastanelerdeki doluluk oranı artarken, günlük can kaybında da artış yaşanıyor. Üç hafta önce 100 binde görülen vaka sayısı 64 iken rakam 100 binde 117'yi geçti. Kentte aşılama oranı hayli düşük iken vatandaşların çoğu da maske takmıyor ve sosyal mesafeye dikkat etmiyor.

Aşılama oranının düşük olduğu kentte kampanyalar başlatıldı

Türkiye'de 66 milyon doz dolayında aşı uygulanırken, Diyarbakır'da ise yaklaşık 460 bin birinci doz, 20 binin üzerinde ikinci doz olmak üzere toplam 700 bine yakın aşı uygulandı. Aşı oranının düşük olması nedeniyle başta sağlık örgütleri olmak üzere kentteki sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler aşının yaygınlaşması için kampanya başlattı. Kentte faaliyet yürüten onlarca sivil toplum kuruluşu, halka aşı olması çağrısı yapıyor.

TTB: 4. pik yaşanıyor

TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Halis Yerlikaya, Diyarbakır'da şu an 4. pikin yaşandığını, vaka sayısındaki artışla birlikte can kayıplarının da arttığını söyledi. Görülen vakaların delta varyantı olduğuna dikkat çeken Yerlikaya, aşı kampanyalarının da yetersiz kaldığını söyledi. Aşılamada STK'ların girişimiyle sadece yüzde 4'lük bir artışın yaşandığını dile getiren Yerlikaya, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgedeki aşılama oranının düşük olmasının nedeni başından beri pandemi sürecinin yönetme biçimine bağlıyoruz. Algılar üzerinden giden bir süreç yönetimi yapıldı. İnsanlara güven verilemedi ne yazık ki. Diyarbakır'da bir gecede 8 kişi vefat etmişken, Türkiye genelinde vefat sayısı 17 olarak açıklandı. 1 Temmuz itibariyle normalleşme sürecinde tüm tedbirler ortadan kaldırılmış durumda. Geçmişte süreç iyi yönetilmedi; ancak şu an elimizde aşı seçeneği var. Bu sürece TTB'nin, yerel dinamiklerin dahil edilmesi gerekiyor."

Sokaktaki vatandaş aşıya güvenmiyor

Sağlık örgütlerinin yaptığı açıklamalara göre, hastanelere yatışı yapanların çoğunun aşı olmadığı, bazılarının da iki doz sinovac aşısı olduğunu belirtiliyor. Peki Diyarbakır'da aşılama oranı neden düşük? Vatandaşlar neden aşı yaptırmıyor? Sputnik Türkiye muhabiri bu soruların cevabını Diyarbakır sokaklarında aradı. Sokaktaki vatandaş aşıya güvenmiyor. Nedenini de devletin politikasına bağlıyor. Çoğu vatandaş verilerin şeffaf olmadığı ve bunun ilk günden güvensizlik yarattığı görüşünde.

Diyarbakırlıların bir diğer şikayeti ise gittikleri sağlık kuruluşlarında aşının olmadığı veya saatlerce bekletildikleri görüşü.

Bir diğer görüş de çalışma koşulları. Günlük işlerde çalışan vatandaşlar, aşı olduktan sonra dinlenilmesi gerektiğini, ancak çalıştıkları için dinlenemeyeceklerini, bu nedenle aşılamayı ertelediklerini söylüyor.

Bir diğer görüş de aşının yan etki yaparak ölümlere neden olduğu iddiası.

Başka bir görüş de aşının kısırlığa neden olduğu ve nüfusun azaltılmaya çalışıldığı iddiası.

Kentte, son günlerde kurulan aşı stantları ve çeşitli kampanyalarla aşılamanın yaygınlaşması için kampanyalar yürütülüyor. Başta sağlık örgütleri olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler de aşı için çağrı yapıyor.

Kurulan stantlarda ve gezici ambulanslarda aşı olan gazeteciler de asılsız söylentilere itibar edilmemesini isteyerek, vatandaşlara aşı olması yönünde çağrı yaptı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR