Bahçeli'den çarpıcı koalisyon açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bizim kategorik itirazlarımız yok, sadece ilkelerimiz var. Koalisyona gireriz değil, sadece konuşmaya başlarız. Azınlık hükümeti formülü sonuçsuzdur ve doğru değildir. HDP'nin içinde yer alacağı veya destek vereceği her formül bizim dışımızda ve gündemimizde değildir" dedi.
GÜNDEM , 17 Haziran 2015 Çarşamba, 12:49
Bahçeli'den çarpıcı koalisyon açıklaması
 Bahçeli, Etikhaber internet sitesine yaptığı açıklamada, koalisyon  tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
 "Siyaset sancılı bir süreçten geçiyor. 7 Haziran'da Milletvekilliği  Genel Seçimi yapıldı. Acaba Türkiye'de neler oluyor, nereye gidiyoruz" şeklindeki  soruya Bahçeli, "7 Haziran sonrasını masaya yatırmadan evvel, öncesine bakmak  isabetli olur. Nereden geldiğimizi tartışmadan, hangi gelişmeleri yaşadığımızı  anlamlandırmadan karşımıza çıkan meseleleri kavrayamayız" yanıtını verdi. 
 
 "7 Haziran'da sandıktan çıkan mesajı nasıl yorumluyorsunuz? Millet  iradesini nasıl okuyorsunuz" sorusu üzerine de Bahçeli, şunları söyledi: 
 
 "Her şeyin düğümlendiği nokta bu sorunuzda gizlidir. Evvela şunu  söylemeliyim ki, Türkiye 7 Haziran'da rahat bir nefes aldı. Siyasetin seçeneksiz  olmadığı gerçeği billurlaştı. Demokrasinin çaresiz olmadığı belgelendi ve  ülkemizin AKP'ye mahkum olmadığı gerçeği somutlaştı. 7 Haziran akşamından  itibaren Türkiye farklı, umut verici, düne nazaran daha müspet bir kulvara  girdi." 
 
"Peki bugün seçim olsa değişen bir şey olur mu' sorusunu yanıtlayan  Bahçeli, "Şundan emin olunuz, bugün seçim olsa alacağımız oy daha fazladır. Zira  AKP'nin tek başına iktidar olmayacağını milletimiz görmüş, alternatif olarak  MHP'yi tescil etmiştir" dedi. 
 
"Türk siyasetinde paradigma değişikliği yaşandı" 
 
  "Yani erken veya tekrar seçimin AKP'deki çözülmeyi, MHP'deki birikmeyi  artıracağını düşünüyorum" diye konuşan Bahçeli, şöyle devam etti: 
 
  "7 Haziran'da siyaset yeni bir faza mı geçti? Yani AKP'deki erime  konjonktürel değil mi? Evet, 7 Haziranla birlikte, Türk siyasetinde paradigma  değişikliği yaşandı. Bunu hafife almamak gerekiyor. AKP'nin erimesi asla  konjonktürel olmayıp, yıllar içinde üst üste yığılmış korku, kaygı ve  şikayetlerin eseridir. AKP'ye 7 Haziran'da sandıktan çok net ihtar çıkmıştır.  Türk milleti AKP'nin gevşeyen vidalarını sıkmış, son kez uyarmıştır. Bunu iyi  görmek gerekmektedir." 
 
 Bahçeli, 7 Haziran milletvekili seçim sonuçlarının, TBMM'de temsil  imkanı bulan partilere de sorumluluk yüklediğine işaret ederek, sözlerini şöyle  sürdürdü: 
 
 "Bu sorumluluk iki farklı şekilde anlaşılabilir; Birincisi, çoğunlukla  başka türlü davranma baskısı karşısında bile, hassas, makul ve ahlaken doğru  hareket etmektir. Milliyetçi Hareket Partisi bu sorumluluğun 46 yıldır  idrakindedir. Buna göre, partimiz, farklı telkin ve yönlendirmelere direnerek,  ülke ve milletin uzun vadeli çıkarlarını sağlamak için ilke ve ülküleri  kapsamında fedakarlıktan kaçınmayacaktır. 
 
İkinci olarak, sorumluluk hesap verebilirlik yani cevap verebilirlik  anlamına gelir. Bizim hesap vereceğimiz yegane merci Türk milletidir. Bunun  dışında hiç kimseye göbekten bağlı değiliz ve hiç kimseye ödenecek diyet borcumuz  yoktur. Atacağımız her adım siyasi çizgimizle, felsefi ve dünya görüşümüzle  çelişmeyecektir. Milletimizin beklentisine aykırı hareket etmemiz, bize bağlanan  umutların hilafına davranmamız eşyanın tabiatına aykırıdır." 
 
  "Dün ne söylüyorsak bugün aynı noktadayız" 
 
"Dün ne söylüyorsak bugün aynı noktadayız, dün nerede duruyorsak bugün  aynı yerdeyiz. Alayına karşı olduğumuz hezeyanını seslendirip bizi varlığımızla  çelişecek ittifaklara davet edenler önce bizi tanımayı denemelidir" ifadesini  kullanan Bahçeli, şöyle dedi: 
 
 "Siyasal bölünmelerin toplumsal bölünmelere yol açtığını bilmeyen  yoktur. Uzlaşmadan köşe bucak kaçanların siyasette söyleyecek sözlerinin  olmayacağı da bir hakikattir. Bunu inkar etmiyor, yabana atmıyorum. Şunu gözden  uzak tutmayalım; Türkiye 13 yıldır karanlık bir labirentte, çıkmaz sokaktadır.  Fakat bu 13 yılın hesabı görülmeden, 13 yıllık zulmün ibrası yapılmadan geleceğe  odaklanmak buzun üzerinde yürümeye benzer ki, bu da akıl karı değildir. Kabul  ediyorum, siyaset çözümsüzlüğü derinleştirirse anlam ve ruhunu tüketecektir.  Demokrasinin fazilet ve mehabeti her meseleye bir çare üretmekte saklıdır. Ancak  çare diye diye çürümek de ihtimaldir." 
 
 "Koalisyondan korkulması saçmadır" 
 
"Şu an gündemin yegane konusu koalisyondur. Herkes fikir yürütüyor,  herkes bir şey söylüyor. Diğer taraftan da tüm Türkiye size dikkat kesilmiş  vaziyette. MHP anahtar parti olarak görülüyor. Düşünceleriniz alabilir miyim"  şeklindeki soruyu da Bahçeli, şöyle yanıtladı: 
 
 "Sandıktan tek başına iktidar çıkmadı. Türkiye'nin hükümetsiz  kalmaması için bir koalisyon hükümeti kurulması gerekiyor. Bu açık.  Koalisyonların mahzurlu yönleri olduğu kadar makul ve mantıklı yanları da  olduğunu ifade etmeliyim. Şu an ki şartlarda 27 AB ülkesinin 24'ü koalisyonlarla  yönetiliyor. Ama her hangi bir sorun yaşanmıyor. Düşünebiliyor musunuz, İtalya'da  6 partiden oluşan bir koalisyon işbaşında. Lüksemburg'da, Letonya'da, Fransa'da 4  partiden müteşekkil koalisyonlar görev yapıyor. Finlandiya ve Portekiz'de 3  partiden oluşan koalisyonlar ülke yönetiminde bulunuyor. Gelişmiş ve medeni  ülkelerde siyasi istikrarsızlıklar uzlaşma kanalları aktif hale getirilerek  gideriliyor. 
 
  Siyasal çatışmalar fedakarlık ve sorumlu siyaset anlayışıyla  törpüleniyor. Türkiye'nin kimin yönettiğinden ziyade, nasıl yönetildiğini veya  yönetilmesi gerektiğini konuşmadıkça, önceliğimize bunu almadıkça bir arpa boyu  yol almamamız kolay değildir. Sorun çözme kültürünün yaygınlaştığı ülke ve  toplumlar uzlaşmaya daha yakın ve daha yatkındır. Ne var ki, sorun çözme  konusundaki ilkellikler, ikircikli tutumlar ne kadar yaygınsa uzlaşma o denli zor  olmaktadır. Bir defa koalisyondan korkulması saçmadır." 
 
  "Türkiye hükümetsiz kalmaz" 
 
"Önemli olan değişik siyasi yelpazedeki partilerin hangi niyet, ilke  ve perspektifle bir araya geldikleridir. Tartışarak, konuşarak, arayarak ve  samimiyetle isteyerek doğruyu bulacağımızdan eminim" görüşünü savunan Bahçeli,  şöyle dedi: 
 
"Türkiye hükümetsiz kalmaz, aksine sebep olanlar ise mahşeri vicdanda  hesap vermekten kaçamaz. Koalisyon zıt fikirlerin rekabet ve kavgasına sahne  olduğu sürece ülkeye zarar verir. Siyaset tıkanır, demokrasi patinaja yol açar.  Mesele milli çıkar ve hedeflerde buluşmayı başarabilmektir. Koalisyona talip her  parti bulunduğu pozisyondan, vazgeçilmez ilkelerine leke düşürmeden uzlaşmaya  doğru adım atabilmelidir. Türkiye koalisyon hükümetleri hususunda tecrübelidir." 
 
 "Çözümde anlaşanlar, koalisyonda da ortaklık kurabileceklerdir"  ifadesini kullanan Bahçeli, "En azından tutarlılık bunu gerektirmektedir. Şayet  AKP-HDP formülü tutmazsa, bu defa AKP-CHP alternatifi denenmelidir. AKP ve  CHP'nin içinden bazı kanatların buna meyyal olduğu anlaşılmaktadır. AKP ile  CHP'nin seçim beyannamelerindeki benzerlikler örtülemeyecek kadar fazladır.  Küresel sermaye ve ABD, AKP-CHP koalisyonuna yeşil ışık yakmıştır. Uluslararası  çevreler ve dış basın büyük koalisyon diyerek AKP-CHP'ye destek vermektedir. Bu  iki parti 390 milletvekili çoğunluğuyla Meclis'te her soruna çare olabilecektir.  Bu da yeterli görünmüyorsa, AKP-CHP-HDP bir araya gelerek 470 milletvekili  çoğunluğuyla güçlü bir koalisyon hükümeti kurabileceklerdir. Eğer böyle olursa,  Milliyetçi Hareket Partisi de ana muhalefet görevini eksiksiz ve tam olarak  yerine getirecektir" şeklinde konuştu. 
 
 "Peki Milliyetçi Hareket Partisi koalisyona kapalı mı? Hükümet  seçeneklerini MHP dışında mı aramak gerekiyor" şeklindeki soruyu da yanıtlayan  Bahçeli, "Kastım bu değil. Milliyetçi Hareket Partisi elbette Türkiye'yi  seçeneksiz bırakmaz, kriz pususuna yatanların ekmeğine yağ sürmez. Milliyetçi  Hareket Partisi, Türkiye'nin milli varlığına ve tarihi misyonuna sahip çıkmanın  adıdır" dedi. 
 
  "Ancak biz, önce söz, tutum ve politikaları birbirine benzeyen  partilerin koalisyon kurmalarının daha doğru olacağına inanıyoruz" diyen Bahçeli,  "Uyum için bunu mecburi addediyoruz. Zorluk çıkarmak gibi bir niyetimiz yok.  Süreci yokuşa sürelim de sorumluluktan kurtulalım diye bir arayışımız da olamaz"  değerlendirmesinde bulundu. 
 
  "HDP konusunda ikna edilmemiz olmayacak bir şeydir" 
 
 "Yani koalisyona gireriz mi diyorsunuz" sorusuna, Bahçeli, "Bizim  kategorik itirazlarımız yok, sadece ilkelerimiz var. Koalisyona gireriz değil,  sadece konuşmaya başlarız. Azınlık hükümeti formülü sonuçsuzdur ve doğru  değildir. HDP'nin içinde yer alacağı veya destek vereceği her formül bizim  dışımızda ve gündemimizde değildir" şeklinde yanıt verdi. 
 
 "Yüzde 60'lık bloktan bahsediliyor. Bu bize göre boş laftır. Oranların  toplamıyla hükümet kurulacaksa, ne ilkeye, ne ahlaka, ne de haysiyete ihtiyaç  vardır" diyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: 
 
  "Kundaktaki bebekleri kurşunlayan, Mehmetçikleri, polisleri ve masum  binlerce vatandaşımızı acımasızca katleden bir terör örgütünün siyasi kuryesiyle  aynı blokta nasıl bulunuruz? Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne  kast eden mihraklarla işimiz ve münasebetimiz katiyen olmaz. CHP Genel Başkanı  hadiseye çok yanlış taraftan bakmaktadır. CHP sözcüleri ezbere konuşmakta ve  havanda su dövmektedir. Bizim HDP konusunda ikna edilmemiz olmayacak bir şeydir.  CHP bu çerçevede fazlaca emek sarfetmesin. Böylesi bir teşebbüse heves edenler  sadece zamanlarını israf etmekle kalmazlar, Türkiye'ye de haksızlık ederler.  Milliyetçi Hareket Partisi kan dökenlerin, bundan pişmanlık duymayanların,  küresel plan ve projelere tetikçilik yapan kiralık katillerin hiçbir şart altında  meşruiyet kazanmalarına hizmet etmez." 
 
 "O zaman AKP'yle koalisyona daha sıcaksınız" sorusu üzerine de  Bahçeli, "Konu sıcaklık soğukluk meselesi değildir. Eğer ki, süreç ihaneti, yani  çözüm süreci tamamen ortadan kalkar, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk sürecinden  hesap sorma iradesi gösterilir, Erdoğan da anayasal sınırlarına bir daha taşmamak  üzere çekilirse AKP'yle koalisyonu konuşabiliriz" ifadesini kullandı. 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR